Tunceli’de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun akıbetine dair yürütülen soruşturma, tarihin en kapsamlı cinayet soruşturması operasyonlarından birine dönüştü. Aralarında dönemin en üst düzey mülki amiri ve emniyet mensuplarının da bulunduğu 12 kişinin tutuklanmasıyla sarsılan dosyada, ulaşılan son görsel kanıtlar adaletin kapısını iyice araladı. Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in, ifadesindeki iddiaların aksine koruma kılığında silahlı görüntüleri ortaya çıktı.

"Silahım yok" savunması çöktü
Soruşturma kapsamında tutuklanan şüphelilerden Mustafa Türkay Sonel, savcılık ifadesinde herhangi bir ateşli silahı bulunmadığını ve olayla ilgisi olmadığını öne sürmüştü. Ancak dosya kapsamına giren yeni bir fotoğraf, bu savunmayı temelinden sarstı. Söz konusu görselde, şüphelinin babasının valilik yaptığı dönemde bir kuruma gerçekleştirilen resmi ziyaret sırasında koruma kıyafeti giydiği ve üzerinde açıkça görülebilen bir silah taşıdığı saptandı. Bu gelişme, şüphelinin olay dönemindeki hareket alanı ve yetkileri konusundaki soru işaretlerini artırdı.
6 yıl sonra gelen büyük operasyon ve tutuklamalar
Gülistan Doku’nun kaybolmasının ardından geçen 6 yıllık süreçte dosya, basit bir kayıp vakasından "kasten öldürme" ve "cinsel saldırı" gibi ağır suçları içeren devasa bir klasöre dönüştü. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın titizlikle yürüttüğü süreçte, aralarında eski valinin de bulunduğu 15 kişi gözaltına alınmış, bunlardan 12’si demir parmaklıklar ardına gönderilmişti. Tutuklananlar arasında Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, onun annesi ve eski polis üvey babası Engin Yücer ile hastane kayıtlarını sildiği öne sürülen dönemin başhekimi gibi kritik isimler yer alıyor.

Delillerin nasıl karartıldığı tek tek tespit ediliyor
Soruşturmanın en dikkat çekici yönlerinden biri de kamu görevlilerinin "suç delillerini gizleme ve yok etme" suçlamasıyla karşı karşıya kalması oldu. Gülistan Doku’nun SIM kart verilerini sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok ve üniversitenin güvenlik kamera kayıtlarından sorumlu olan ancak adli kontrolle serbest bırakılan isimler, dijital verilerin nasıl manipüle edildiğini ortaya koyuyor. Başsavcılık; "bilişim sistemine hukuka aykırı girmek", "suçluyu kayırma" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" gibi suçlamalarla dosyadaki hiyerarşik bağı çözmeye çalışıyor.
Toplumun vicdan borcu ve hukuki süreç
Gülistan Doku’nun ailesinin Diyarbakır’dan Tunceli’ye uzanan sabırlı bekleyişi, bugün yargının kararlı adımlarıyla birleşmiş durumda. Dönemin valisi Tuncay Sonel ve koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun da tutuklular arasında olması, devlet içindeki nüfuzun soruşturmayı engellemek için kullanılıp kullanılmadığı sorusunu gündemin merkezine taşıdı. Mahkeme süreci, ortaya çıkan her yeni fotoğraf ve belge ile birlikte, genç bir kadının yaşamına mal olan bu karanlık ittifakın şifrelerini çözmeye devam ediyor. Tunceli halkı ve tüm Türkiye, adaletin tecelli edeceği o son kararı bekliyor.




