Suriye'deki iç savaş dengelerinin altüst olmasının ardından Şam'da ipleri eline alan ve kurulan geçici yönetimin başına "atanan" HTŞ kökenli lider Ebu Muhammed Colani, yeni adıyla Ahmed Şara, Ankara'da üst düzey protokolle ağırlandı. Resmi makamlar görüşmeyi sıradan bir "komşu ülke koordinasyonu" gibi sunmaya çalışsa da, dünün "terör baronu" olarak nitelenen isminin bugün Ankara'da "Cumhurbaşkanı" sıfatıyla ağırlanması, dış politikadaki rüzgarın ne denli hızlı yön değiştirdiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

"Çatışmanın dışında kal"

Görüşmenin ardından İletişim Başkanlığı tarafından yapılan açıklamalarda, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Suriye'nin geleceğine dair sunduğu reçete dikkat çekti.

Açıklamaya göre Erdoğan; Suriye'nin bölgedeki diğer kronik çatışmaların ve gerilimlerin dışında kalmasının, yıkılmış bir ülkenin yeniden ayağa kaldırılabilmesi için "hayati" önemde olduğunu savundu. Ancak yıllardır Suriye'deki askeri ve siyasi denklemin tam merkezinde yer alan Ankara'nın, Şam'daki yeni yönetime "çatışmalardan uzak durun" tavsiyesi vermesi, bölgedeki yeni istikrarsızlık risklerine karşı şimdiden bir mesafe koyma çabası olarak da yorumlandı.

CHP Lideri Özel'den gergin geçen İBB davasına dair açıklama: "Bu davada yargılananlar kazanacak"
CHP Lideri Özel'den gergin geçen İBB davasına dair açıklama: "Bu davada yargılananlar kazanacak"
İçeriği Görüntüle

"Geliştirilecek" iş birliği ve Şam'ın yeni gerçeği

Basına kapalı olarak gerçekleştirilen ve diplomatik sınırları zorlayan kabulde, Ankara ile yeni Şam yönetimi arasındaki ilişkilerin geleceği şu başlıklar üzerinden kamuoyuna servis edildi:

  • Gayretlerin Artırılması Vaadi: Türkiye ile Suriye arasındaki kurumsal iş birliğini geliştirmek adına karşılıklı çabaların artarak süreceği ilan edildi.

  • "Halkın Yanındayız" Söylemi: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Suriye halkının yanında durmaya devam edeceğini yinelerken, bu desteğin Colani (Şara) yönetimi altındaki yeni idari yapıya nasıl teşmil edileceği sorusu ise diplomatik bir belirsizlik olarak masada kaldı.

Ankara'da gerçekleşen bu kabul, Suriye sahnesinde dünün kırmızı çizgilerinin bugün nasıl kolayca silinebildiğini ve diplomasi dilinin reel politik çıkarlar uğruna nasıl yeniden inşa edildiğini bir kez daha tescillemiş oldu.

Muhabir: Ömer Ceylan