Sigaraya yeni yasaklar geliyor
Sigaraya yeni yasaklar geliyor
İçeriği Görüntüle

İzmir’in turizm cennetleri Çeşme ve Urla sınırında yer alan, tarihi ve doğal güzellikleriyle Ege’nin gözbebeği olan Demircili Koyu, son günlerde büyük bir çevre skandalıyla çalkalanıyor. Bölgeye hiçbir yasal izin alınmadan, hukuki süreçler hiçe sayılarak getirilen ağır hasarlı bir hurda gemi, kentin çevre gündemine bomba gibi düştü. Kıyı Kanunu, Çevre Kanunu ve ÇED Yönetmeliği’nin açıkça ihlal edildiği bu girişim karşısında, bölge halkı ve çevre örgütleri sessiz kalmadı. Planlanan bilgilendirme toplantısı şiddetli hava muhalefeti nedeniyle iptal edilmesine rağmen, çevreye duyarlı yüzlerce vatandaş ve yetkili, yağmura aldırmadan alanda toplandı.

Oluşturulan geniş katılımlı heyette; Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, Çeşme Kent Konseyi Başkanı Dr. Ahmet Güler, Altınköy Koyunu Koruma Derneği Başkanı Aygül Ordu, Akköy Derneği temsilcileri ve çevre davalarının tanınan ismi Avukat Şehrazat Mercan yer aldı. Bölgedeki sivil toplum kuruluşlarının ve çevre gönüllülerinin de destek verdiği inceleme gezisinde, kıyıya çekilen dev metal yığınının yarattığı tahribat yerinde gözlemlendi. Sahadaki manzara, durumun vahametini ve aciliyetini bir kez daha gözler önüne serdi.

Belediye başkanı Balkan’dan sert çıkış: o gemi aliağa’ya gidecek

Bölgede yapılan incelemelerin ardından açıklamalarda bulunan Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, belediye olarak tavırlarının net olduğunu ve sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını vurguladı. Hukuksuzluğa geçit vermeyeceklerinin altını çizen Balkan, "Bu geminin bu koyda parçalanmasına kesinlikle izin vermeyeceğiz" diyerek kararlılığını ortaya koydu. Kaçak gemi sökümü girişiminin sadece bir çevre suçu değil, aynı zamanda kent hukukuna vurulmuş bir darbe olduğunu belirten Balkan, geminin derhal yasal prosedürlere uygun şekilde Aliağa’daki lisanslı tesislere nakledilmesi gerektiğini ifade etti.

Başkan Balkan’ın, "Bu süreçte sivil toplum kuruluşlarıyla omuz omuza vererek mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz" şeklindeki sözleri, alanda bulunan vatandaşlar ve çevre örgütleri tarafından büyük bir memnuniyetle karşılandı. Urla Belediyesi’nin konuyu hem idari yaptırımlar hem de hukuki süreçler nezdinde mercek altına aldığı, ilgili bakanlıklar ve müdürlüklerle de koordinasyon halinde olduğu bilgisi paylaşıldı.

Pas ve kimyasal sızıntı cennet koyu tehdit ediyor

Kıyıya adeta bir gecekondu gibi yerleştirilen hurda gemi, sadece görsel bir kirlilik yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda bölgenin hassas ekosistemine geri dönüşü olmayan zararlar veriyor. Çürümüş gövdesinden yayılan pas ve metal parçacıkları, her dalgada denizin mavisine karışıyor. Uzmanlar, geminin bünyesinde barındırdığı ağır metal kalıntıları, toksik boya parçacıkları ve kimyasal sızıntıların, deniz canlıları başta olmak üzere tüm besin zincirini tehdit ettiği uyarısında bulunuyor.

Demircili gibi doğal yapısı bozulmamış nadir koylardan birinde, bu ölçekte bir endüstriyel kirliliğin yaşanması, ekolojik bir yıkım senaryosunu beraberinde getiriyor. Geminin bölgeye bilinçli olarak çekilmesi, kıyıyı, denizi ve en önemlisi halk sağlığını hiçe sayan açık bir işgal girişimi olarak nitelendiriliyor. Çevreciler, bu durumun sürdürülebilir olmadığını ve acil müdahale edilmezse kıyı şeridinin zehirli atık mezarlığına döneceğini belirtiyor.

Whatsapp Image 2026 01 31 At 16.18.52 (1)-1

Tarihi liman üzerinde işlenen suç cezasız kalmayacak

Bölgenin ekolojik öneminin yanı sıra tarihi değeri de mücadelenin bir diğer kritik boyutunu oluşturuyor. Söz konusu alanın 1. derece arkeolojik sit alanı statüsünde olması ve İon antik kentinin liman bölgesini kapsaması, yapılan işlemin suç boyutunu artırıyor. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na göre, bu tür alanlarda izinsiz işlem yapmanın iki yıldan altı yıla kadar hapis cezasını gerektiren ağır bir suç olduğu hatırlatıldı. "Antik limana dokunulamaz" diyen tarih ve çevre savunucuları, kültürel mirasın rant uğruna yok edilmesine seyirci kalmayacaklarını haykırdı.

Halk nöbete başlıyor: her pazar aynı saatte oradayız

Çeşme, Urla ve çevre köylerden gelen çevre örgütleri, bu hukuksuzluk karşısında ortak bir eylem planı hazırladı. Alınan karara göre, hurda gemi bölgeden tamamen kaldırılana ve Aliağa’daki lisanslı tesislere gönderilene kadar direniş sürecek. STK’lar ve bölge halkı, kamuoyu baskısını artırmak ve hukuki sürecin hızlanmasını sağlamak amacıyla her Pazar saat 13:00’te Demircili Koyu’nda buluşarak protesto eylemleri gerçekleştirecek.

"Kıyılarımızın kaderi şirketlerin inisiyatifine bırakılamaz, bu kıyılar halkındır" sloganıyla yola çıkan platform, Çevre Kanunu’nun amir hükümlerinin ve Tehlikeli Atıkların Bertaraf Yönetmeliği’nin eksiksiz uygulanmasını talep ediyor. Doğa savunucuları, Demircili’nin yalnız olmadığını ve bu mücadelenin sadece bir gemi sökümü meselesi değil, geleceğe sahip çıkma davası olduğunu tüm Türkiye’ye duyurmaya hazırlanıyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ