CHP Genel Merkezi'nden İzmir mesaisi: Neler konuşuldu?
CHP Genel Merkezi'nden İzmir mesaisi: Neler konuşuldu?
İçeriği Görüntüle

İzmir’de yerel seçimlerin ardından durulmayan siyasi sular, karşılıklı açıklamalarla yeniden ısındı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, son günlerde kentin gündemini meşgul eden ve AKP kanadından gelen eleştirilere karşı sessizliğini bozdu. Özellikle AKP Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan’ın, CHP’li belediyeleri ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni hedef alan suçlamalarına yanıt veren Güç, iktidar temsilcilerini "faydasız siyaset" üretmekle itham etti. Kentin kronikleşmiş sorunlarının temelinde merkezi idarenin onay vermediği projeler ve bürokratik engellerin yattığını belirten İl Başkanı, İzmir halkının gerçekleri bildiğini ve sandıkta gereken cevabı her seferinde verdiğini hatırlattı.

Acı olay üzerinden siyasi rant devşirme çabası

Gündemin en sıcak başlıklarından biri olan ve Torbalı’da meydana gelen tren kazasıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Çağatay Güç, yaşanan trajedinin siyasi malzeme yapılmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. İnsan hayatının söz konusu olduğu durumlarda siyasetin susması ve çözümün konuşulması gerektiğini vurgulayan Güç, olayın gerçekleştiği bölgenin yetki karmaşasına dikkat çekti. Kazanın yaşandığı alanın TCDD mülkiyetinde olduğunu ve söz konusu alt geçidin sorumluluğunun tamamen Devlet Demiryolları’na ait olduğunu belirten Güç, "Acılar üzerinden siyaset yapılmaz. Bu gerçek kamuoyuna açıkça ifade edilmesine rağmen hâlâ konuyu araştırmak yerine siyasi malzeme yapılması, maalesef “faydasız siyaset” anlayışının tipik örneğidir" ifadelerini kullandı.

Bürokrasi kıskacında bekleyen çevre projeleri

İzmir’in en önemli gündem maddelerinden biri olan katı atık bertaraf tesisleri konusunda da hükümete yüklenen CHP İl Başkanı, sorunun kaynağını Ankara’daki bürokrasi koridorları olarak işaret etti. Kentin çöp sorununun çözümü için hazırlanan projelerin yıllardır onay beklediğini hatırlatan Güç, "Eğer engellemezseniz, İzmir Büyükşehir Belediyesi o tesisi yapacak güce ve iradeye sahiptir" dedi. Bugün çöplerin yüzlerce kilometre uzağa taşınmak zorunda kalmasının faturasının belediyeye değil, onay imzalarını atmayanlara kesilmesi gerektiğini savunan Güç, Dünya Bankası tarafından onaylanan düşük faizli kredilerin bile kullandırılmadığını belirtti. İZSU’nun kuyu açma izinlerinden Bornova’daki okul yatırımlarına, SGK yapılandırmalarından atık tesislerine kadar her alanda bir engelleme politikası izlendiğini öne süren Güç, "Bu izinler bir lütuf değil, kamu kurumlarının yasal zorunluluğudur. İzmirliyi kim oyalıyor, kim çözüm üretiyor herkes görecek" şeklinde konuştu.

Körfezdeki kirliliğin asıl sorumlusu kim?

İzmir Körfezi’nin temizliği ve koku sorunuyla ilgili eleştirilere de yanıt veren Çağatay Güç, verilerle konuştu. Türkiye’de kayıp-kaçak oranlarının en düşük olduğu ve en gelişmiş arıtma altyapısına sahip kurumun İZSU olduğunu hatırlatan Güç, körfezi kirleten ana unsurların belediye dışındaki faktörler olduğunu söyledi. Denetimi yapılmayan sanayi tesislerinin atıkları, arıtma sistemi bulunmayan işletmeler ve kirli suları körfeze taşıyan Gediz Nehri ile liman faaliyetlerinin kirlilikteki payına dikkat çeken İl Başkanı, "Ama körfezi kirleten nedir? Denetlenmeyen sanayi deşarjları, arıtması olmayan işletmeler, kirli su taşıyan Gediz Nehri ve liman faaliyetleri… Bunların denetimi merkezi idarenin sorumluluğundadır. Körfez ölüyor çünkü denetim görevini yerine getirmeyen bir anlayış var. İzmit Körfezi’ni nasıl temizlediyseniz, aynı sorumluluğu İzmir için de almak zorundasınız. Siyaset, konuşarak değil; görev yaparak yapılır" dedi.

İzmir'in yıllardır bitmeyen devlet yatırımları

İktidarın İzmir’e yönelik "hizmet yapamıyorsunuz" eleştirisine, merkezi hükümetin kentte yıllardır bitiremediği projeleri sıralayarak karşılık veren Çağatay Güç, adeta bir "bitmeyen yatırımlar listesi" açıkladı. İzmir’in vergi gelirlerine katkısı oranında yatırım almadığını savunan Güç, şu projeleri hatırlattı: "7 yıldır bir arpa boyu yol alınamayan 2. Çevre Yolu, 10 yıldır temeli atılıp bırakılan Halkapınar – Otogar Metro Hattı, Aliağa’da yarım bırakılan Meslek Hastalıkları Hastanesi, teslimi yılan hikayesine dönen TOKİ konutları ve 13 yıldır bitmeyen Ankara-İzmir Yüksek Hızlı Tren Hattı... Bu projelerin tamamı merkezi idarenin sorumluluğundadır. İzmir’e yıllardır yatırımı geciktiren anlayışın bugün çıkıp İzmir’e “hizmet yapamıyorsunuz” demesi, siyasi samimiyetle bağdaşmamaktadır"

Başkent örneğiyle yolsuzluk göndermesi

Açıklamasının son bölümünde AK Parti’nin yolsuzluk ve rüşvet iddiaları üzerinden CHP’yi hedef almasına sert tepki gösteren Güç, Ankara siyasetinin geçmişine atıfta bulundu. "“Hırsızlık, rüşvet, yolsuzluk” diyerek siyaset yapılacaksa, Ankara’yı 25 yıl yöneten Melih Gökçek dönemine bakmak yeterlidir" diyen Güç, Ankara’yı 25 yıl boyunca yöneten eski Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek dönemini işaret etti. İzmir’de iftira siyasetine değil, hizmet siyasetine prim verildiğini belirten Güç, sözlerini şöyle tamamladı: "Sizin anlayışınız 'Engelle, Geciktir, Sonra Suçla' üzerine kurulu. Bizim anlayışımız ise çöpü çözmek, suyu korumak, körfezi temizlemek ve sel riskini azaltmaktır. Bu şehir sahipsiz değil. Engellediğiniz her projeyi açıklayacağız. Yapmadığınız her yatırımı hatırlatacağız. İzmir’in hakkını sonuna kadar savunacağız. İzmirli kimin hizmet ettiğini, kimin sadece konuştuğunu sandıkta defalarca gösterdi, yine gösterecek"

Kaynak: HABER MERKEZİ