Halkların Köprüsü Derneği (HKD), 22 Nisan 2026 tarihinde anlamlı bir anma etkinliğine ev sahipliği yaptı. Katledilen gazeteci Hrant Dink anısına heykeltıraş Çağdaş Erçelik tarafından hazırlanan büstün açılış töreni, saat 17.30'da dernek salonunda gerçekleştirildi. Törene İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, HKD Başkanı Nuray Pehlivan, HKD Kurucu Başkanı Prof. Dr. Cem Terzi, eserin sahibi heykeltıraş Çağdaş Erçelik ve Dink'in dostları katıldı. Açılış töreninin hemen ardından saat 18.30'da ise derneğin toplantı salonunda, moderatörlüğünü Zerrin Kurtoğlu'nun üstlendiği ve Pakrat Estukyan'ın konuşmacı olarak katıldığı "Bir Zamanlar Ermeniler Vardı: Anadolu'da Ermeni Tarihi ve Kültürü" başlıklı 'Güzel Çarşamba Buluşmaları' söyleşisi yapıldı. Törende yapılan konuşmalarda hafıza, yüzleşme, birlikte yaşama iradesi ve barış umudu üzerine güçlü mesajlar verildi.
O baharlar gelecek
Konuşmasına Mehmet Ali Birand’ın Dink’in ölümüne dair “Bugün meslektaşımızı kaybettik” cümlesine atıfta bulunarak başlayan Dilek Gappi, bu ifadenin yüreklerindeki derin etkisini dile getirdi. Gappi, Hrant Dink’in son yazısında defalarca vurguladığı “Birbirimizi anlamak zorundayız, başka hiçbir çıkış yolu yok” mesajının bugün her zamankinden daha önemli olduğunu belirtti.
Gazeteciliğin zorluklarına değinen Gappi, asıl takdir edilmesi gerekenlerin kalemini satmayanlar olduğunu belirterek, “Gazetecilik çok zor bir alan ama bu alanda asıl zorluğu gerçekleştirenler hiçbir şekilde, hiçbir beklentiyle kalemini satmayanlar, başka şeylerden söz etmeyenler, hedefini net olarak çizenler. Nedir bu? Zorluktan, kardeşlikten, eşitlikten yanalar. Aslında doğru gazetecilik aynı zamanda iyilik harekatı. Aynı zamanda toplumun ne kadar özlem duyduğu gerçekleri kim ne derse desin haykırma biçimi" dedi. Ayrıca Dink’in ayakkabısının altındaki delik sembolüne değinerek, onun her türlü imkana rağmen yoksuldan ve halktan yana durmayı tercih ettiğini hatırlattı.

Halkların Köprüsü Derneği Kurucu Başkanı Prof. Dr. Cem Terzi konuşmasında heykellerin politik anlamlarına dikkat çekti. Terzi, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Hrant Dink yalnızca öldürülen bir gazeteci değildi. O, bu ülkenin en zor cümlesini kurabilen birkaç insandan biriydi. Hakikati söyledi. Ama hakikati öfkeyle değil, yüzleşmekten kaçanları utandıracak bir açıklıkla söyledi. Onu öldüren kurşun, sadece bir insanı değil, bir toplumun kendi kendine bakabilme ihtimalini hedef aldı. O gün bugündür bu ülke aynaya bakmamak için karanlığını büyütüyor. Hrant davası sadece bir cinayet davası değildir. Bu bir rejimin kendi suçuyla yüzleşmeme ısrarının davasıdır. Bu yüzden biz burada sadece Hrant Dink'i anmıyoruz. Biz burada unutmaya karşı duruyoruz. Biz burada inkarın karşısına hafızayı dikiyoruz. Bu heykel taştan bir figür değildir. Bu heykel bu ülkenin hala kurulmamış vicdanıdır. Eğer bir gün bu topraklarda herkes eşit olacaksa, bu heykeller çoğalacak. Ama eğer inkar devam ederse, bu heykel bu ülkenin en yalnız heykellerinden biri olarak kalacak. Karar bizim."

Asla unutanlardan olmayacağız
Törende konuşan Halkların Köprüsü Derneği Genel Başkanı Nuray Pehlivan, büstün sadece bir anma aracı olmadığını; birlikte yaşama iradesinin, inkara karşı hafızanın ve suskunluğa karşı sözün somut bir ifadesi olduğunu belirtti. "Hatırlamak yalnızca geçmişe bakmak değil, bugüne müdahale etmek demek. Unutmaya zorlananların yanında durmak, bugünü yeniden kurmak demek," diyen Pehlivan, Hrant Dink'in kurmaya çalıştığı köprüden yürümeye devam edeceklerini vurgulayarak ekledi: "Bu ülkede hatırlamak en güçlü itiraz biçimidir. Asla unutanlardan olmayacağız, susmayacağız, vazgeçmeyeceğiz."

Büstün yaratıcısı heykeltıraş Çağdaş Erçelik de eserin tasarım sürecini katılımcılarla paylaştı. Eserdeki güvercin motifinin, Dink'in son yazısından hareketle Prof. Dr. Cem Terzi'nin önerisiyle eklendiğini belirten Erçelik, "Güvercin çok yorulmuş bir imaj. Onu kompozisyonda nasıl konumlandıracağımı uzunca düşündüm ve ceketinin içinden çıkıp göğsünden havalanan bir güvercin yapmaya karar verdim," diyerek eserin ardındaki sanatsal fikri anlattı.





