Türkiye'nin tarım ve hayvancılık başkenti olma yolunda emin adımlarla ilerleyen İzmir, yaklaşık 1 milyonluk büyükbaş hayvan varlığıyla sektörün kalbinin attığı şehirlerin başında geliyor. Ancak son dönemde artan girdi maliyetlerinin yanı sıra, çift tırnaklı hayvanlarda görülen ve oldukça bulaşıcı olan şap hastalığı ile yükselen buzağı ölüm oranları, üreticinin belini bükmeye başladı. Bu kritik süreçte inisiyatif alan İzmir Büyükşehir Belediyesi, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı öncülüğünde kapsamlı bir destek programını hayata geçirdi. Büyükbaş hayvancılığın yoğun olarak yapıldığı ilçelerde, 3 bin 500 çiftçiye can suyu olacak hijyen ve bakım kitlerinin dağıtımına başlandı.
İlk durak Kınık oldu dağıtımlar hız kesmeyecek
Projenin ilk adımı, hayvancılık faaliyetlerinin yoğun olduğu Kınık ilçesinde atıldı. Belediye ekipleri, kapı kapı dolaşarak hazırlanan özel kitleri üreticilere teslim etti. Dağıtılan paketlerin içeriği, buzağıların hayata tutunması ve sağlıklı gelişimi için hayati önem taşıyan malzemelerden oluşuyor. Kitlerde; biberon, emzik, göbek klipsi gibi temel malzemelerin yanı sıra, bağışıklık sistemini güçlendiren ağız pastası, sağım öncesi ve sonrası kullanılan meme dezenfektanları ve ortam hijyeni için toz dezenfektanlar yer alıyor. Dağıtım ağının sadece Kınık ile sınırlı kalmayacağı; Beydağ, Bayındır, Ödemiş, Tire ve Kiraz gibi hayvancılığın lokomotifi olan diğer ilçelerde de çalışmaların devam edeceği bildirildi.
Türkiye’de buzağı kayıpları dünya ortalamasının çok üzerinde
Konuyla ilgili çarpıcı veriler paylaşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, Türkiye'deki buzağı ölüm oranlarının alarm verici seviyede olduğuna dikkat çekti. Dünyada buzağı kayıp oranının yüzde 3-4 bandında seyrederken, Türkiye'de bu oranın yüzde 15-20'lere kadar çıktığını vurgulayan Üngür, "Bu yüksek oranın en temel sebepleri, doğum sonrası hijyenik olmayan bakım koşulları ve bağışıklık sistemindeki yetersizliklerdir. Şap hastalığı ise et ve süt veriminde ciddi kayıplara yol açarak ekonomiye darbe vuruyor. Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın talimatıyla hem hastalığın yayılmasını önlemek hem de buzağı kayıplarını minimize etmek için bu kitleri hazırladık. Sadece malzeme vermiyoruz, aynı zamanda çiftçimizi broşürlerle ve yüz yüze eğitimlerle bilinçlendiriyoruz" şeklinde konuştu.
Üreticinin derdi dağları aştı: Süt para etmiyor yem ateş pahası
Kınık’ta yapılan dağıtımlar sırasında mikrofon uzatılan üreticiler, yaşadıkları zorlukları ve desteğin önemini dile getirdi. Osmaniye Mahalle Muhtarı Gülşen Pınar, şap hastalığının köylerde yaygınlaştığını belirterek, özellikle küçük üreticiye yapılan bu dokunuşun çok kıymetli olduğunu söyledi. Kocaömer Mahalle Muhtarı Hasan Yıldız ise hizmetin tam zamanında geldiğini vurgulayarak, hayvan hareketlerinin denetlenmesi gerektiğine dikkat çekti.
Kınıklı üretici Özcan Doğan’ın sözleri ise sektörün içinde bulunduğu krizi özetler nitelikteydi: "Süt ucuz, yem pahalı, masraf çok. Bir de üstüne hastalık çıktı, hayvanları meraya salamıyoruz, ahırda hazır yemle beslemek zorundayız. Bu işin içinden çıkamıyoruz. Büyükşehir’in verdiği bu kitleri veterinerden almaya kalksak gücümüz yetmezdi. Bu yardımı bekliyorduk, elimiz kolumuz bağlıydı." Mahallede hayvancılık yapan sadece 3 kişi kaldıklarını belirten Doğan, sektörün bitme noktasına geldiğini ifade ederken, Muzaffer Çimen de sütün para etmemesinden dert yandı ve desteğin bir nebze olsun yaralarına merhem olduğunu belirtti.





