Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içindeki siyasi hareketlilik, yargıdan gelen hamlelerle yeni bir boyut kazandı. Parti içinde uzun süredir tartışma konusu olan ve yargıya taşınan kurultay sürecine ilişkin 'mutlak butlan' kararının ardından, ana muhalefet partisini sarsacak kritik bir hukuki gelişme daha yaşandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP'nin genel başkan değişiminin yaşandığı 38. Olağan Kurultayı’nda delegelerin oy kullanma iradesini etkilemeye yönelik perde arkası müdahaleler yapıldığı, maddi menfaat sağlandığı ve delegelere baskı kurulduğu iddiaları üzerine yürüttüğü geniş kapsamlı soruşturmada düğmeye bastı. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte emniyet güçleri belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar gerçekleştirildi.

Eş zamanlı baskınlarla 13 kişi gözaltına alındı

​İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından organize edilen operasyonun düğmesine sabaha karşı basıldı. Yürütülen teknik ve fiziki takibin ardından, organize bir şekilde hareket ettikleri ileri sürülen şüphelilere yönelik operasyonda 13 gözaltı kararı uygulandı. Ekiplerin gerçekleştirdiği baskınlarda, kurultay sürecinde delegelerle doğrudan temas kurduğu, finansal akışları yönettiği ve oyların yönünü değiştirmek adına usulsüz girişimlerde bulunduğu iddia edilen şüphelilerin ikametlerinde uzun süre arama yapıldı. Dijital materyallere ve bazı belgelere el konulan operasyonun, partinin yakın siyasi tarihindeki en kritik soruşturmalardan biri olduğu ifade ediliyor.

CHP İzmir'de "mutlak butlan" alarmı: Bayramlaşma iptal edildi, protesto kararı alındı
CHP İzmir'de "mutlak butlan" alarmı: Bayramlaşma iptal edildi, protesto kararı alındı
İçeriği Görüntüle

Operasyon dalgası İstanbul merkezli yedi ile yayıldı

​Soruşturmanın kapsamı sadece İstanbul ile sınırlı kalmadı. Alınan gizlilik kararı ve titizlikle yürütülen çalışmalar neticesinde operasyonun haritası genişletildi. Baskınlar; İstanbul merkezli olmak üzere Ankara, İzmir, Şanlıurfa, Kilis, Kahramanmaraş ve Malatya illerinde belirlenen çok sayıda adreste eş zamanlı olarak icra edildi. Yedi ili kapsayan bu geniş çaplı operasyon dalgasında gözaltına alınan şüphelilerin kimliklerine ve parti içindeki resmi görevlerine ilişkin detaylar henüz kamuoyuyla paylaşılmadı. Gözaltındaki isimlerin, ifadeleri alınmak ve sorgulanmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Vatan Caddesi’ndeki yerleşkesine nakledilmeye başlandığı öğrenildi.

​Başsavcılık ağır suçlamalar içeren resmi açıklamayı yaptı

​Kamuoyunda büyük yankı uyandıran operasyonun ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmanın hukuki çerçevesini netleştiren resmi bir açıklama yayınladı. Soruşturmanın hangi yasal zemin üzerinde ilerlediğini aktaran başsavcılık, iddiaların ciddiyetini ortaya koydu. Yapılan resmi açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayında delegelerin oy kullanma iradesini etkilemeye yönelik müdahale edildiğine ilişkin iddialar hakkında yürütülen soruşturma kapsamında; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün yaptığı çalışmalar neticesinde siyasi partiler kanuna muhalefet, rüşvet almak, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklamak suçlarını işlediği değerlendirilen 13 şüpheli gözaltına alınmış ve şüphelilerin İstanbul, Ankara, İzmir, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Kilis ve Malatya illerinde bulunan adreslerinde arama, el koyma işlemi gerçekleştirilmiştir.”

​Siyasi partiler kanunu ve rüşvet iddiaları masada

​Emniyet ve savcılık kanadından sızan bilgilere göre, soruşturmanın odağında oldukça ağır suçlamalar yer alıyor. Şüphelilere yöneltilen suçlamalar arasında doğrudan Siyasi Partiler Kanunu'na muhalefet, delegelerin siyasi tercihlerini para karşılığı değiştirmeye çalışmakla bağdaştırılan rüşvet almak ve bu süreçte el değiştirdiği iddia edilen kayıt dışı paraların kaynağını gizlemeye yönelik suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklamak iddiaları bulunuyor. Kurultay gecesi otellerde yapılan konaklamalardan, bazı delegelere sağlanan finansal desteklere kadar çok sayıda banka hesap hareketinin ve fiziki takibe takılan anların savcılık dosyasına delil olarak girdiği belirtiliyor. Siyaset kulislerini derinden sarsan bu davanın, önümüzdeki günlerde yeni gözaltı dalgalarıyla genişleyebileceği konuşuluyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ