Ankara’da sosyal politikaların şekillendiği koridorlarda, dikkat çekmeden ama derin izler bırakan bir isim var. Doğuştan görme engelli Dr. Fatih Ümit Çetin, bir yılı aşkın süredir Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın danışmanlığını yürütüyor. Akademik başarılarla örülü yaşam öyküsünü kamu politikalarına taşıyan Çetin, engellilerin eğitimden istihdama, gündelik hayattan karar alma mekanizmalarına kadar her alanda daha güçlü var olabilmesi için çalışıyor.

Eğitimde engelleri aşan bir başarı hikayesi

Fatih Ümit Çetin, Antalya’nın Konyaaltı ilçesinde dünyaya geldi. Doğuştan yüzde 90 oranında görme engelli olan Çetin, ilk ve orta öğrenimini yaşadığı ilçede tamamladı. Eğitim hayatı boyunca gösterdiği üstün başarı, 2008 yılında girdiği Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda Türkiye genelinde 23’üncü olmasıyla somutlaştı. Bu derecenin ardından Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nde (TOBB ETÜ) lisans eğitimine başlayan Çetin, üniversiteyi bölüm birincisi olarak bitirdi. Akademik yolculuğunu Koç Üniversitesi’nde sürdürerek uluslararası ilişkiler alanında yüksek lisansını da birincilikle tamamladı. Doktora çalışmaları için Amerika Birleşik Devletleri’ne giden Çetin, The University of Massachusetts’te siyaset teorisi ve karşılaştırmalı siyaset alanlarında doktorasını tamamladı. Yurt dışındaki akademik çalışmalarının ardından yaklaşık bir yıl önce Türkiye’ye dönen Dr. Çetin, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın davetiyle bakanlık danışmanı olarak göreve başladı. Bu süreçte özellikle engelli istihdam modellerinin geliştirilmesi, engellilerin eğitimden gündelik yaşama, ev düzeninden ekonomik hayata kadar her alanda daha kapsayıcı ve erişilebilir biçimde yer alabilmesi için çalışmalar yürüttü. Aynı zamanda Aile Enstitüsü faaliyetlerine katkı sundu, Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Eylem Planı’nın hazırlanmasında görev aldı. Çetin, çocuklarda dijital medya bağımlılığı ile suça sürüklenen çocuklar konularında yürütülen araştırmalarda da aktif rol üstlendi.

Beyaz Baston Görme Engelliler Haftası kapsamında sosyal medya hesabından paylaşım yapan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Dr. Fatih Ümit Çetin’in eğitim ve akademide engelli bireylerin neler başarabileceğinin güçlü bir örneği olduğunu vurguladı. Göktaş, Çetin’in TOBB ETÜ ve Koç Üniversitesi’ndeki birinciliklerle dolu eğitim hayatına, ABD’deki akademik çalışmalarına ve verdiği derslere dikkat çekerek, bugün bu birikimini bakanlığın sosyal politikalarına yansıttığını ifade etti. Özverili çalışmalarından dolayı kendisine teşekkür eden Göktaş, başarılarının artarak sürmesi temennisinde bulundu.

K E N D I S I G I B I E N G E L L I L E R I N B A K A N L I K T A K I D 1109188 329259

Bakan Göktaş: Fatih hepimiz için gurur kaynağı

'7-10 Ocak Beyaz Baston Görme Engelliler Haftası'nda Fatih Ümit Çetin'le ilgili sosyal medya hesabından açıklama yapan Bakan Göktaş, "Dr. Fatih Ümit Çetin, görme engelli bireylerin eğitimde, akademide ve hayatın her alanında ne kadar güçlü şekilde var olabildiğini gösteren en güzel örneklerden biri. Türkiye 23'üncüsü olarak girdiği TOBB ETÜ'de lisans eğitimini birincilikle tamamlayan Fatih, yüksek lisans eğitimini de Koç Üniversitesi'nde yine birincilikle tamamladı. Doktorasını ise The University of Massachusetts'te yapan Fatih'in Amerika'da verdiği dersler ve akademik çalışmaları hepimiz için gurur kaynağı. Bugün ise sahip olduğu bilgi birikimini danışmanım olarak bir seneyi aşkın bir süredir Bakanlığımızın sosyal politikalarına yansıtarak çalışmalarımıza katkı sunuyor. Özverili çalışmaları için kendisine teşekkür ediyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum. Bu vesileyle Beyaz Baston Görme Engelliler Haftası'nı tekrar kutluyorum" ifadelerini kullandı.

K E N D I S I G I B I E N G E L L I L E R I N B A K A N L I K T A K I D 1109192 329259

Dr. Fatih Ümit Çetin: Sosyal Politikalar Geliştirmek Amacıyla Davet Edildim

Dr. Çetin, ABD'deki eğitimini geçen yıl tamamladığını ve Türkiye'ye döndüğünde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın davetiyle danışmanı olarak çalışmaya başladığını ifade ederek, "Bu davet benim için bir görevden ziyade çok önemli bir sorumluluktu. Akademik birikimim, yurt dışı yaşam tecrübem ve ben de kırılgan grupların bir parçası olduğum için hem içeriden hem de akademik çalışmalarımdan gelen bir bilgim vardı. Akademik çalışmalarımda, farklı toplumların dezavantajlı grupları nasıl görünür ya da görünmez kıldığını, nasıl dışladığını ya da kapsadığını inceledim. Bu birikimlerimi sürdürülebilir, kapsayıcı, insan onuruna ve adalet temelinde tasarlanmış sosyal politikalar geliştirmek amacıyla kullanmam için davet edildim ve son bir yıldır Bakanlık bünyesinde hizmet veriyorum. Benim ablam da doğuştan görme engelliydi. O, pek çok sorunla benden önce karşılaştı ve ben onun geliştirdiği çözüm yollarını takip ederek ilerledim. 2004 yılında ablam Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni 1’incilikle bitirdi. Hakim olmak istiyordu ancak o dönemdeki mevzuat buna izin vermiyordu. Bu durum hem onun hem de ailemiz için ciddi bir hayal kırıklığı oldu ve benim için önemli bir farkındalık anıydı. O zamana kadar zorlukların çalışarak ve başarılı olarak aşılabileceğine inanıyordum. Bu olay, sistemsel engellerin bireysel çabayla her zaman aşılamadığını görmemi sağladı" diye konuştu.

K E N D I S I G I B I E N G E L L I L E R I N B A K A N L I K T A K I D 1109190 329259

'Engellilere Yaklaşım, Eşit Yurttaşlık Temelinde Olmalı'

Amerika'daki doktora sürecine de değinen Dr. Fatih Ümit Çetin, "Oradaki üniversite benim için proaktif adımlar attı. Bağımsız hareket uzmanı görevlendirildi, ders verme sürecinde hangi ek imkanlara ihtiyaç duyduğum soruldu ve kurumsal olarak destek sağlandı. Bu destekler sayesinde ders verdim ve doktora sürecim sonunda en iyi ders veren akademisyenler arasında gösterildim. Toplumda görme engelli bireylere yönelik yaygın bir çocuksulaştırma ve sürekli yardıma muhtaç görme eğilimi var. Günlük hayatta restoranda ya da bankada doğrudan bana değil yanımdaki kişiye hitap edilmesi bunun bir yansıması. Bu ön yargıların aşılabilmesi için engelli bireylerin akademide, medyada, bürokraside, siyasette ve özel sektörde aktif roller üstlenebilmesine imkan tanınması gerekiyor. Engelli bireyler de hata yapabilir, başarısız olabilir ama aynı zamanda başarılı da olabilir ve katkı sunabilir. Yaklaşımın merhamet temelli değil, eşit yurttaşlık ve güçlü kurumsal altyapı temelinde olması gerektiğine inanıyorum" ifadelerini kullandı.K E N D I S I G I B I E N G E L L I L E R I N B A K A N L I K T A K I D 1109186 329259

CHP’li Karabat: Emeklilik artık hayatta kalma mücadelesi
CHP’li Karabat: Emeklilik artık hayatta kalma mücadelesi
İçeriği Görüntüle

'Benim Kitaplarımı Annem-Babam Okudu'

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nda danışman olmanın kendisi için büyük bir onur ve mutluluk kaynağı olduğunu ifade eden Dr. Çetin, "Görme engelli bir birey olarak kırılgan bir grubun parçasıyım ve bu grubun yaşadıklarını yakından biliyorum. Sayın Bakanımızın sosyal medyada yaptığı paylaşım benim için sürpriz oldu ve çok gurur vericiydi. Bu, benden gelen bir talep değildi. Ancak Sayın Bakanımızın hem kişisel hem de profesyonel desteğini her zaman hissettim. Çalışmalarıma ve fikirlerime değer verdiğini bilmek beni çok mutlu ediyor. Ben, engelli bir çocuk sahibi olmanın nasıl bir duygu olduğunu bilmiyorum ama ailemin bu süreçte gösterdiği fedakarlıkları çok iyi biliyorum. Ailem alt-orta gelir grubundaydı ve büyük fedakarlıklarla eğitimimizi her şeyin önünde tuttu. Annem de babam da ilkokul mezunu olmasına rağmen bizim kitaplarımızı okudular, bizimle yakından ilgilendiler ve eğitimin engelleri aşmanın en önemli yolu olduğuna bizi inandırdılar. Bu konuda aşırı fedakarlardı. Benim ablam üniversite okurken, babam günde iki üç sayfa kitabı kasete kaydedip ablama gönderiyordu. Benim akademik kitaplarımı yine çoğu zaman babam ya da annem okudu. Bu nedenle ailelerin daha bilinçli ve proaktif olması gerektiğine inanıyorum. Engellilik, yetersizlik üzerinden tanımlanmamalı; duyusal sınırlılıklar, farklı yeteneklerle telafi edilebilir. Görme engelli bireyler güçlü hafızaya, sözel yeteneklere veya soyut düşünme becerilerine sahip olabilir. Önemli olan, engelli bireyleri yardıma muhtaç değil; karar alabilen, üretebilen ve başarılı olabilen bireyler olarak konumlandırabilmektir. Bu yaklaşım hem vatandaşlar hem politika yapıcılar hem işverenler hem de akademisyenler için geçerlidir" dedi.

Kaynak: DHA