İstanbul 40'ıncı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yürütülen ve siyaset ile yerel yönetim dünyasını sarsan İBB davasında kritik bir dönemece girildi. Toplamda 407 kişinin sanık kürsüsünde yer aldığı ve 9 Mart tarihinde başlayan devasa yargılama süreci, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun tam karşısında özel olarak hazırlanan geniş kapasiteli duruşma salonunda tüm hızıyla devam ediyor. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran ve çok sayıda iddiayı barındıran yolsuzluk soruşturması kapsamında gerçekleştirilen bugünkü oturumda, iddia makamı mahkeme heyetine kapsamlı mütalaasını sundu. Savcının açıkladığı mütalaa, hem içerdiği detaylar hem de ceza talepleri bakımından yargılamanın seyrine dair önemli ipuçları veriyor.
Tahliye talep edilen isimler ve tutukluluk halleri
Duruşmanın en çok dikkat çeken anlarından biri, savcının tutuklu sanıkların durumuna ilişkin yaptığı değerlendirmeydi. Mevcut durumda dosyada 107 kişi tutuklu olarak yargılanırken, iddia makamı bu isimlerden yedisinin dosyaya sundukları delil durumları ve hukuki statülerini göz önüne alarak tahliye edilmelerini talep etti. Savcılık, geri kalan sanıkların ise tutukluluk hallerinin devamı yönünde görüş bildirdi. Hakkında özgürlük yolu açılan o yedi ismin profilleri ise davanın ne kadar geniş bir yelpazeye yayıldığını gösteriyor.
Mahkemeye sunulan listede Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat’ın şoförü olarak görev yapan Sırrı Küçük ile Ağaç A.Ş. bünyesinde Satın Alma Şefi olarak çalışan Fatih Yağcı bulunuyor. Bunun yanı sıra işadamı Evren Şirolu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nın özel kalem müdürü Kadriye Kasapoğlu, İSPER A.Ş. çalışanı Davut Bildik, işadamı Ali Üner ve taşımacılık sektörüyle uğraşan Ebubekir Akın da savcının serbest bırakılmaları yönünde mütalaa verdiği isimler arasında sıralandı.
İmamoğlu cephesinde ağır suçlamalar ve binlerce yıllık talep
İddianamenin en çarpıcı bölümünü hiç şüphesiz İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında yöneltilen suçlamalar ve mahkemeden talep edilen dudak uçuklatıcı cezalar oluşturuyor. Dosyada yer alan yedi tepe isimden biri olarak 'suç örgütü yöneticisi' sıfatıyla suçlanan belediye başkanı için savcılık makamı, eşine ender rastlanır bir yaptırım öngörüyor. İmamoğlu'na yöneltilen 'suç örgütü kurmak ve lideri olmak' suçlaması kapsamında toplamda 849 yıldan başlayıp 2 bin 430 yıl altı aya kadar uzanan tarihi bir hapis cezası talep ediliyor.
Söz konusu devasa ceza talebinin ardında ise oldukça kabarık bir suçlamalar silsilesi yatıyor. İddianamede belediye başkanına; kişisel verilerin kaydedilmesi, bu verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme ve yayma, yargı sürecini etkileyecek şekilde suç delilerini gizleme, haberleşmenin gizliliğini ihlal ederek engelleme ve kamu malına zarar verme gibi eylemler atfediliyor. Sadece bunlarla sınırlı kalmayan listede rüşvet, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, irtikap, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ile suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama gibi ciddi mali suçlar da bulunuyor. Ayrıca ihaleye fesat karıştırma, çevrenin kasten kirletilmesi ve Vergi Usul Kanunu, Orman Kanunu ile Maden Kanunu’na muhalefet etmek de listedeki diğer ağır ithamlar olarak göze çarpıyor.
Kurmay kadro için hazırlanan kabarık ceza faturası
Davanın sadece bir numaralı ismine değil, onun yakın çalışma ekibinde yer alan diğer bürokrat ve yöneticilere de oldukça sert cezalar öngörülüyor. Bu bağlamda İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, iddianamenin en çok suçlama yöneltilen isimlerinden biri olarak öne çıkıyor. Savcı, Keleş hakkında 556 yıl sekiz aydan başlayarak 1542 yıl sekiz aya kadar varan bir ceza istiyor. Keleş'in dosyasında tam 48 kez rüşvet eylemine karışmak, 55 ayrı ihaleye fesat karıştırmak ve 39 kez kamu kurum ile kuruluşlarının zararına dolandırıcılık yapmak gibi zincirleme suçlamalar mevcut. Suç gelirlerini aklama eylemini sekiz kez gerçekleştirdiği iddia edilen kulüp başkanı, aynı zamanda çeşitli kanunlara muhalefet ve delil karartma ile de itham ediliyor.
Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun da davanın ağır ceza tehdidi altındaki figürlerinden biri konumunda. İletişim ve medya süreçlerini yöneten Ongun için savcılık, 287 yıl altı aydan 779 yıl altı aya kadar hapis talep etti. Yöneticinin dosyasında 53 kez ihaleye fesat karıştırmak, 33 kez dolandırıcılık, rüşvet ve halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak gibi oldukça ciddi iddialar yer alıyor. Öte yandan, İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız ise dava kapsamında farklı bir hukuki statüde bulunuyor. Kendisi için 86 yıldan 251 yıla kadar hapis cezası istenmesine rağmen, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmayı tercih eden Yıldız'ın daha önceki celselerde tahliyesine karar verilmişti.





