Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde bulunan Ahmet Arslan Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen sempozyum, gün boyu süren oturumlar ve atölye çalışmalarıyla tamamlandı. Program, Felsefe Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zerrin Kurtoğlu’nun açılış konuşmasıyla başladı. Akademisyenler, çocuklarla yürütülen felsefe çalışmalarının yalnızca pedagojik bir yöntem olmadığını, aynı zamanda demokratik toplum kültürünün gelişimine katkı sunan önemli bir yaklaşım olduğunu vurguladı.

Moderatörlüğünü Dr. Galipcan Altınkaya’nın yaptığı birinci oturumda Selin Bektaş ve Bekir Aşçı sunum gerçekleştirdi. İkinci oturumun moderatörlüğünü ise Dr. Karun Çekem üstlendi. Doç. Dr. Filiz Karadağ Üçdal ile Ediz Dikmelik, çocuklarla felsefe uygulamalarının geleceği, eğitim alanındaki karşılığı ve alanla ilgili yaklaşımların önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İki oturumdan oluşan sempozyum, gün sonunda yapılan atölye çalışmasıyla sona erdi.

Whatsapp Image 2026 05 12 At 14.46.24 (1)

“Bugün bu salonda Lokman’ın hayalleri var”

Açılış konuşmasına geçtiğimiz yıl yaşamını yitiren eğitimci Lokman Topbaş’ı anarak başlayan Prof. Dr. Zerrin Kurtoğlu, “Bugün burada sadece akademik bir gerekçeyle bulunmuyoruz. Bugün aramızda olmasa da bir öğretmen, bir çocuklar için felsefe eğitmeni ve bir felsefe öğrencisi olan sevgili öğrencimiz Lokman’ın eğitim felsefesine dair hayalleri bu salonda yaşamaya devam ediyor. Tam bir yıl önce kaybettiğimiz Lokman’ın hayalini devralarak bugün bu salona taşıyan arkadaşlarına teşekkür ediyoruz” dedi.

Program kapsamında Lokman Topbaş anısına Caner Günindi tarafından yapılan konuşmada da Topbaş’ın çocuklarla yürüttüğü çalışmalar, öğrenciler üzerindeki etkisi ve eğitim anlayışı anlatıldı.

Whatsapp Image 2026 05 12 At 14.46.24 (2)

Aycem diyette kendi felsefesini yarattı
Aycem diyette kendi felsefesini yarattı
İçeriği Görüntüle

“Çocuk hakları bir özneleşme sürecidir”

Çocuk hakları ile felsefe arasındaki ilişkiye dikkat çeken Prof. Dr. Zerrin Kurtoğlu, çocukların birey olarak kabul edilmesinin önemine vurgu yaptı. Kurtoğlu, “Çocuğu irade, hak ve onur sahibi tam bir özne olarak kavrayan çocuklarla felsefe pratiği, çocuğun kendi insan varoluşunu keşfedeceği ve gerçekleştireceği bir hak pratiğidir aynı zamanda. Kuşkusuz bu kavrayışın kamusal karşılığını yaratmaksızın çocuk haklarının güvence altına alınması mümkün değil. Ancak çocukların kendi değerlerinin farkına varmaları onları özgürlüğü aramaya yöneltecek önemli bir adımdır” ifadelerini kullandı.

Sempozyumda söz alan konuşmacılar da çocukların düşüncelerini özgürce ifade edebildiği alanların artırılması gerektiğini belirterek, eğitim sisteminde eleştirel düşünme becerilerinin geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.

Whatsapp Image 2026 05 12 At 14.46.24 (4)

“Yeni felsefeyi çocuklar üretecek”

Çocuklar için felsefe eğitmeni Selin Bektaş ise çocukların gelecekte yeni düşünce biçimlerinin üreticisi olacağını ifade etti. Bektaş, “Eğer yeni bir felsefe çıkacaksa, yeni bir bakış açısı gelişecekse bunu ortaya koyacak olan çocuklar olacak. Çocukların güçlü bir kavram dünyasıyla düşünmesini sağlayacak olan da çocuklarla felsefe yapan kolaylaştırıcıların emeğidir. İnsan zihni kavramlar ve argümanlarla çalışıyor. Çocuklarla felsefenin temelinde de kavramlar ve argümanlar yer alıyor. Bu nedenle çocukların sorgulayan, düşünen ve tartışan bireyler olarak yetişmesi büyük önem taşıyor” diye konuştu.

Etkinlikte ayrıca çocuklarla felsefe çalışmalarının yalnızca teorik bir alan olmadığı, aynı zamanda çocukların sosyal ilişkilerini güçlendiren, empati kurma becerilerini geliştiren ve farklı düşüncelere saygı duymayı öğreten bir eğitim yaklaşımı olduğu vurgulandı. Akademisyenler, çocuk haklarının korunmasının yalnızca hukuki düzenlemelerle değil, çocukların düşünsel gelişimini destekleyen özgür eğitim ortamlarının oluşturulmasıyla mümkün olabileceğini ifade etti.

Muhabir: Pınar Bayram