Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin, tutuklu bulunan Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun bireysel başvurusunu öncelikli inceleme kapsamına alarak Türkiye’den altı soruya yanıt talep etmesi siyaset gündeminin ilk sıralarına yerleşti. Mahkemenin, yürütülen tutukluluk sürecinin siyasi bir motivasyon taşıyıp taşımadığına ve devam eden cumhurbaşkanlığı adaylığı kampanya sürecine olan etkilerine odaklandığı belirtildi. Gelişmelerin ardından Cumhurbaşkanlığı Adayı Ofisi sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuna seslenen İmamoğlu, AİHM tarafından hükümete yöneltilen soruların önemine dikkat çekti.

"Kopyala-yapıştır gerekçeler" eleştirisi

Tutukluluğuyla ilgili başvuru sürecini değerlendiren ve AİHM'in soruları üzerinden iktidara seslenen İmamoğlu, yargı sürecindeki delil durumunu ve kararların gerekçelendirilme biçimini eleştirdi. İmamoğlu yaptığı açıklamada, "Tutukluluğumla ilgili AİHM’e de başvuru yapmıştık. Geçtiğimiz günlerde AİHM başvuruyla ilgili hükümete belli sorular yöneltti. Elinizde tarafsız bir gözlemciyi ikna edecek tek bir somut delil var mı? Neden her defasında önümüze aynı kopyala-yapıştır gerekçeleri koyuyorsunuz?" ifadelerini kullandı. Bu sözlerle, mahkemelerin tutukluluk halinin devamına yönelik kararlarında somut hukuki delillerden ziyade basmakalıp gerekçeler sunduğu yönündeki eleştirisini yineledi.

CHP’li Bakan’dan AK Partili İnan’a cevap: Kalibresi düşük!
CHP’li Bakan’dan AK Partili İnan’a cevap: Kalibresi düşük!
İçeriği Görüntüle

Evrensel hukuk vurgusu ve siyasi rekabet mesajı

Açıklamasının devamında AİHM'in yönelttiği soruların özüne değinen İmamoğlu, tutukluluk kararının arkasındaki temel nedenin uluslararası mahkeme tarafından da açıkça sorgulandığını ifade etti. Toplumun bu süreçteki niyetleri anladığını savunan İmamoğlu, "Bu soruların yanıtı milletin kalbinde bellidir, bundan hiç şüphemiz yok. Ama asıl önemli olanı AİHM açıkça soruyor: Siz bu adamı gerçekten hukuki nedenlerle mi tutukladınız, yoksa cumhurbaşkanlığı adaylığını ilan ettiği için siyasi rakiplerinizi oyun dışı bırakmak amacıyla mı hapse attınız?" sözleriyle, tutukluluk sürecinin kendisini siyasi arenadan uzaklaştırma amacı taşıdığı iddiasının altını çizdi. Türkiye'nin uluslararası yükümlülüklerini hatırlatan CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı, sözlerini "Türk hükümeti, AİHM’nin sorduğu soruların da gösterdiği şekilde taraf olduğu anlaşmalardan kaynaklanan evrensel hukuk ilkelerine geri dönmek zorundadır" diyerek tamamladı.

Kaynak: haber merkezi