Türkiye, ekranların sevilen ve yetenekli yüzlerinden biri olan genç oyuncu Ece İrtem’den gelen ani ve sarsıcı ölüm haberiyle sarsıldı. Henüz 35 yaşında, kariyerinin en verimli döneminde hayata veda eden başarılı sanatçının vefatı, ailesini, yakın dostlarını ve tüm sanat camiasını derin bir yasa boğdu. Doğum gününü kutladığı günün hemen ertesi sabahında annesiyle birlikte yaşadığı İstanbul'daki dairesinde aniden fenalaşarak yaşamını yitiren İrtem için bugün memleketi Aydın'ın Kuşadası ilçesinde hüzünlü bir cenaze töreni düzenleniyor. Genç yıldızın erken yaşta gelen bu trajik kaybı, magazin ve sanat dünyasında son dönemin en acı olaylarından biri olarak kayıtlara geçti.
Adli Tıp Kurumu'ndaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından babası Vural İrtem tarafından teslim alınan genç oyuncunun naaşı, tören için Kuşadası'na getirildi. Öğle namazı öncesinde tarihi Kervansaray önünden alınan cenaze, dualar eşliğinde Kuşadası Hanım Camii musalla taşına konuldu. Cenaze namazına İrtem'in ailesi, oyuncu arkadaşları ve çok sayıda vatandaşın katılmasıyla gözyaşları sel oldu. Başarılı oyuncunun cenazesi, kılınan namazın ardından Kuşadası Yeniköy Mezarlığı'ndaki aile kabristanında toprağa verilecek.
Başsavcılık şüpheli ölüm üzerine soruşturma başlattı
Ece İrtem'in genç yaşta ve aniden gelen bu gizemli vefatı, adli makamları da derhal harekete geçirdi. Ölümün ardındaki sır perdesini aralamak amacıyla İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hızla resmi bir inceleme ve soruşturma süreci başlatıldı. Olay yerinde yapılan ilk incelemelerde ve polisin evde gerçekleştirdiği aramalarda, başarılı oyuncunun bir süredir düzenli olarak antidepresan tedavisi gördüğü ve buna yönelik reçeteli ilaçlar kullandığı tescillendi.
Soruşturma derinleştikçe, trajik sonun arka planına dair basında ve sosyal medyada çok çarpıcı iddialar gündeme gelmeye başladı. İddialara göre, genç yıldızın vefat ettiği gecenin öncesinde, kullandığı ağır antidepresan ilaçlarla birlikte yüksek oranda alkol tükettiği öne sürüldü. Tıbbi literatürde ölümcül sonuçlar doğurabileceği bilinen bu kombinasyon, davanın seyrini şüpheli ölüm boyutuna taşıdı. Ancak savcılık makamı, kesin ölüm sebebinin yalnızca Adli Tıp Kurumu uzmanları tarafından hazırlanacak olan detaylı otopsi raporu neticesinde kesinleşeceğini, bu aşamadaki tüm iddiaların araştırıldığını bildirdi.
Annesine ait olduğu iddia edilen o ifade yalanlandı
Medyada geniş yankı uyandıran bir diğer gelişme ise, Ece İrtem'in annesi Nuriye İrtem'e ait olduğu ileri sürülen emniyet ifadesi oldu. Sosyal medyaya düşen iddialara göre anne İrtem’in, kızının doğum gününü kutlamak için sokaktaki bir mekana gittiklerini, eve döndükten sonra alkollü olan kızına antidepresan ilacını içirip yatağına yatırdığını ve sabah odasına girdiğinde ağzından sıvı geldiğini gördüğünü söylediği iddia edilmişti. Ancak bu iddialara ailenin avukatından jet hızıyla yalanlama geldi.
Ece İrtem'in avukatı Uğur Gökkoyun, kamuoyunda bilgi kirliliği yaratıldığını belirterek basına şu açıklamayı yaptı:
"Müvekkilim Ece İrtem'in vefatı sonrasında, soruşturma makamlarınca annesinin ifadesinin alındığı beyan edilerek bu ifadeye atfen bazı gerçek dışı yorumlarda bulunulmaktadır. Müvekkilimin annesi, biricik kızını kaybettiği o ilk andan itibaren ağır bir sinir krizi ve şok geçirdiğinden dolayı derhal tıbbi gözetim altına alınmıştır. Sağlık durumu elvermediği için henüz resmi bir ifadesi dahi alınamamıştır. Bu tür asılsız iddialara itibar edilmemesini rica ediyoruz."
Son görüntülerindeki halsizliğin nedeni Tayland seyahati çıktı
Ünlü oyuncunun hayatını kaybetmeden saatler önce apartman girişinde ve sokakta kaydedilen, ATV Ana Haber'in ulaştığı son güvenlik kamerası görüntüleri de ailenin hukuk temsilcisi aracılığıyla netliğe kavuşturuldu. Görüntülerde oldukça bitkin, yorgun ve halsiz bir şekilde yürüdüğü görülen Ece İrtem'in bu durumunun uyuşturucu ya da alkolden kaynaklanmadığı belirtildi.
Avukat Gökkoyun'un aktardığı aile içi bilgilere göre; genç oyuncu vefattan birkaç gün önce uzun bir Tayland seyahatinden dönmüştü. Seyahat esnasında midesini ciddi şekilde üşüten İrtem, ölümünün gerçekleştiği gün annesiyle Moda sahilinde kısa bir yürüyüşe çıkmış, bir kafede iki şişe soda içerek şiddetli mide ağrısını ve kramplarını dindirmeye çalışmıştı. Rahatsızlığı o kadar yoğundu ki, arkadaşlarının kendisi için hazırladığı sürpriz doğum günü partisine dahi gitmeyi reddederek evinde dinlenmek istemişti. Kamera kayıtlarına yansıyan o yorgun adımların, aslında gizli bir tıbbi krizin veya şiddetli mide kramplarının habercisi olduğu anlaşıldı.
İlk teşhis kalp krizi yönünde oldu
Soruşturma tüm hızıyla çok yönlü olarak devam ederken, ailenin avukatı Uğur Gökkoyun tarafından yapılan ilk kurumsal açıklamada, ölümün doğal nedenlerden kaynaklanmış olma ihtimali üzerinde duruldu. Gökkoyun, müvekkilinin evinde annesinin yanında olduğu sırada aniden fenalaştığını ve ilk klinik bulguların genç yaşta yaşanan bir kalp krizine işaret ettiğini belirtti.
Kesin ölüm raporunun çıkmasıyla birlikte tüm karanlık noktaların aydınlanacağını ifade eden usta hukukçu, "İlk belirlemelere göre değerli müvekkilimizin kalp krizinden dolayı vefat ettiğini düşünmekteyiz. Ancak adli süreç devam ediyor. Adli Tıp Kurumu'ndan gelecek olan kesin otopsi raporu elimize ulaştığında kamuoyuna en şeffaf şekilde bilgi aktarımı sağlayacağız. Türk sinemasının ve ailesinin başı sağ olsun" diyerek sözlerini noktaladı. Doğum gününden hemen bir gün sonra gelen bu zamansız ölüm, magazin dünyasında derin bir iz bıraktı.




