İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 107’si tutuklu 407 sanık duruşmanın dördüncü haftasında hakim karşısına çıktı. Bugün başlayan 12’nci duruşma sanıkların savunmalarının ardından sona erdi. Duruşma yarın sanık savunmalarının alınması ile devam edecek.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

DURUŞMALARDA DÖRDÜNCÜ HAFTA

İlk duruşma 9 Mart Pazartesi günü görüldü. Davanın ilk duruşmasından bugüne kadar 15 kişinin savunması alındı. Cuma günü duruşma görülmezken duruşmalara haftanın 4 günü devam edilecek.

SAAT 22.00’YE KADAR DEVAM EDECEK

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’de bulunan Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi'ndeki binada görülecek 12’nci celsede, sanıkların savunmalarının alınmasına devam ediliyor. Diğer yandan Mahkeme başkanı saat 22.00’ye kadar duruşmaların devam edebileceğini belirtti.

İKİ DAVANIN DURUŞMASI DA AYNI GÜN

Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı 'Bilirkişi' davasında duruşma 30 Mart Pazartesi gününe ertelenmişti. Silivri’de İmamoğlu’nun sanık olarak yargılandığı iki duruşma da aynı anda görülüyor. Ekrem İmamoğlu'nun 'Bilirkişi' davasının duruşmasına katılması bekleniyor.

SAVCI, AVŞAR’A SORULAR YÖNELTTİ

Duruşma savcısı, Ceyhun Avşar'a Ertan Yıldız ve Adem Soytekin'in raylı sistem ihaleleri ile ilgili beyanları olduğu söyleyerek, bu kişilerin ‘Bir metro ihalesinde en başından hangi firma için, hangi fiyat teklifinin konuşulduğu, bu ihaleden Fatih Keleş ile Ekrem İmamoğlu'nun yüzde 7 pay alacağına’ yönelik beyanlarını sordu. Avşar ise soruya, "Adem Soytekin'in adını 19 Mart 2025'ten sonra duydum. 3 milyar liralık işi bizden iş bilmeyen biri alamaz’ cevabını verdi. Savcının ‘İhaleden önce belge sunulmuş. Bir kurum ihaleye çıkıyor. Bunun belgesi savcılığa sunulmuş. Dosyaya evrak girmiş. İhaleden önce bir şahıs gelip ihbarda bulunuyor. Birden fazla kişinin ihalenin fesatı ile ilgili beyanları var. Mesajlaşmaları var’ ifadeleri üzerine Ceyhun Avşar, ‘Bu dilekçe kimsenin itibar etmediği bir dilekçe’ dedi. Avşar'ın avukatı bu esnada ‘Soruya itirazım var, bu yönlendirmedir" dedi.

‘MESAJLAŞMANIN İHALEYLE ALAKASI YOK’

Savcı ise devamında ‘Eylemler hakkında belli başlı beyanlar var. Kirazlı- Halkalı- Üniversite Metrosu yapım işine ilişkin Avrupa Yakası Raylı Sistemler Şube Müdürü olan Ahmet Önal ile mesajlaşmalarınız var. Bu mesajlarda, ‘İhaleyi alan firmadan yüzde 10 alacağız, çok şeffafız, Fatih abi bundan yüzde beş alsa yeter on fazla olur’ şeklinde. Bu yüzde 5-10 isteme söz konusu mu?’ diye sordu. Avşar, "Biz emniyet ifademizde de açıklama yaptık. Burada bu mesajın atıldığı tarih 13 Mart 2024'tür. İhale, 26 Eylül 2024 tarihli. 6 ay sonra ilişkilendirmeye çalışılan bir ifade bu. Ortada ihale yokken bu konuşma yapıyor. Fatih Gültekin 15 yıldır beraber çalıştığımız biri. Bu şahıs Metro İstanbul'da çalışan bir yöneticidir. İBB iştiraki Metro İstanbul A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Fatih Gültekin'dir. Fatih Gültekin işletmenin dışındaki iş geliştiren kişidir. Fatih Gültekin iş hacmini yüzde 5-10'a çıkarmak istiyor. Bizden sürekli ‘ben bu ihaleden elimdeki işin paketini arttırmak istiyorum, iş hacmini arttırmak istiyorum mühendislik yapmak istiyorum' diyor. Bizi sürekli bunaltıyor. Aramızda şakalaşıyoruz. İşinde çok tecrübeli bir insan. Bu mesajlaşmanın olayla ilgili ihaleyle alakası yok" dedi.

‘AZİZ İHSAN AKTAŞ’I TANIMIYORUM’

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü’ dosyasında da sanık olan iş insanı Ebubekir Akın savunmasında, "Yaklaşık 1 yıldır tutukluyum. Neden dolayı tutuklu olduğumu bilmeden, aylarca cezaevinde tutuldum. Aylar sonra iddianameyi öğrendiğim kadarıyla suçlama ve tutuklama sebebim HTS kayıtlarıymış. Hakkımda yapılan suçlama, Aziz İhsan Aktaş'ın belediyeden hak edişleri zamanında alması için rüşvet verdiği kişiye rüşvete aracılık ettiğim iddiasıdır. konu olan belediyeyle çalışmaktayım ve kendi hak edişlerimi gününde alamayan biriyim. alacaklarımızı zamanında alamadığımız için kontak kapatma eylemine kadar gitmiş bir insanım. Kendi hak edişlerini zamanında alamayan bir insanken, bir başkasının alması için rüşvete aracılık yapmam ne kadar akla yatıyor? Aziz İhsan Aktaş'ın alınan beyanlarında; 2 Aralık 2020 tarihinde Esenyurt Hoşdere mevkisindeki akaryakıt istasyonunda Ebubekir Akın'a teslimat yapıldığına ilişkin yürütülen teknik çalışmalarda, şüpheliyle belirtilen bölgede ortak baz sinyalimin bulunduğunu söylüyor. 2020 senesinden bahsediyor ama ben bu konuya biraz açıklık getirmek istiyorum. Bahsi geçen Esenyurt Hoşdere bölgesi, maalesef 2015 yılından beri benim ticaret yaptığım iş saham olan bir bölgedir. Peki, ben bu bölgede ne iş yapıyorum? bu bölgede bizim özel halk otobüslerimizin ve şahsi binek araçlarımızın yakıt aldığı benzin istasyonu bulunan bir şirketle 2011-2012 yılından beri sözleşmem var. Bu sözleşmeli şirkete 2011 ve 2012 yılından beri sürekli gidip gelmekteyim. Bu şirketle taşıt tanıma sistemimiz ve sözleşmemiz bulunuyor. Her hak ediş dönemimizde de aldığımız yakıtın ücretlerini ödemeye gidiyoruz. Aziz İhsan Aktaş’ın da bahsettiği üzere, 2 Aralık 2020 tarihinde baz sinyalimin olduğu belirtilmiş; bu tarih zaten benim rutin ödeme yaptığım tarihlerle birebir örtüşmektedir. Ben, Aziz İhsan Aktaş'ı tanımıyorum Kendisiyle hiçbir araya gelmedim, herhangi bir ticaretim olmadı. Suçlamayı kabul etmiyorum" dedi.

İBRAHİM BÜLBÜLLÜ İLE HTS KAYITLARI SORULDU

Mahkeme Başkanı Akın’a İbrahim Bülbüllü ile ilişkisini sordu. Akın ise , "İbrahim Bülbüllü ile tanışıklığım var. 2012 yılından beri İbrahim Bülbüllü’yü tanırım. Aynı ilçede, aynı mahallede otururuz. Herhangi bir ticaretim yok. HTS kayıtlarıyla ilgili, kendi işimle alakalı, İbrahim Bülbüllü ile destek almak için Florya’daki başkanlık konutunda birçok kere görüşmüştüm. Doğrudur" dedi.

‘MUSTAFA MUTLU BANA HERKESİ YAKACAĞIM DEDİ’

İzmir’de Yurt Müdürü Görevden Alındı!
İzmir’de Yurt Müdürü Görevden Alındı!
İçeriği Görüntüle

İSFALT Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Karataş savunmasında, "Bu dava sürecinin nasıl başladığından da biraz bahsetmek isterim. 18 Eylül 2025 tarihinde gece yarısı infaz memuru koğuşuma gelerek hazır olmam gerektiğini ve Çağlayan Adliyesi’ne gideceğimin haberini verdi. Sabah sevk aracı ile Çağlayan Adliyesi’ne giderken Mustafa Mutlu da yanımdaydı, hatta yan yana oturduk. Benden daha önce aynı savcı ile yaklaşık 2 saat görüştü. Araçta Mustafa Mutlu bana '8 ay önce doğan çocuğumu hala görmedim. Ben yandıysam, elimden geldiği kadarıyla herkesi yakacağım' Aynı gün, benden önce ifade veren Mustafa Mutlu’nun savcı önündeki yalan beyanları ve iftiraları neticesinde yaklaşık 45 dakika süren sorgulama ve yargılama sonucu yıldırım hızı ile örgüt üyesi olarak tutuklandım. Tekrar belirtmek isterim ki; ne savcılık sorgusunda ne de hakimliğe çıkma sürecinde avukatıma haber verme imkanım olmadı. Sulh Ceza Hakimliği duruşması 10 dakika kadar sürdü. Mahkeme kapısının önünde duruşmadan çıkmış, gitmek üzere olan bir avukat, kolluk kuvvetlerinin ricası üzerine duruşmaya avukat olarak katıldı. Duruşma öncesi avukat ile sadece 5 dakika görüştüm. Mahkeme Başkanı’nın bana 2 sorusu oldu. İlki şöyleydi: 'Size ne kadar para verdi?' Soruyu anlamadım, dolayısıyla cevap veremedim. Ardından 'Ali Bey size ne kadar para verdi?' dedi. Ben de soruyu anlamadığımı, ‘Hangi paradan bahsettiğinizi bilmiyorum’ dedim. Mahkeme Başkanı ile bütün diyaloğumuz bu kadardı. Aranın ardından tekrar duruşma salonuna alındık. Tutuklama kararı vererek, duruşmayı bitirdi. Ben sözde örgüt üyesi olarak, Ertan Yıldız’ın altındaki çerçevenin içerisine yerleştirilmişim. Bu çerçeve içerisindeki kişilerden tek bir Burak Korzay’ı tanırım; diğer 7 kişiyi tanımıyorum. Mustafa Mutlu ifadeden sonra tahliye edilmiştir. Bunu neden yaptığını bilmiyorum, neye istinaden bu şekilde bir beyanda bulunduğunu anlayabilmiş değilim. Ancak bildiğim şey; benden ifadesinde bahsetmeseydi, şu anda belki de burada tutuklu olmayacaktım" dedi.

‘ÇAMUR AT İZİ KALSIN, İFTİRA AT TUTUKLANSIN’

Mehmet Karataş, "Savcılık sorgulamasıyla ilgili birkaç düzeltme yapmak istiyorum. Ne için gittiğimi bilmeden savcı karşısına çıkarıldığımda, yanımda avukatım olmadığı gibi, gözlüğüm de yoktu. Yaş itibarıyla gözlüğüm olmadan herhangi bir yazıyı okuyamayacağımı sizler de takdir edersiniz. Bu düzeltmeler şöyledir; 'Beylikdüzü Belediyesi’nde inşaat mühendisi olarak çalışırken yapılan bir projenin müdürü olarak atandım' cümlesi yanlıştır. Doğrusu; 'Beylikdüzü Belediyesi’nde çalışmadan önce Gürpınar’daki Büyükşehir Belediyesi’nin Balık Hali projesinde müdür olarak çalışıyordum' şeklinde olacak. Ve 'İmamoğlu, beni yanına çağırarak başkan danışmanı olarak görev yapmamı istedi' cümlesi yanlış geçmiş. Doğrusu; 'Ekrem Bey, çalıştığım proje sonrası, inşaat mühendisi unvanı ile belediyede çalışıp çalışamayacağımı sordu, ben de kabul ettim' şeklinde olacaktır. Son olarak 'Daha sonra Ekrem İmamoğlu İBB Başkanı seçildikten sonra, onun onayı ile 2019 yılında İSFALT’ta Genel Müdür Yardımcısı olarak çalışmaya başladım' cümlesi yanlış geçmiştir. Doğrusu; 'Daha sonra Ekrem Bey, İBB Başkanı seçildikten dört ay sonra, müracaatım üzerine ASFALT’ta Genel Müdür Yardımcısı olarak çalışmaya başladım' şeklinde olacaktır. Bu ifadelerimi böylece düzeltmek isterim. Ben bu ifadeye götürüldüğümde, sürecin Aziz İhsan Aktaş dosyasına ilişkin olduğunu sanıyordum. Hangi suç kapsamında sorgulandığımı, hangi eylem ve hangi suç ile karşı karşıya olduğumu soruşturma savcısından değil, mahkeme kararı sonucu anlayabildim. Savcılık makamı gerek Mustafa Mutlu’nun gerek gizli tanık Köknar’ın ve gerekse Cüneyt Yakut’un iddialarına karşı bilgi ve belge isteyebilir, görevli olan ilgili kişileri dinleyebilir ve doğrusunu araştırabilirdi. Ancak hiçbir araştırma yapmadan, hatta araştırma gereği bile duymadan söz konusu kişilerin beyanlarını doğru kabul ederek bizlere suçüstü yapmış gibi tutuklama talebiyle mahkemeye sevk etmiştir ve haksız yere tutuklanmamızı sağlamıştır. Hani bir söz vardır; 'Çamur at izi kalsın' Bu sözü bizlerin durumuna uyarlamak gerekirse aslında şöyle demek lazım; 'Çamur at izi kalsın, iftira at tutuklansın' Durum tam da böyledir diye düşünüyorum" dedi.

'BEN BURADA KONUŞURKEN NAKLEN Mİ İZLENİYORUZ'

Duruşmada söz alan Ekrem İmamoğlu, "Sayın Hakimim, ben bir soru sormak istiyorum. Salondaki güvenliğimiz açısından bu soruyu sormak istiyorum. Sizin de bilginize ihtiyacım olduğu için. Salondan çıkarken avukatımla 5-10 dakika münazara yaptıktan sonra hakkımda tehdit ve hakaret davası açıldığını duydum. Ben burada konuşurken naklen mi izleniyoruz, haberimiz yok? Böyle bir dava açılabilir mi? Buna birinin hakkı var mıdır? Savcılık burayı izleyebiliyor mu? Bilmediğim için soruyorum" dedi.

DURUŞMA YARINA ERTELENDİ

Duruşma yarın sanık savunmalarının alınması ile saat 10.00'da görülmeye devam edecek.

Kaynak: DHA