İzmir’in en önemli su kaynaklarından biri olması planlanırken, teknik aksaklıklar ve zemin problemleri nedeniyle yıllardır beklenen verimi sağlayamayan Gördes Barajı, uzun süren sessizliğini bozdu. Kamuoyunda sıkça "dibi delik baraj" olarak nitelendirilen ve su tutma kapasitesindeki yetersizlik nedeniyle eleştiri oklarının hedefi olan baraj havzasından gelen son veriler, kentte temkinli bir iyimserlik yarattı. Manisa sınırları içerisinde yer alan ancak İzmir'in içme suyu ihtiyacının karşılanmasında stratejik bir rol üstlenen baraj, aylar süren kuraklık periyodunun ardından yeniden hayat belirtisi gösterdi.
Kurak geçen ayların ardından gelen can suyu
Hatırlanacağı üzere, Gördes Barajı için geçtiğimiz yıl oldukça zorlu geçmişti. Küresel iklim değişikliğinin etkileri ve bölgenin yeterli yağış alamaması, barajdaki su seviyesini kritik eşiğin altına itmişti. Resmi kayıtlara göre 9 Ağustos 2025 tarihinden itibaren barajdaki su seviyesi tamamen tükenmiş ve doluluk oranı "yüzde sıfır" olarak kayıtlara geçmişti. Yaklaşık 6 ay boyunca adeta çölü andıran baraj havzası, hem bölge çiftçisini hem de İzmirli vatandaşları endişeye sürüklemişti. Uzmanların "zemin geçirgenliği" nedeniyle suyun tutulamadığını iddia ettiği barajda, teknik iyileştirme çalışmalarının sonuç verip vermeyeceği merak konusuydu.
İbreler aylar sonra sıfırın üzerine çıktı
Kış mevsiminin gelmesi ve Ege Bölgesi'nin yağışlı havanın etkisi altına girmesiyle birlikte tablonun rengi değişmeye başladı. 3 Şubat 2026 tarihi itibarıyla yapılan ölçümlerde, baraj doluluk oranı aylar sonra ilk kez pozitif bir değer kazandı. İbrelerin yüzde 3 seviyesini göstermesi, belki rakamsal olarak küçük ancak sembolik olarak devasa bir anlam taşıyor. Bu artış, barajın su tutma yeteneğini tamamen kaybetmediğine dair bir işaret olarak yorumlanırken, zemin iyileştirme çalışmalarının ve artan yağışların etkisini gösterdiği düşünülüyor. Aylardır "ölü hacim" seviyesinde seyreden su miktarının yükselişe geçmesi, İZSU yetkilileri ve çevre mühendisleri tarafından yakından takip ediliyor.
Tartışmaların gölgesinde yeşeren umutlar
Gördes Barajı, projelendirme aşamasından bugüne kadar sürekli teknik tartışmalarla gündeme gelmişti. Zemindeki çatlaklar ve su sızdırma problemleri nedeniyle "İzmir'in parasının boşa gittiği" yönündeki eleştiriler, barajın su tutma kapasitesinin sorgulanmasına neden olmuştu. Ancak son veriler, barajın tamamen gözden çıkarılmaması gerektiğini ortaya koyuyor. Yüzde 3'lük doluluk oranı, barajın rezervuar alanında suyun birikmeye başladığını ve kaçakların belirli bir oranda tolere edilebildiğini gösteriyor. Bu durum, önümüzdeki bahar aylarında beklenen yağışlarla birlikte seviyenin daha da yükselebileceğine dair umutları artırıyor.
Rehavete kapılmadan tasarrufa devam edilmeli
Gördes Barajı'ndan gelen bu müjdeli haber, kentteki su sıkıntısı riskinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Uzmanlar, yüzde 3'lük oranın hala çok düşük bir seviye olduğunu ve barajın işletilebilir seviyelere gelmesi için çok daha fazla yağışa ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor. İzmir'in diğer barajlarındaki doluluk oranları da göz önüne alındığında, vatandaşların su tasarrufu konusundaki hassasiyetlerini sürdürmeleri hayati önem taşıyor. Gördes'teki bu kıpırdanma, bir çözümden ziyade, doğru adımlar atıldığında ve doğa izin verdiğinde barajın potansiyelini kullanabileceğine dair bir kanıt niteliği taşıyor. Yetkililer, bu "umut damlalarının" sele dönüşmesi ve barajın tam kapasiteyle hizmet verebilmesi için sürecin titizlikle izleneceğini belirtiyor.





