Ege Bölgesi'ni etkisi altına alan ve kentin genelinde hayatı olumsuz yönde etkileyen kış yağışları, İzmir ilinin en kalabalık ve dinamik ilçelerinden biri olan Buca'da eşine az rastlanır bir çevre felaketini de beraberinde getirdi. Meteoroloji'nin günlerdir uyarısını yaptığı ve metrekareye yüksek miktarda düşen şiddetli sağanak, altyapı sorunlarının yanı sıra yerel atık yönetimi konusundaki ciddi zafiyetleri de tüm çıplaklığıyla gün yüzüne çıkardı. Özellikle ilçe halkının ve araç trafiğinin yoğun olarak kullandığı ana arterlerden biri, yağan yağmur sularıyla birleşerek adeta bir çöp nehrine dönüştü. Buca Belediyesi sorumluluğunda faaliyet gösteren ve atıkların geçici olarak toplandığı alandan taşan tonlarca evsel atık, sel sularına kapılarak metrelerce sürüklendi. Hem yaya geçişlerini hem de araç trafiğini felç eden bu içler acısı manzara, yerel halkın uzun süredir dile getirdiği altyapı ve çevre şikayetlerinin ne denli haklı olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Yağmur suları şantiyedeki atıkları caddeye sürükledi
Olayın merkez üssü, Buca'nın nüfus yoğunluğu bakımından en hareketli bölgelerinden biri olarak bilinen Mustafa Kemal Mahallesi sınırları içerisindeki Gazeteci Yazar İsmail Sivri Bulvarı oldu. Edinilen bilgilere ve bölge halkının şahitliğine göre, doğrudan ana bulvar üzerinde konumlandırılan ve ilçe belediyesine ait olan Temizlik İşleri Müdürlüğü şantiye alanında oldukça uzun süredir devasa boyutlarda çöp biriktiriliyordu. Gece saatlerinde aniden bastıran ve aralıksız bir şekilde devam eden şiddetli yağmur, bu açık depolama alanındaki atık yığınlarını yerinden sökerek ana yola doğru itti. İstinat sınırlarını aşan çamurlu ve kirli sular, binlerce plastik malzemeyi, karton ambalajı, evsel atığı ve çürümüş materyali kilometrelerce genişlikteki bir alana yaydı. Sabahın ilk ışıklarıyla evlerinden çıkan, okula veya işe gitmek üzere yola koyulan vatandaşlar, caddelerini baştan başa kaplayan çöpler karşısında büyük bir şok ve şaşkınlık yaşadı.

Bulvarı kaplayan atıklar halk sağlığını tehdit ediyor
Yağmur sularının itici gücüyle birlikte oldukça geniş bir alana yayılan bu atıklar, kentin göbeğinde sadece görsel bir kirlilik yaratmakla kalmadı, aynı zamanda bölge sakinleri için nefes almayı zorlaştıran ciddi bir kabusa dönüştü. Yağmur sularına karışarak çürümeye başlayan çöplerin etrafa yaydığı keskin ve kötü koku, çevredeki konutlarda pencerelerin dahi açılmasını imkansız hale getirdi. Caddenin ortasında oluşan bu devasa çevre kirliliği, salgın hastalık riskini de beraberinde getirerek doğrudan insan sağlığı için tehlike çanlarının çalmasına neden oldu. Özellikle astım hastaları, küçük çocukları ve yaşlıları olan aileler, enfeksiyon ve mikrop riskine karşı evlerinde büyük bir tedirginlik yaşarken, sokak hayvanlarının da bu kirlilikten olumsuz etkilenmesi hayvan hakları savunucularının ve çevre gönüllülerinin büyük tepkisini çekti. Bölge esnafı ise dükkanlarının kapısına kadar sürüklenen çöpler yüzünden kepenk açmakta zorlandı ve ticari faaliyetleri durma noktasına geldi.

Temizlik ekipleri felaketin izlerini silmek için sahada
Vatandaşların sabah saatlerinden itibaren peş peşe yaptığı ihbarlar ve çevre felaketine dair görüntülerin sosyal medyada hızla yayılarak infial yaratması üzerine yerel yönetim harekete geçmek zorunda kaldı. Ana bulvarı ve bu bulvara bağlanan ara sokakları kaplayan çöp yığınlarının toplanması, tıkanan su mazgallarının açılması ve yolun tekrar araç ile yaya trafiğine güvenli hale getirilmesi için bölgeye acil müdahale ekipleri sevk edildi. İş makineleri, süpürge araçları ve çok sayıda temizlik personelinin katılımıyla başlatılan operasyonda, öncelikli olarak trafiğin akışını engelleyen büyük hacimli atıklar bölgeden tahliye edildi. Ancak atıkların yağmur sularıyla asfaltın her noktasına yapışmış olması ve çok geniş bir çevreye dağılması, ekiplerin işini saatlerce zorlaştırdı. Cadde sakinleri, yapılan temizliğin ardından mutlaka detaylı bir dezenfeksiyon işleminin de şart olduğunu dile getirdi.

Muhtardan yetkililere acil çözüm ve tahliye çağrısı
Yaşanan bu içler acısı çevre felaketinin aslında göz göre göre geldiğini belirten mahalle sakinlerinin sesi ise Mustafa Kemal Mahallesi Muhtarı Gökmen Yıldız oldu. Uzun süredir bu çöp toplama tesisinin mahalle dışına taşınması için idari mücadele verdiklerini ifade eden Yıldız, basına yaptığı çarpıcı açıklamalarda yetkililerin kronikleşen bu soruna karşı duyarsızlığına isyan etti. Şantiye alanında çöp biriktirme ve transfer işlemlerinin yerleşim yerinin tam ortasında, modern şehircilik ilkelerine aykırı bir şekilde uzun zamandır devam ettiğini vurgulayan muhtar, ilgili kurumların defalarca uyarılmasına rağmen geçici yamalarla günü kurtardığını ve kalıcı bir çözüm üretmekten kaçındığını savundu. Yıldız, "Bölgede biriktirilen devasa çöpler, sadece şiddetli yağmurlarda değil, her gün insan sağlığını doğrudan tehdit ediyor. Yaydığı kötü kokuyla burayı mahalleli için yaşanılmaz bir hale getirdi. Bizim tek talebimiz günübirlik temizlik yapılıp gidilmesi değil. Bir an önce bu çöp aktarım merkezinin, bu şantiyenin buradan tamamen kaldırılmasını yetkililerden kesin bir dille istiyoruz" diyerek bölge halkının ortak feryadını ve biriken öfkesini gözler önüne serdi.





