Ankara Arena Spor Salonu’nda gerçekleştirilen ve Türkiye siyasetinin en köklü partisinin rotasını belirleyecek olan CHP 39. Olağan Kurultayı, genel başkanlık seçiminin ardından şimdi de kadro mühendisliğine sahne oluyor. Kurultayın en kritik virajı olarak kabul edilen Parti Meclisi (PM) seçimleri öncesinde, parti koridorlarında ve kulislerde baş döndürücü bir trafik yaşanıyor. Delegelerin iradesinin sandığa yansıyacağı bu süreçte, partinin karar alma mekanizmasında yer almak isteyen yüzlerce partili adaylık yarışına girdi. Kulislerden sızan bilgilere göre, 80 koltuklu meclis için başvuru sayısının 200’ü aşması bekleniyor. Bu yoğun talep karşısında CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, delegelere yön verecek olan 70 kişilik bir "anahtar liste" hazırlığında olduğu ve bu listenin dengeleri nasıl değiştireceği merak konusu oldu. Listelerin blok mu yoksa çarşaf liste mi olacağı tartışmaları bir yana, asıl gündem kimlerin liste dışı kalacağı ve kimlerin yönetime taze kan olarak gireceği üzerine yoğunlaştı.

CHP kurultay delegelerinden Anıtkabir çıkarması: Büyük kurultay öncesi iktidar yemini
CHP kurultay delegelerinden Anıtkabir çıkarması: Büyük kurultay öncesi iktidar yemini
İçeriği Görüntüle

Farklı siyasi köklerden gelen isimler yönetime taşınıyor

Listenin şekillenmesinde en çok tartışılan ve dikkat çeken strateji, partinin genişleme politikası oldu. CHP kurmaylarının "Türkiye İttifakı" ruhunu parti yönetimine yansıtma arayışı, farklı siyasi geleneklerden gelen isimlerin anahtar liste içerisinde yer bulabileceği ihtimalini güçlendirdi. Kulislerde, daha önce farklı partilerde siyaset yapmış olan Evrim Rızvanoğlu, Salih Uzun ve Bahadır Erdem gibi kamuoyunun yakından tanıdığı isimlerin, Özgür Özel’in A takımında yer alabileceği yüksek sesle konuşuluyor. Parti tabanından gelebilecek olası "eksen kayması" veya "sağa açılma" eleştirilerine karşı ise genel merkez şimdiden gardını almış durumda. Kurmaylar, bu hamlenin ideolojik bir savrulma olmadığını, aksine son seçimlerde partiye kazandırılan yeni seçmen kitlesini konsolide etme ve daha da artırma hedefini taşıdığını savunuyor. Amaç, partiye katkı sunan bu isimleri yönetim kademesine entegre ederek, CHP’nin kucaklayıcı ve birleştirici kimliğini pekiştirmek olarak açıklanıyor.

Akademinin birikimi ve uzmanlık meclise yansıyacak

Yeni dönemde Parti Meclisi’nin profili de önemli ölçüde değişecek gibi görünüyor. Parti kaynaklarından edinilen bilgilere göre, mevcut PM üyelerinin neredeyse yarısının değişmesi ve yerlerine alanında yetkin isimlerin getirilmesi planlanıyor. Siyasetin sadece siyasetçilerle değil, bilim ve teknikle harmanlanması gerektiğini savunan yönetim anlayışı, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini merkeze alıyor. Özellikle meslek odalarında rüştünü ispatlamış, kamuoyunca tanınan ve alanında uzmanlaşmış kişilerin listelerde kendine yer bulması bekleniyor. Bu stratejiyle, partinin politika üretim süreçlerinin daha bilimsel ve veri odaklı hale getirilmesi hedefleniyor. Ayrıca, meclis çalışmalarında performansı ve çalışkanlığıyla öne çıkan bazı milletvekillerinin de bu yeni yapıda ödüllendirilerek PM’ye dahil edileceği dile getiriliyor.

Gölge kabine ile idari yönetim yollarını ayırıyor

Kurultayın bir diğer önemli gündem maddesi olan tüzük değişiklikleri, partinin yönetim şemasını da doğrudan etkiliyor. Yeni yapılanmada, Gölge Kabine ile partinin idari işleyişini yürüten Merkez Yönetim Kurulu (MYK) arasında net bir çizgi çekilmesi öngörülüyor. Tüzük değişikliğiyle kurumsallaşan bu ayrım, kadroların da buna göre şekillenmesini zorunlu kılıyor. CHP kurmayları, Gölge Kabine’de yer alan ve bakanlıkların izlenmesinden sorumlu olan isimlerin büyük çoğunluğunun, partinin idari karar organı olan PM ve MYK’de yer almayacağını belirtiyor. Bu hamle, uzmanlaşmayı artırmak ve parti içi görev dağılımını daha verimli hale getirmek amacıyla atılıyor.

Ancak istisnaların olabileceği de konuşulanlar arasında. Gölge Kabine’de performansıyla öne çıkan bir veya iki ismin MYK’ye geçiş yapabileceği, ancak genel hatlarıyla MYK çekirdek kadrosunun büyük bir revizyona uğramayacağı tahmin ediliyor. Özgür Özel’in yeni dönemdeki A takımının, yani Merkez Yönetim Kurulu’nun, daha kompakt ve hızlı karar alabilen bir yapıya bürünerek en fazla 14 ya da 15 üyeden oluşması bekleniyor. Bu daraltılmış kadro yapısı, liderin parti üzerindeki hakimiyetini artırırken, karar alma süreçlerini de hızlandırmayı amaçlıyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ