Türkiye’nin siyasi gündeminde tansiyon düşmezken, tartışmaların en yoğun yaşandığı adreslerden biri yine İzmir oldu. Başkentteki gergin atmosferin yerel siyasete yansıması, AKP Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan’ın, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) önde gelen isimlerine yönelik ağır ithamlarıyla başladı. İnan’ın, CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’yı hedef alan açıklamaları, İzmir İl Örgütü’nde büyük bir rahatsızlık yarattı. Bu sözlü saldırıya sessiz kalmayan CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, zehir zemberek bir yazılı açıklama yaparak iktidar cephesine yüklendi. Güç, İnan’ın üslubunu "siyasi nezaketten nasibini almamış, hadsiz ve kabul edilemez" olarak nitelendirerek, bu tavrın altında yatan nedenin iktidarın yaşadığı derin başarısızlık olduğunu öne sürdü.

Saldırgan dilin ardında yönetememe korkusu yatıyor

Başkan Güç’ün açıklamasında öne çıkan en çarpıcı analiz, iktidar temsilcilerinin kullandığı öfkeli dilin psikolojik altyapısına yönelikti. CHP İl Başkanı’na göre, AKP kurmaylarının muhalefete yönelik hakaretamiz tavırları, bir güç göstergesi değil, aksine bir tükenmişlik sendromu. Güç, "Bu saldırgan dil, bir özgüvenin eseri değildir. Tam aksine; ülkeyi yönetememenin, ekonomiyi batırmanın ve sorumluluktan kaçmanın yarattığı ağır bir suçluluk psikolojisinin dışa vurumudur" ifadelerini kullandı. İktidarın, yarattığı büyük çöküşün hesabını veremediği için sesi yükselterek gündemi manipüle etmeye çalıştığını savunan Güç, bu stratejinin artık halk nezdinde bir karşılığı olmadığını vurguladı.

Emeklinin feryadı ve gençlerin umutsuzluğu iktidarın eseridir

Açıklamasında Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal darboğaza geniş bir parantez açan Çağatay Güç, faturayı doğrudan 22 yıllık iktidara kesti. Bugün sokaktaki yangının sorumlusunun muhalefet değil, bizzat hükümet olduğunu hatırlatan Güç, "Eğer bugün bu ülkede emekli vatandaşımız çarşı pazardan eli boş dönüyorsa, asgari ücretli açlık sınırının altında hayatta kalmaya çalışıyorsa bunun müsebbibi sizsiniz" dedi. Gençlerin gelecek hayallerini yurt dışında aramak zorunda bırakıldığını, kadınların güvencesiz bir yaşama mahkûm edildiğini belirten Güç, hukuk, adalet ve liyakat sisteminin yerle bir edildiğini söyledi. "Bu enkazın mimarları, bağırıp çağırarak kendi yarattıkları yıkımı örtbas edemezler" diyen Güç, iktidarı gerçeklerle yüzleşmeye davet etti.

Karnelerden Atatürk görselinin çıkarılmasına Bakan Tekin’den yanıt
Karnelerden Atatürk görselinin çıkarılmasına Bakan Tekin’den yanıt
İçeriği Görüntüle

İzmir halkına tepeden bakanlar bu kenti anlayamaz

Tartışmanın odağındaki kent İzmir olunca, İl Başkanı Güç’ün ifadeleri daha da keskinleşti. İzmir’in, halkından kopuk ve sokağın sesine kulak tıkayan siyasetçilerin oyun sahası olmadığını vurgulayan Güç, kentin demokrasiye olan bağlılığını hatırlattı. İzmir’in; Cumhuriyet değerlerine, halk iradesine ve özgürlüklere sahip çıkanların kalesi olduğunu belirten Çağatay Güç, CHP’li siyasetçilerin halkla olan bağına dikkat çekti. CHP’nin belediye başkanlarının ve milletvekillerinin bu ülkenin her sokağında başı dik, alnı açık gezdiğini belirten Güç, AKP kanadına manidar bir göndermede bulundu: "Bizim sokaklardaki özgüvenimiz milletin iradesinden gelir; bugün halkın arasına karışmaya yüzü olmayanların lütfundan değil."

Hamasetle değil somut icraatlarla karşımıza çıkın

Açıklamasının final bölümünde AKP yöneticilerine net bir rota çizen Çağatay Güç, siyasetin hakaretle değil, somut icraat ile yapılması gerektiğini ifade etti. İktidarı algı operasyonlarıyla günü kurtarmaya çalışmakla suçlayan Güç, "AKP yöneticilerine tavsiyemiz nettir: Hakaretle değil, icraatla konuşun. Algıyla değil, gerçekle yüzleşin. Bağırarak değil, hesap vererek siyaset yapın" çağrısında bulundu. Ne İzmir’in ne de Türkiye’nin bu ayrıştırıcı dile teslim olmayacağının altını çizen CHP İl Başkanı, halkın gerçek sorunlarını çözmek ve mevcut karanlık tabloyu değiştirmek için mücadeleye kararlılıkla devam edeceklerini belirterek sözlerini noktaladı.

Kaynak: HABER MERKEZİ