Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içindeki güç savaşları, yargı kararlarının ve delege iradesinin gölgesinde yepyeni bir evreye taşındı. Yakın geçmişte hukuki bir süreç neticesinde genel başkanlık koltuğuna yeniden Kemal Kılıçdaroğlu'nun oturduğu ana muhalefet partisinde, sular bir an olsun durulmuyor. Mevcut yönetim modeline ve liderlik yapısına karşı uzun süredir sessiz ama derinden bir çalışma yürüten Özgür Özel ve ekibi, partiyi yeniden şekillendirecek en somut adımı atmak üzere düğmeye bastı. Hafta başından bu yana parti kulislerinde fısıltıyla konuşulan senaryolar, nihayet ete kemiğe büründü ve muhalif kanadın topladığı devasa imza gücü resmiyet kazandı. Yarın Ankara'da siyasetin merkez üssü, tamamen Söğütözü'ndeki parti genel merkezi olacak.

Siyasi dengelerin her an değiştiği ana muhalefet partisinde, delegelerin iradesi bir kez daha en yüksek perdeden kendisini hissettiriyor. Türkiye'nin dört bir yanındaki seçim çevrelerinden gelen talepler doğrultusunda şekillenen bu büyük hamle, sadece bir liderlik yarışı değil, aynı zamanda partinin gelecekteki ideolojik ve stratejik rotasını belirleme mücadelesi olarak görülüyor. Olağanüstü kurultay talebiyle bir araya gelen aktörler, parti tabanının değişim arzusunu hukuki çerçeveye oturtmak amacıyla günlerdir noter kapılarında mesai harcıyordu. Ortaya çıkan nihai tablo, genel merkez yönetiminin göz ardı edemeyeceği bir siyasi gerçekliği de beraberinde getirdi.

Siyasette çarşamba depremi için geri sayım başladı

Parti içi muhalefetin uzun süredir il il, ilçe ilçe gezerek yürüttüğü imza toplama diplomasisi, takvimler 17 Haziran Çarşamba gününü gösterdiğinde resmi bir gövde gösterisine dönüşecek. Edinilen çok net bilgilere göre, Özgür Özel yönetimi ve onunla birlikte hareket eden geniş çaplı konsorsiyum, uzun süredir büyük bir gizlilik ve titizlikle yürüttüğü imza kampanyasında sona geldi. Delege yapısının nabzını tutan kaynaklar, toplanan imza sayısının 900 sınırına dayandığını aktarıyor. Bu sayı, parti içi dengeler açısından sadece psikolojik bir eşiğin aşılması anlamına gelmiyor; aynı zamanda tüzüğün emrettiği yasal çoğunluğun çok üzerinde bir irade beyanını temsil ediyor.

Ankara kulislerinde konuşulanlara göre, yarın sabah saatlerinde parti genel merkezinin önü, uzun süredir görülmemiş bir hareketliliğe sahne olacak. İmzaların teslimi esnasında sadece evraklar değil, aynı zamanda değişimin arkasındaki siyasi irade de genel merkez koridorlarında yankılanacak. Bu durumun, partinin mevcut yönetim katında ciddi bir huzursuzluğa yol açtığı ve savunma mekanizmalarının devreye sokulduğu gelen haberler arasında yer alıyor. Ancak muhalif kanadın kurmayları, sürecin tamamen hukuka ve parti tüzüğüne uygun olarak yürütüldüğünü, hiçbir spekülasyona meydan vermeyecek şekilde ıslak imzaların teslim edileceğini vurguluyor.

Silivri Belediyesi soruşturmasında 10 tutuklama: Başkan Bora Balcıoğlu da cezaevine gönderildi
Silivri Belediyesi soruşturmasında 10 tutuklama: Başkan Bora Balcıoğlu da cezaevine gönderildi
İçeriği Görüntüle

Murat Emir meclis kürsüsünden yol haritasını ilan etti

Sürecin parlamenter ayağındaki en güçlü yansımalarından biri, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) çatısı altında yaşandı. Muhalif kanadın en etkili ve örgütçü isimlerinin başında gelen CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, meclis kulislerinde basın mensuplarının karşısına geçerek sürecin detaylarını açık yüreklilikle paylaştı. Emir, arkalarındaki delege desteğinin boyutunu rakamlarla ortaya koyarken, bu hareketin tabandan tavana yayılan demokratik bir isyan ve yenilenme arzusu olduğunu ifade etti. Yapılan açıklamalar, genel merkezin "imzalar toplanamaz" yönündeki argümanlarını boşa çıkaracak nitelikteydi.

Grup başkanvekilinin aktardığı bilgilere göre, hareketin arkasında sadece bireysel delegeler değil, örgütün omurgasını oluşturan il başkanları da yer alıyor. Türkiye genelindeki örgüt yapısının çok büyük bir bölümünü konsolide ettiklerini belirten Emir, meclis koridorlarında yaptığı konuşmada, tam olarak 74 il başkanının kendileriyle birlikte saf tuttuğunu ilan etti. Bu durum, partinin yerel idarecilerinin ve örgüt liderlerinin mevcut gidişattan duyduğu memnuniyetsizliğin en somut kanıtı olarak yorumlanıyor. Emir'in "Bizimle ortak hareket etmeyen illerimizin delegeleri de bu değişim talebine imza verdi" şeklindeki sözleri, kurultay talebinin yerel sınırları aşarak kitlesel bir mutabakata dönüştüğünü gösteriyor.

Tüzüğün labirentleri ve kurultaya giden üç farklı yol

Cumhuriyet Halk Partisi, köklü tarihi boyunca parti içi demokrasiyi ve kurultaylar sürecini her zaman tüzük kurallarına sıkı sıkıya bağlı olarak yürüten bir kurum oldu. Mevcut tüzük incelendiğinde, partiyi seçimli olağanüstü kurultay zeminine taşımak için hukuken tanımlanmış üç temel mekanizma bulunuyor. Bu yollardan birincisi, mevcut genel başkanın kendi inisiyatifiyle partiyi sandığa götürmesi olarak öne çıkıyor. İkinci alternatif ise partinin en yüksek karar organı olan Parti Meclisi'nin (PM) salt çoğunlukla bu yönde bir karar almasıyla şekilleniyor. Ancak mevcut konjonktürde bu iki seçeneğin de hayata geçmesi uzak ihtimal olarak değerlendiriliyordu.

İşte tam bu noktada, tüzüğün üyelere ve delegelere tanıdığı üçüncü ve en demokratik yol olan taban iradesi devreye girdi. Tüzük hükümlerine göre, kurultay üye tam sayısının en az beşte birinin noter onaylı imzası, genel merkezi olağanüstü kongre toplamak zorunda bırakıyor. Muhalifler de bu hukuki yolu seçerek, delegelerin bağımsız iradesini resmi birer belgeye dönüştürdü. Delegelerin imza verme işlemlerinin başlamasının ardından tüzük gereği tanınan 15 günlük yasal süre, yarın teslim edilecek dosyalarla birlikte başarıyla tamamlanmış olacak.

Salt çoğunluk aşıldı ve geri sayım resmen başladı

Toplanan 900'e yakın imza, CHP'nin toplam delege yapısı göz önüne alındığında muazzam bir ağırlığı ifade ediyor. Bu rakam, partiyi kurultaya götürmek için asgari sınır olan yüzde 20'lik delege oranını fersah fersah aşmakla kalmıyor, olası bir kurultayda genel başkan seçimi için gereken salt çoğunluk sınırının da üzerine çıkıyor. Siyasi analistler, bu imza sayısının mevcut genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi için net bir güven oylaması niteliği taşıdığını ve meşruiyet tartışmalarını alevlendireceğini belirtiyor.

Hukuki takvim ise yarın imzaların genel merkez genel sekreterliğine teslim edilmesiyle birlikte resmen işlemeye başlayacak. Tüzüğün açık hükmü uyarınca, imzaların sunulmasının ardından genel merkez yönetiminin bu belgeleri incelemek ve doğrulamak için belirli bir süresi bulunuyor. Bu incelemenin tamamlanmasıyla birlikte, yönetimin en geç 45 gün içinde kurultay tarihini ve yerini ilan etmesi yasal bir zorunluluk. Yani en geç yaz ortasında, Türk siyasetinin en köklü partisi yeni liderini seçmek ve kadrolarını yenilemek için sandık başına gidecek. Siyaset uzmanları, bu sürecin çok çetin geçeceğini ve her iki tarafın da kurultay salonunda üstünlük sağlamak için şimdiden strateji savaşlarına başladığını vurguluyor. Yarın sunulacak dosyalar, CHP'de yeni bir dönemin ilk resmi belgesi olarak tarihe geçecek.

Kaynak: haber merkezi