CHP kurultayına yönelik verilen “mutlak butlan” kararının siyasette yarattığı tartışmalar sürerken, CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Sosyal medya hesabından değerlendirmelerde bulunan Özkan, kararın yalnızca Cumhuriyet Halk Partisi’ni değil, Türkiye’nin demokratik işleyişini de doğrudan etkilediğini savundu.
“Yargıtay acilen toplanmalı”
Kararı “demokrasi hukukuna vurulmuş bir darbe” olarak nitelendiren Özkan, Yargıtay’a çağrıda bulunarak sürece müdahale edilmesini istedi. CHP’nin kurultayının hükümsüz sayılmasının partiyi belirsiz bir yönetim sürecine sürüklediğini öne süren Özkan, bunun Türkiye’nin siyasi sistemi açısından da ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. Özkan, hukukun temel amacının kurumları işlevsiz hale getirmek değil, ortaya çıkan sorunları çözmek olduğunu belirterek, mahkeme kararının yeni bir yol haritası ortaya koymadan siyasi bir boşluk yarattığını savundu.
“Parti takvimsiz bırakılamaz”
Açıklamasında Siyasi Partiler Kanunu’na da atıfta bulunan Özkan, seçim süreçlerinde yaşanan usulsüzlüklerde dahi yeni bir takvim oluşturulmasının zorunlu olduğunu hatırlattı. CHP’nin kurultayının geçersiz sayılması halinde partinin nasıl bir süreç izleyeceğine ilişkin herhangi bir düzenleme yapılmamasını eleştiren Özkan, bunun ciddi bir yönetim krizine yol açabileceğini söyledi. Hukukun temel ilkelerinden biri olan “evleviyet” ilkesinin göz ardı edildiğini ileri süren Özkan, kanun koyucunun seçimlerin yenilenmesini öngördüğü durumlarda bile belirli süreler tanıdığına dikkat çekti.
“Cezai yaptırım kişilere uygulanmalı”
Kurultay sürecinde usulsüzlük iddialarına da değinen Özkan, suç işlendiği iddia edilen kişilerin hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini ancak bunun bir siyasi partinin kurumsal yapısına yöneltilmemesi gerektiğini savundu. Bir asrı aşan geçmişe sahip CHP’nin tüzel kişiliğinin tartışmaya açılmasının kabul edilemez olduğunu belirten Özkan, hukuki yaptırımların şahıslara yönelik olması gerektiğini dile getirdi.
“Partinin kaderine delegeler karar verir”
Demokrasi ve milli irade vurgusu yapan Özkan, siyasi partilerin geleceğine mahkemelerin değil, üyelerin ve delegelerin karar vermesi gerektiğini ifade etti. Parti içi iradenin korunmasının demokratik sistem açısından zorunlu olduğunu belirten Özkan, “Partinin kaderi delegelerindir” görüşünü dile getirdi.
“Bu karar Yargıtay’dan dönecek”
Açıklamasının sonunda kararın üst yargıdan döneceğini savunan Özkan, mahkeme kararlarının uygulanabilir ve açık olması gerektiğini söyledi. CHP’nin işleyişini belirsizliğe sürükleyen bir kararın hukuki açıdan sürdürülebilir olmadığını ileri süren Özkan, Yargıtay’ın kamu düzeni ve demokratik işleyiş adına sürece müdahale edeceğini öne sürdü. Özkan, son değerlendirmesinde, Türkiye’de demokrasinin temel dayanağının sandık olduğunu belirterek, siyasi iradenin nihai olarak seçilmiş delegeler ve parti üyeleri tarafından belirlenmesi gerektiğini ifade etti.







