Ege’nin bereketli bağlarından çıkan üzüm, dünya sofralarına ulaşmaya devam ediyor. Türkiye’nin en önemli tarımsal ihracat kalemlerinden biri olan çekirdeksiz kuru üzümde geride kalan sezonun rakamları, bölgenin küresel pazardaki gücünü bir kez daha ortaya koydu. İzmir merkezli Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) üzerinden yürütülen ihracat organizasyonunda, Manisa, İzmir ve Denizli’nin oluşturduğu üretim havzasından 2025-2026 sezonunda 140 bin 565 ton çekirdeksiz kuru üzüm ihraç edildi. Bu ihracat karşılığında Türkiye ekonomisine 456,9 milyon dolarlık döviz girdisi sağlandı. Türkiye genelindeki toplam kuru üzüm ihracatı ise 142 bin 100 ton ve 462,8 milyon dolar olarak gerçekleşti. Böylece Ege Bölgesi, Türkiye’nin kuru üzüm ihracatının büyük bölümünü tek başına sırtladı.
İhracatın merkezi İzmir, üretimin kalbi Manisa
Üzüm ihracatında İzmir’in rolü, yalnızca üretimle sınırlı kalmıyor. Kent, Türkiye’nin önemli ihracat merkezlerinden biri olarak sektörün ticaret, lojistik ve organizasyon ayağında kritik görev üstleniyor. Ege İhracatçı Birlikleri’nin İzmir’de bulunması, ihracatçıların dünya pazarlarıyla bağlantısının kurulmasında önemli rol oynuyor. İzmir Limanı başta olmak üzere bölgedeki lojistik altyapı da Ege üzümünün Avrupa ve dünya pazarlarına ulaşmasını sağlıyor. Üretimde ise başı Manisa çekiyor. Dünyaca bilinen Sultani çekirdeksiz üzümün ana üretim merkezi olan Manisa, Türkiye’nin kuru üzüm ihracatındaki en büyük paya sahip bölgesi konumunda bulunuyor. Manisa’nın Alaşehir, Saruhanlı, Turgutlu ve Sarıgöl ilçeleri başta olmak üzere geniş bağ alanlarında yetiştirilen üzümler, İzmir üzerinden dünya pazarlarına gönderiliyor. Denizli ise özellikle Çal ve Buldan çevresindeki bağlarıyla hem kurutmalık hem de sofralık üzüm üretiminde Ege’nin önemli merkezleri arasında yer alıyor.
En büyük alıcı İngiltere oldu
Ege üzümünün en büyük pazarı yine Avrupa ülkeleri oldu. 2025-2026 sezonunda kuru üzüm ihracatında ilk sırayı Birleşik Krallık aldı. İngiltere’ye yaklaşık 43 bin ton üzüm gönderilirken, bu satıştan 134,9 milyon dolar gelir elde edildi.
İngiltere’yi;
- Hollanda,
- Almanya,
- İtalya
takip etti.
Avrupa Birliği ülkelerine yapılan kuru üzüm ihracatının toplam değeri ise 236,8 milyon dolara ulaştı. Ege üzümünün uluslararası pazardaki gücünde kalite, üretim tecrübesi ve ihracat altyapısı önemli rol oynuyor.
Yeni sezon başladı, hedef büyüme
2026-2027 üzüm ihracat sezonu da hareketli başladı. Yeni sezonun ilk günlerinde Ege Bölgesi’nden yapılan kuru üzüm ihracatında 2 bin 865 tonluk satışla 7,7 milyon dolarlık gelir elde edildi. Sektör temsilcileri, özellikle sofralık yaş üzüm ihracatında bu yıl daha yüksek bir performans bekliyor. İklim koşullarının uygun gitmesi ve rekoltenin olumlu seyretmesi nedeniyle yaş üzüm ihracatında yüzde 15-20 seviyesinde büyüme hedefi bulunuyor. Türkiye’nin önemli sofralık üzüm çeşitleri arasında yer alan Sultani Çekirdeksiz ve Mevlana (Razaki) türleri, Avrupa ve Rusya başta olmak üzere farklı pazarlara gönderiliyor.
Rekorun ardından yeni sınav: Maliyetler
Üzüm ihracatında yüksek gelir rakamlarına rağmen üreticinin gündeminde maliyetler bulunuyor. Mazot, gübre, işçilik ve tarımsal girdi fiyatlarındaki artışlar, bağ üreticilerinin en önemli sorunları arasında gösteriliyor. Bunun yanında iklim değişikliği kaynaklı sıcaklık artışları, kuraklık ve hastalıklarla mücadele de üreticinin dikkat ettiği başlıklar arasında yer alıyor. Sektör temsilcileri, Türkiye’nin dünya üzüm pazarındaki yerini koruyabilmesi için kaliteli üretimin, sürdürülebilir tarım uygulamalarının ve ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesinin önemine dikkat çekiyor.
Ege’nin üzümü dünya sofralarında
İzmir’in ihracat merkezi kimliği, Manisa’nın üretim gücü ve Denizli’nin bağcılık deneyimiyle oluşan Ege üzüm havzası, Türkiye’nin tarımsal ihracatında milyar dolarlık potansiyel taşıyan sektörlerden biri olmayı sürdürüyor. Her yıl bağlardan toplanan üzümler, İzmir’in ihracat kapılarından geçerek Avrupa’dan Asya’ya kadar dünyanın birçok ülkesindeki sofralara ulaşıyor.





