Emek Partisi (EMEP) İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, Türkiye’de bulunan NATO ve ABD üsleri ile Türkiye bağlantılı savunma sanayii şirketlerinin savaş politikalarındaki rolüne ilişkin Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne soru önergesi verdi.
Ortadoğu’daki gelişmelere dikkat çeken Bayhan, bölgedeki çatışmaların emperyalist güçlerin yeni paylaşım planlarının parçası olduğunu savundu. Türkiye’nin ABD ve NATO eksenli dış politika çizgisi nedeniyle bu savaş politikalarının içine daha fazla çekildiğini belirten Bayhan, NATO ile kurulan askeri ve siyasi ilişkilerin Türkiye’yi bölgesel bir savaşın doğrudan tarafı haline getirme riskini büyüttüğünü ifade etti.
Bayhan, emperyalist ve Siyonist güçlerin Ortadoğu’daki askeri müdahalelerini “demokrasi” söylemiyle meşrulaştırmaya çalıştığını belirterek bölgenin giderek daha geniş bir savaşın içine sürüklendiğini dile getirdi.
“Ortadoğu’da şehirler yıkılırken, halklar katledilirken; emperyalist tekeller, silah şirketleri, savunma sanayii devleri ve savaş baronları her yeni çatışmadan milyarlar kazanıyor” diyen Bayhan, bu nedenle emperyalist devletlerin savaşları sona erdirmek yerine büyüttüğünü savundu.
Bayhan, Türkiye’nin İran’a yönelik olası bir askeri müdahalenin ya da bölgesel bir savaşın tarafı haline gelmemesi için bugüne kadar hangi somut adımların atıldığını da Dışişleri Bakanı Fidan’a sordu.
NATO ülkelerinde silahlanma artıyor
Önergede NATO ülkelerinin artan savunma harcamalarına da dikkat çekildi. Bayhan, 2021–2025 döneminde NATO üyesi 29 Avrupa ülkesinin silah ithalatının önceki döneme göre yüzde 143 arttığını belirterek bu silahların yüzde 58’inin ABD’den temin edildiğini ifade etti.
Bayhan, “Her yeni savaş, silah tekelleri için yeni siparişler ve daha büyük kârlar anlamına geliyor” değerlendirmesinde bulundu. Bayhan, Türkiye’de 28’den fazla NATO’ya bağlı üs ve askeri tesis bulunduğunu belirterek ülke topraklarının NATO radar sistemleri, askeri üsler ve füze kalkanlarıyla askeri planların uygulama alanına dönüştürüldüğünü ileri sürdü.
İktidarın bu durumu “güvenlik garantisi” olarak sunduğunu ifade eden Bayhan, “Saray rejimi, ‘NATO olmasa Türkiye tehlikede kalır’ söylemiyle NATO’nun çıkarlarını Türkiye halkının çıkarlarıymış gibi göstermeye çalışmaktadır.” dedi.
Bu nedenle Bayhan, Türkiye’nin toprakları, hava sahası ve askeri altyapısının ABD ve NATO’nun askeri operasyonlarında kullanılmasına neden izin verildiğini Dışişleri Bakanı Fidan’a sordu.
Füze parçaları tartışması
Bayhan, İran’dan atılan bir füzenin parçalarının Türkiye’ye düştüğüne ilişkin haberlerin ardından “NATO devreye girmeli mi?” tartışmalarının gündeme geldiğini hatırlattı. Bu tartışmaların Türkiye’nin doğrudan savaşın tarafı haline getirilmesi riskini artırdığını savunan Bayhan, NATO üzerinden yürütülen askeri planlara karşı hükümetin nasıl bir politika izleyeceğini sordu.
Önergede NATO politikalarına ilişkin farklı bir yaklaşım olarak İspanya’nın tutumuna da yer verildi. Bayhan, İspanya hükümetinin ABD ve İsrail’in askeri operasyonları için üslerinin kullanılmasına izin vermeyeceğini açıkladığını hatırlattı.
Bayhan, Dışişleri Bakanı Fidan’a “Türkiye’de toplumun önemli bir kesiminin desteklediği bu yaklaşım doğrultusunda Türkiye topraklarının ABD ve İsrail’in askeri operasyonları için kullanılmayacağını ilan edecek misiniz?” sorusunu yöneltti.
“Savaşın faturası emekçilere kesiliyor”
Bayhan, artan savunma harcamalarının ekonomik sonuçlarına da dikkat çekerek savaş politikalarının toplumdan fedakârlık talep etmek için kullanıldığını söyledi.
“Tekeller büyürken Türkiye halkına düşen savaşın yarattığı yıkım, artan enflasyon ve daha fazla yoksulluk olacaktır” diyen Bayhan, savaş ekonomisinin bedelinin işçi ve emekçilere ödettirildiğini savundu.
Savunma şirketleri de soruldu
Önergede Türkiye bağlantılı savunma sanayii şirketlerinin rolü de gündeme getirildi. Bayhan, ABD’nin İsrail’e sattığı ve her biri yaklaşık yarım ton ağırlığında olan 12 bin hava-yer bombasının yüklenici şirketlerinden birinin Repkon USA olduğunu hatırlattı.
Repkon USA’nın Türkiye merkezli Repkon şirketinin ABD’de faaliyet gösteren iştiraki olduğunu belirten Bayhan, Türkiye bağlantılı şirketlerin bu süreçteki rolünün açıklığa kavuşturulmasını istedi.
Bayhan, hükümete Türkiye bağlantılı şirketlerin bu savaş ekonomisinin parçası haline gelmesine ilişkin bir değerlendirme yapılıp yapılmadığını da sordu.
“Gerçek güvenlik NATO’dan çıkış”
Bayhan, Türkiye’nin güvenliğinin NATO politikalarıyla değil bağımsız bir dış politika anlayışıyla sağlanabileceğini savundu.
Türkiye’nin NATO ve ABD üslerinin emperyalist operasyonlar için kullanılmayacağını açıkça ilan etmesi gerektiğini belirten Bayhan, aksi halde ülkenin büyük bir bölgesel savaşın içine çekilebileceğini ifade etti.
“Gerçek güvenlik için NATO’dan çıkılması ve bağımsız bir dış politika ve güvenlik anlayışının izlenmesi gerekmektedir” diyen Bayhan, Türkiye’nin savaş politikalarının değil halkların barış ve güvenlik çıkarlarının yanında yer alması gerektiğini vurguladı.




