CHP tarafından İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı’na, partisinin tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu Silivri Cezaevi’nden mesaj gönderdi. Sesi ve görüntüsü yapay zekâ ile canlandırılan İmamoğlu, küresel ve bölgesel ölçekte yaşanan büyük dönüşümlere dikkat çekerek, Türkiye’nin bu süreçten zarar görmemesi için kapsayıcı ve demokratik bir siyaset anlayışına ihtiyaç olduğunu söyledi.
İmamoğlu konuşmasında, dünyanın güç dengelerinin sert biçimde değiştiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Kurumların ve kuralların etkisizleştiği, güçlünün hükmünü dayattığı bir dönemdeyiz. Dünya, büyük güçlerin ticaret, teknoloji, finans ve coğrafi üstünlük rekabetinin bir savaş gibi yaşandığı kırılgan bir dönemden geçiyor. İstikrarsızlığın ve huzursuzluğun eksik olmadığı bölgemizde çatışmaların biri bitip diğeri başlıyor. Sınırlarımızın hemen ötesinde yeni husumetler kışkırtılıyor, yeni ittifaklar kuruluyor.”
Bu tablo karşısında Türkiye’nin dayanıklılığının artırılması gerektiğini belirten İmamoğlu,
“Ülkemizi bütün bu altüst oluşun olumsuz etkilerinden korumak için ulusal birliğimizi sağlamlaştırmaya, akılcı ve serinkanlı bir bölgesel siyasete ve kapsayıcı ve kucaklayıcı bir iç siyasete ihtiyacımız var”
dedi. Devlet ve millet dayanıklılığının demokratik bir ortamla mümkün olacağını vurgulayan İmamoğlu,
“Muhaliflerin baskı altına alınıp siyasi yarış dışına itilmediği, siyasi rekabetin adil ve demokratik olduğu, yargının gerçekten adil olduğu bir ülkede devlet ve millet dayanıklı ve kuvvetli olabilir”
ifadelerini kullandı.
Kürt meselesi vurgusu: “Yeni ve cesur adımlar”
Konuşmasının önemli bir bölümünü Kürt meselesine ayıran İmamoğlu, sorunun çözümünün Türkiye’nin geleceği açısından hayati olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Ulusal birliğimizi sağlamlaştırmak, milletimizin ve devletimizin dayanıklılığını artırmak, bölgesel siyasetimizi akılcı, iç siyasetimizi kucaklayıcı kılmak için ülkemizi 40 senedir meşgul eden terörü bitirmemiz, ülkemizi ve bölgemizi senelerdir meşgul eden Kürt meselesini çözmemiz lazım.”
Bu konuda kararlılık çağrısı yapan İmamoğlu,
“Ülkemizi, sınırlarımızın haricinde yaşanan ve yaşanması muhtemel büyük değişimlerin olumsuz etkilerinden korumak ve kardeşliğimizi daim kılmak için Kürt meselesini çözmeli, bu alanda yeni ve cesur adımlar atmalıyız”
dedi. Konferansın bu adımların tartışılmasına zemin oluşturmasını dileyen İmamoğlu, çözüm önerisini şu sözlerle dile getirdi:
“Şahsi kanaatim şudur. Kürt meselesini eşit vatandaşlıkla, bölgesel kardeşlikle ve ülkemizde ve bölgemizde refahı artırarak çözebiliriz.”
Eşit vatandaşlık anlayışının genişletilmesi gerektiğini vurgulayan İmamoğlu, “Kürt vatandaşlarımızın bir kısmı kanun önünde eşitliğe indirgenen, bununla sınırlı kalan eşitlik anlayışından şikayetçi”
diyerek bu şikâyetin dikkate alınması gerektiğini söyledi. İmamoğlu,
“Kürtleri kimlikleriyle, dilleriyle, kültürleriyle tanıyalım. Bütün yurttaşlara dillerini ve kimliklerini korumak ve geliştirmek hakkını tanıyalım”
ifadelerini kullandı.
Bölgesel kardeşlik ve refah çağrısı
Eğitim başlığına da değinen İmamoğlu,
“Resmi ve eğitim dilimiz Türkçe kalmak şartıyla okullarımızda Kürtçenin öğretilmesinin, Kürt tarihinin ve edebiyatının öğrenilmesinin önünü açalım”
dedi. Ancak kolektif haklar temelinde ayrışmaya karşı olduğunu vurgulayarak,
“Yurttaşları kimliklerine göre ayırıp buna göre hukuksal düzenleme yapmak sorunlarımızı çözmez”
ifadelerini kullandı.
Türkler ve Kürtlerin bin yıllık ortak tarihine dikkat çeken İmamoğlu, “Bugün ayrı devletlerin vatandaşları olsak da sınırlarımızın haricindeki Kürtlerle kardeşliğimiz baki”
dedi. Türkiye’nin bölgesel politikasının bu kardeşliği güçlendirmesi gerektiğini belirten İmamoğlu,
“Irak’taki Kürt de Suriye’deki Kürt de esenliğini istediğimizden emin olsun”
ifadelerini kullandı.
Konuşmasının son bölümünde kalkınma ve refah vurgusu yapan İmamoğlu, “Türkiye bir bütündür. İstanbul, Bursa, Kayseri gelişirken Ağrı, Muş, Hakkâri, Tunceli geri kalamaz”
diyerek bölgesel eşitsizliklere dikkat çekti. Sınır ötesi ticaret çağrısı yapan İmamoğlu,
“Sınır ötesi ticaretin önünü açalım. Daha çok sınır kapısı açalım”
dedi.





