İzmir’in atletizm pistlerinde yıllar önce koşmaya başlayan küçük bir kızın önünde bugün dünyanın en büyük pistleri var. Aysel Önder, henüz 21 yaşında olmasına rağmen dünya, Avrupa ve Paralimpik rekorlarını kariyerine sığdırmayı başardı. 24 Haziran 2005’te Hatay’da dünyaya gelen Önder’in yaşamının ve spor kariyerinin şekillendiği kent ise İzmir oldu. İlk ve orta öğrenimini kentte tamamlayan milli sporcu, Karşıyaka Zeki Şairoğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nden mezun oldu. Okulu da bugün eski öğrencisini “dünya rekortmeni” olarak başarı sayfalarında yaşatıyor. Bugün ise yolu yine İzmir’den geçiyor. Önder, kazandığı uluslararası dereceler sayesinde Ege Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü’ne kabul edildi ve sporculuğun yanında geleceğin antrenörü olmak için eğitim hayatını sürdürüyor.

Images-670

Spora bir madalya için başlamadı

Aysel’in hikâyesini yalnızca madalyalarla anlatmak eksik kalıyor. Çocukluk döneminde kendisine dönemin tıbbi terminolojisiyle “hafif mental retardasyon” tanısı konuldu. Uzmanlar, iletişim becerilerinin ve el-ayak-göz koordinasyonunun gelişmesine katkı sağlaması amacıyla ailesine Aysel’i spora yönlendirmelerini önerdi. Bugünün daha güncel ifadeleriyle, zihinsel yetersizliği bulunan bir çocuğun gelişimini desteklemek amacıyla başlayan spor yolculuğu, yıllar içerisinde dünya rekorlarına uzandı. Aysel’in annesi Gülseren Önder de kızlarının başlangıçta sosyal hayata daha fazla katılması amacıyla spora yönlendirildiğini, zamanla ortaya çıkan yeteneğin bambaşka bir yol açtığını anlatıyor. Başlangıçta hedef dünya şampiyonluğu değildi. Ama Aysel çok hızlıydı. Hem de fark edilmemesi mümkün olmayacak kadar.

Aysel-2

Kalbi futboldaydı

Aysel’in ilk tutkusu atletizm değildi, futboldu. Spora 11 yaşlarında futbol oynayarak başlayan genç sporcu, yaklaşık 13 yaşındayken beden eğitimi öğretmeninin dikkatini çekti. Öğretmeni onun süratini fark ederek bir atletizm yarışına götürdü. Aysel hayatındaki ilk atletizm yarışında birinci oldu. Bu yarış ve ardından katıldığı kros organizasyonları, hayatının yönünü değiştirecek isimle tanışmasını sağladı: Atletizm antrenörü Damla Tan. Tan, Aysel’deki yeteneği gördü ve ailesiyle iletişime geçerek atletizme yönelmesini istedi. Ancak ortada küçük bir problem vardı. Aysel futbolu bırakmak istemiyordu. Yaklaşık bir-bir buçuk yıl boyunca futbol ile atletizmi birlikte götürdü. Sonunda profesyonel kariyerini belirleyecek tercihi yaptı ve pistleri seçti. Futbol ise tamamen hayatından çıkmadı; fırsat buldukça kardeşleriyle oynamaya devam ettiğini geçmiş röportajlarında anlattı. Önder o günleri tek cümleyle özetliyordu: “Futbol ile başlayan serüvenim atletizmle devam ediyor.”

Images (7)-15

Damla Tan gördü, dünya gördü

Aysel Önder’in hikâyesinin diğer başrolünde ise yıllardır yanında bulunan Damla Tan var. İlk yarışlarında yeteneğini fark eden Tan ile başlayan birliktelik, Türkiye şampiyonluklarından Avrupa ve dünya rekorlarına kadar uzandı. Antrenör-sporcu ilişkisinin yıllar içinde yalnızca teknik çalışmanın ötesine geçtiği, ikilinin birlikte verdiği röportajlara da yansıdı. Özel sporcuların hazırlanmasında güven, rutin, psikolojik hazırlık ve sporcunun yarış atmosferine uyumunun en az fiziksel hazırlık kadar önem taşıdığına dikkat çekiliyor. Aysel de 2024 Paris öncesindeki çalışmalarını anlatırken haftanın 6 günü, zaman zaman çift antrenman yaptığını ve çalışmalarının yaklaşık 2,5 saate ulaştığını söylemişti. Bir saniye bile çok büyük bir zaman. Bir salise ise bazen bir yıllık emeğin karşılığı. Önder’in sosyal medya ve röportajlara yansıyan hazırlık sürecinde, “16 salise için 365 gün çalışma” ifadesi bu mücadelenin en çarpıcı özetlerinden biri oldu.

67Faf580B41545Febfa2Da0116D06426

Paris’te dünya rekorunu kırdı

Yıllarca İzmir’de dökülen terin dünya sahnesindeki en önemli karşılıklarından biri Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda geldi. Aysel Önder kadınlar 400 metre T20 elemelerinde 54.96 koştu. Kronometre durduğunda ortaya yalnızca bir birincilik çıkmamıştı. Dünya ve Paralimpik Oyunlar rekoru kırılmıştı. Finalde ise 55.23’lük derecesiyle Ukraynalı Yuliia Shuliar’ın yalnızca 0.07 saniye gerisinde kalan Önder, Paralimpik Oyunları’nı gümüş madalyayla tamamladı. O an antrenör Damla Tan için de yılların emeğinin karşılığıydı. Tan, rekorun ardından yaşadığı duyguyu anlatırken “Gözyaşlarıma hakim olamamıştım” sözlerini kullandı. Ama Aysel için 54.96 son nokta değildi.

Kendi dünya rekorunu da geçti

Bir yıl sonra bu kez Hindistan’da piste çıktı. 2025 Dünya Para Atletizm Şampiyonası’nın yapıldığı Yeni Delhi’de 400 metre T20 finaline çıkan Aysel, kendi dünya rekoruyla yarışıyordu. Son 100 metrede yaptığı atak onu bir kez daha tarihe taşıdı. Kronometre 54.51’i gösterdi. Paris’teki 54.96’lık dünya rekorunu 45 salise geliştiren Aysel Önder, hem yeni dünya rekorunun sahibi oldu hem de dünya şampiyonluğunu kazandı. İzmir’de başlayan koşu artık dünyanın zirvesindeydi.

Images (1)-139

2026’da bir rekor daha

Önder’in madalya koleksiyonuna 2026 yılında yenileri eklendi. İspanya’nın Ourense kentinde düzenlenen Virtus Dünya Salon Atletizm Şampiyonası’nda T20 kadınlar 200 metre finalinde piste çıkan milli sporcu, 24.87 saniyelik derecesiyle Avrupa rekoru kırarak dünya şampiyonu oldu. Aynı organizasyonda 60 metrede 7.87 ile dünya ikinciliğini elde eden Aysel, Türkiye’nin kadın 4x200 metre bayrak takımında da altın madalyaya ulaştı. Türkiye Kadın Para Atletizm Milli Takımı organizasyonu takım halinde dünya şampiyonu tamamladı. Henüz 21 yaşında olan bir sporcu için ortaya çıkan tablo dikkat çekici: Paralimpik madalya, dünya şampiyonluğu, dünya rekorları, Avrupa rekorları ve salon şampiyonlukları...

T20 ne anlama geliyor?

Aysel Önder’in mücadele ettiği T20, para atletizmde zihinsel yetersizliği bulunan sporcuların yarıştığı sınıfı ifade ediyor. “T” harfi pist yarışlarını temsil ederken, 20 sınıfı zihinsel yetersizlik kategorisini gösteriyor. Dünya Para Atletizm sınıflandırma sisteminde sporcunun zihinsel yetersizliğinin koşu ve diğer sportif faaliyetler üzerindeki etkisi değerlendirilerek uygunluk belirleniyor. Bu nedenle Aysel’in başarısı yalnızca fiziksel süratinden ibaret değil. Yarış boyunca konsantrasyonu korumak, ritmi sürdürmek, yarış planına bağlı kalmak ve büyük organizasyonların baskısını yönetebilmek de hazırlık sürecinin önemli parçalarını oluşturuyor.

Sancar Baba anısına vefa buluşması
Sancar Baba anısına vefa buluşması
İçeriği Görüntüle

Aysel-2

İzmir'de öğrenci, dünyada rekortmen

Aysel bugün dünyanın farklı ülkelerinde Türkiye adına piste çıkıyor ama hikâyesinin merkezi hâlâ İzmir. Karşıyaka’da okudu, İzmir’de yetişti, burada antrenman yaptı ve dünya rekoru kırdıktan sonra eğitim hayatını Ege Üniversitesi’nde sürdürmeyi tercih etti. Üniversitede aldığı antrenörlük eğitimiyle pistte öğrendiklerini akademik bilgiyle birleştirmek, gelecekte ise kendisi gibi özel sporculara yol göstermek istiyor. Onun hikâyesindeki belki de en önemli mesaj madalyaların renginden önce geliyor. Paris’in ardından kendisi gibi özel gereksinimli çocukların ailelerine seslenen Aysel’in sözleri bunu anlatıyor: “Her zaman çocuklarınızın arkasında durun.” Bir zamanlar gelişimini desteklemek amacıyla spora yönlendirilen, futbolu bırakmak istemediği için iki branşı birden sürdüren İzmirli bir çocuk... Bugün karşısında dünyanın en iyi atletleri var. Ve kronometre her durduğunda artık dünya, Aysel Önder’in zamanını konuşuyor.

Aysel Onderden Dunya Rekoru Xwli

Sıradaki hedef: Los Angeles 2028

Paris’ten gümüşle dönen, ardından dünya şampiyonluğu ve dünya rekorunu alan Aysel’in önündeki en büyük hedef şimdiden belli: Los Angeles 2028 Paralimpik Oyunları. Bu kez istediği madalyanın rengi de belli. Altın. Aysel, Paris sonrasında yaptığı açıklamalarda 2028’de yalnızca Paralimpik şampiyonluğu değil, daha iyi bir dünya rekoru istediğini söyledi. İzmir’in pistlerinde başlayan hikâyenin yeni bölümü şimdi Los Angeles’a doğru koşuyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ