Basın Yayın İletişim ve Posta Emekçileri Sendikası (Haber-Sen) 2 No'lu Şube Başkanı Yaşar Polat, muhabirimiz İsmail Arı’nın tutuklanmasına tepki gösterdi. Haber-Sen 2 No'lu Şube Başkanı Yaşar Polat, İsmail Arı, Alican Uludağ, Merdan Yanardağ ve tüm tutuklu gazeteciler için özgürlük çağrısı yaparken basına yönelik baskı ve cezalara tepki gösterdi. "Bu ülkede gerçeği yazan gazetecilerin tutuklanması artık istisnai bir durum değil; doğrudan doğruya örgütlü ve sistematik bir baskı düzeninin parçası haline gelmiştir. İktidarın hoşuna gitmeyen her söz, her haber, her gerçek; ya sansürlenmekte ya da susturulmak istenmektedir" diyen Polat, şunları kaydetti:

Haber Sen Den Ismail Ari Ve Tutuklu Gazeteciler Icin Sert Tepki Gercegi Hapsedemezsiniz

"BU SUSKUNLUK ZORBALIKTIR: GAZETECİLERİ ESİR ALAMAYACAKSINIZ!

İşte Ufuk Özkan'ın son hali
İşte Ufuk Özkan'ın son hali
İçeriği Görüntüle

Bu ülkede gerçeği yazan gazetecilerin tutuklanması artık istisnai bir durum değil; doğrudan doğruya örgütlü ve sistematik bir baskı düzeninin parçası haline gelmiştir. İktidarın hoşuna gitmeyen her söz, her haber, her gerçek; ya sansürlenmekte ya da susturulmak istenmektedir. Kaleminden başka hiçbir gücü olmayan gazetecilere yönelen bu saldırılar, yalnızca basın özgürlüğüne değil, halkın haber alma hakkına, demokrasinin en temel ilkelerine yapılmış açık bir müdahaledir. İsmail Arı, Alican Uludağ ve Merdan Yanardağ başta olmak üzere; kalemini satmayan, biat etmeyen, güce boyun eğmeyen, hakikatin izini süren gazeteciler bugün özgürlüklerinden mahrum bırakılmıştır. Onları susturabileceğini sananlar büyük bir yanılgı içindedir. Çünkü demir parmaklıklar yalnızca bedenleri hapsedebilir; düşünceleri, hakikati ve halkın vicdanını asla!

Bugün yaşananlar sıradan değildir.

Bugün yaşananlar bir gözdağıdır.

Bugün yaşananlar açık bir sindirme ve teslim alma politikasıdır.

Bugün yaşananlar, gerçeği karanlığa gömme çabasının en çıplak halidir.

Ama nafile…

Çünkü gerçek; baskıyla, tehditle, tutuklamayla yok edilemez. Gerçek er ya da geç ortaya çıkar. Tarih bunun sayısız örneğiyle doludur. Bugün susturulmak istenen her gazeteci, yarının daha güçlü, daha kararlı ve daha gür çıkan sesi olacaktır.

Bu ülkede sorun gazeteciler değildir!

Sorun; gerçeklerden korkan, eleştiriden rahatsız olan, hesap vermekten kaçan anlayıştır.

Gazetecilik suç değildir!

Suç olan; yolsuzlukları gizlemek, hukuksuzlukları örtmek, adaleti eğip bükmek ve halkın gerçekleri öğrenmesini engellemektir.

Basını susturarak toplumu susturabileceğini sananlar şunu iyi bilmelidir:

Gerçeği hapsedemezsiniz!

Halkın vicdanını zincire vuramazsınız!

Korku düzeni kurarak adaleti ortadan kaldıramazsınız!

Bugün cezaevlerinde tutulan gazeteciler yalnız değildir. Onların kalemleri dışarıda milyonların sesi olmaya devam etmektedir. Her susturulmak istenen gazeteci, aslında daha büyük bir direncin ve daha güçlü bir hakikat mücadelesinin doğmasına neden olmaktadır.

Unutulmasın:

Bugün zindanlara atılan gazeteciler yarın özgürlüklerine kavuşacaktır…

Ve çıktıklarında; üzeri örtülmek istenen her gerçeği, bastırılmak istenen her sesi, daha gür bir şekilde haykıracaklardır!

Ne baskı…

Ne tehdit…

Ne gözaltılar…

Ne tutuklamalar…

Hiçbiri gerçeği yok edemez!

Bizler; kalemini satmayanların, gerçeğin peşinden gidenlerin, halk için yazanların yanındayız.

Bizler; susmayanların, boyun eğmeyenlerin, direnenlerin yanındayız.

Kalem susmaz!

Gerçek asla teslim olmaz!

Özgür basın susturulamaz!

Yaşar Polat

Haber-Sen 2 No'lu Şube Başkanı"

Kaynak: AJANSLAR