
Ressam Turgay Balceli, bu yıl dünyaya 12 kez kapılarını açacak Uluslararası Urla Enginar Festivali’ne eserlerini yetiştirmek için bir yıldır hazırlık yaptığını belirterek şunları söyledi: “Bu sevginin ismi aslında Akantüs’ten Enginar’a uzanıyor. Akantüs, enginarın antik çağdaki adı. Antik Yunan mimarisinde sütun başlarını süslemek için kullanılan bir bitki figürüdür. Antik Yunan, Roma ve Bizans dönemlerinde İyon ve özellikle Korint düzeni sütunlar kullanılırdı. Bu sütunların başlıklarında Akantüs yaprakları yer alırdı. Yani bugün enginar için bitkinin atası diyebiliriz.” Akantüs yapraklarının dikenli olması nedeniyle, o dönemde sütun başlıklarında kullanılmasının bir anlamı da vardı: Yapının kötülüklerden korunacağına inanılırdı. Bu yüzden hem estetik hem de sembolik bir değere sahipti.

Urla’nın Kimliği: Enginar
Balceli, eserlerinde yaşadığı yer olan Urla’yı anlattığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Urla deyince akla ilk gelenlerden biri de enginar. Bu yüzden çalışmalarım genelde enginar temalı. Zaten sergim de enginar festivaline denk geldi, bu da güzel bir bütünlük oluşturdu.” Ressam Turgay Balceli çalışmalarında akrilik tekniği kullandığını belirtti: “Çalışmalarımı akrilik teknikle yapıyorum. Akrilik, su bazlı bir boya olduğu için kullanımı oldukça rahat. Yağlı boya gibi kokmaz, bu yüzden ev ortamında çalışmak daha kolay. Boyaları suyla incelterek kullanıyorum.”

Enginar Üzerinden Urla’yı Anlatmak
“Sonuçta bu eserlerle Urla’yı yansıtmayı amaçlıyorum. Sergiyi gezenler de genelde ‘Burası Urla, şurası Urla’ diyerek bunu hissediyorlar. Yani izleyici de Urla’yı yaşıyor diyebilirim. Bu serginin hikayesi de tam olarak bu: enginar üzerinden Urla’yı anlatmak.”





