İzmir’in Ödemiş ilçesine bağlı, geçmişi Helenistik döneme kadar uzanan tarihi Lübbey, yıllardır süren sessizliğini turizm hamlesiyle bozuyor. Osmanlı döneminden kalma özgün mimarisi; taş, kerpiç ve çamur sıvanın harmanlandığı evleriyle dikkat çeken mahalle, son yıllarda göç nedeniyle adeta ıssızlığa bürünmüştü. Terk edilmiş görüntüsü sebebiyle halk arasında "hayalet köy" yakıştırması yapılan bölge, İzmir Valiliği ve yerel yönetimlerin iş birliğiyle başlatılan projeler sayesinde küllerinden doğuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından kentsel SİT alanı ilan edilen mahallede, 44 sivil mimari örneği ve 4 anıtsal yapı koruma altına alınmış durumda.
Efsaneler yerini gerçek bir turizm vizyonuna bırakıyor
Bölgede incelemelerde bulunan İzmir Valisi Süleyman Elban, mahalle hakkında üretilen "perili köy" gibi gizemli hikayelerin gerçeği yansıtmadığını vurguladı. Terk edilme sürecinin tamamen altyapı yetersizliğinden kaynaklandığını belirten Vali Elban, günümüzde elektrik ve su sorunlarının çözüldüğünü ifade etti. Elban, "Buranın terk edilme gerekçesi ortadan kalktı. Artık elektrik ve su var; daha sağlıklı bir şebeke sistemi ve kanalizasyon çalışmaları da yolda. İnsanlar eski evleri satın alıp restore etmeye başladı. Lübbey, kısa sürede bir cazibe merkezi haline gelecek" dedi. Mahallenin tarihi dokusunun korunarak ayağa kaldırılması, bölgeye yatırımcı ilgisini de beraberinde getiriyor.
Tarihi cami ve tescilli yapılar gün sayıyor
Lübbey’in sembol yapılarından biri olan tarihi camide yürütülen restorasyon çalışmalarında sona gelindi. Ödemiş Belediye Başkan Yardımcısı Muhittin Cumhur Şener, taş ve ahşabın muazzam bir uyum sergilediği caminin mimari özellikleriyle eşsiz bir eser olduğunu belirtti. Bursa kemerleri, Bağdadi mimari tekniği ve kıtık sıvalarıyla inşa edilen bu yapıların, bir iki ay içerisinde tamamen ziyarete açılması hedefleniyor. Mahalledeki yaklaşık 100 evin büyük bir kısmı metruk halde olsa da, şu an itibarıyla 4 evde restorasyon tamamlandı, 2 evde ise çalışmalar titizlikle sürdürülüyor. Bu yapılar, Lübbey'in yeniden "yaşayan bir köy" olması yolundaki en önemli adımları oluşturuyor.
Efeler Yolu ile doğa ve tarih iç içe
Lübbey’in yeniden canlandırılmasındaki en büyük etkenlerden biri de Efeler Yolu kültür rotası oldu. Milli Mücadele döneminde işgalcilere karşı direnen efelerin saklanma ve konaklama noktalarından biri olan mahalle, bu kahramanlık destanıyla da ön plana çıkıyor. Akademisyenlerin bölgeyle ilgili kitap ve belgesel çalışmaları sürerken, doğa tutkunları için oluşturulan yürüyüş rotaları Lübbey’i uğrak bir nokta haline getirdi. Geleneksel yaşamın izlerini taşıyan bu sessiz sokaklar, altyapı eksikliklerinin giderilmesiyle birlikte hem tarih meraklılarını hem de doğa severleri ağırlamaya başladı.
Gelecek vizyonu: Restorasyon ve altyapı bir arada
Lübbey için çizilen yol haritası sadece binaların onarılmasını değil, bütüncül bir turizm projesi hayata geçirilmesini kapsıyor. Tarihi dokuya uygun konaklama birimleri, butik oteller ve yerel ürünlerin sergileneceği alanların oluşturulması planlanıyor. Köyde yaşayan son 3 ailenin de bu sürece dahil edilmesiyle, Lübbey'in o eski canlı günlerine dönmesi amaçlanıyor. Vali Elban, bölgenin film ve belgesel çekimleri için de doğal bir plato özelliği taşıdığını hatırlatarak, kültürel mirasın korunarak ekonomiye kazandırılmasının öncelikleri olduğunu sözlerine ekledi.





