ABD’de açıklanan enflasyon verilerinin piyasa beklentilerinin altında kalması, değerli metallerde yeni bir fiyatlama sürecini beraberinde getirdi. Verilerin ardından altın fiyatlarında kısa süreli bir rahatlama görülürken, petrol fiyatlarının yüksek seyri ve Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler piyasalardaki belirsizliğin devam etmesine neden oldu. Finans Analisti İslam Memiş, altın ve emtia piyasalarındaki son gelişmeleri değerlendirerek yatırımcıların kısa vadeli sert hareketlere karşı hazırlıklı olması gerektiğini belirtti. Memiş, altının uzun vadeli güvenli liman özelliğini koruduğunu ancak kısa vadede dalgalı bir görünümün öne çıktığını ifade etti.

ABD enflasyonu piyasaları rahatlattı

Haftanın en önemli ekonomik gelişmelerinden birinin ABD’de açıklanan enflasyon verileri olduğunu belirten Memiş, tüketici fiyatlarındaki artışın beklentilerin altında gerçekleşmesinin piyasalara ilk etapta olumlu yansıdığını söyledi. ABD Üretici Fiyat Endeksi’nin de tahminlerin altında kaldığına dikkat çeken Memiş, söz konusu verilerin faiz indirimi beklentilerini desteklediğini ancak piyasalardaki risklerin tamamen ortadan kalkmadığını kaydetti. Enflasyon verilerinin ardından dolar ve tahvil faizlerinde görülen hareketlerin altın fiyatlarını da etkilediğini aktaran Memiş, yatırımcıların yalnızca ekonomik verilere değil, jeopolitik gelişmelere de odaklanması gerektiğinin altını çizdi.

Altın fiyatlarında dalgalı seyir

Altın piyasasında son dönemde sert iniş ve çıkışlar yaşandığını belirten İslam Memiş, fiyat hareketlerini “asansör gibi” sözleriyle tanımladı. Memiş, piyasalarda bir gün yükseliş, ertesi gün ise düşüş görülebildiğini belirterek, kısa vadede net bir yön oluşmasının zorlaştığını ifade etti. Altının yönünde enflasyon verilerinin yanı sıra petrol fiyatları, savaş riski ve siyasi açıklamaların da belirleyici olduğunu söyledi. Özellikle ABD ile İran arasındaki gerilimin ve Orta Doğu’daki gelişmelerin yatırımcıların risk algısını doğrudan etkilediğini vurgulayan Memiş, bu gelişmeler sürdükçe altın fiyatlarındaki oynaklığın da devam edeceğini dile getirdi.

Petrol fiyatları yakından izleniyor

Petrol fiyatlarındaki yüksek seyrin küresel piyasalarda enflasyon endişesini canlı tuttuğunu belirten Memiş, 89 dolar seviyesinin önemli bir psikolojik direnç noktası olduğunu söyledi. Petrolün 86 dolar civarında hareket etmesine rağmen yüksek seviyelerde kalmaya devam ettiğini ifade eden Memiş, enerji fiyatlarındaki artışın enflasyon beklentilerini yeniden güçlendirebileceğini kaydetti. Yüksek petrol fiyatlarının altın ve gümüş gibi değerli metaller üzerinde de baskı oluşturabildiğini aktaran Memiş, yatırımcıların enerji piyasalarındaki hareketleri yakından takip etmesi gerektiğini belirtti.

Ons altında destek ve direnç seviyeleri

Ons altının 4 bin dolar seviyesinin üzerinde tutunmaya çalıştığını belirten İslam Memiş, 3 bin 980 dolar seviyesinin kısa vadede önemli bir destek noktası olduğunu söyledi. Yukarı yönlü hareketlerde ise 4 bin 200 dolar seviyesinin direnç olarak izleneceğini ifade eden Memiş, bu iki seviye arasında sert fiyat hareketlerinin yaşanabileceğine dikkat çekti. Ons altının 3 bin 980 dolar seviyesinin altına gerilemesi halinde satış baskısının artabileceğini belirten Memiş, 4 bin 200 dolar direncinin aşılması durumunda ise yukarı yönlü yeni bir hareketin başlayabileceğini kaydetti.

Gram altında sert hareketler sürebilir

Gram altının kısa süre içerisinde 6 bin 200 liraya kadar yükseldikten sonra 6 bin 110 lira seviyelerine gerilediğini hatırlatan Memiş, bu hareketin piyasadaki oynaklığın boyutunu gösterdiğini söyledi. Gram altın fiyatlarının hem ons altındaki hareketlerden hem de dolar kurundaki değişimlerden etkilendiğine dikkat çeken Memiş, yatırımcıların günlük fiyat değişimlerine göre aceleci karar almaması gerektiğini ifade etti. Kısa vadede alım ve satım makasının genişleyebileceğini belirten Memiş, özellikle jeopolitik gelişmelerin fiyatlar üzerinde ani hareketlere yol açabileceğini söyledi.

Akaryakıta çifte zam geliyor
Akaryakıta çifte zam geliyor
İçeriği Görüntüle

“Altın güvenli liman özelliğini koruyor”

Kısa vadeli baskıya rağmen altının uzun vadeli görünümüne ilişkin olumlu değerlendirmelerde bulunan Memiş, değerli metalin güvenli liman özelliğini kaybetmeyeceğini dile getirdi. Merkez bankalarının altın rezervlerini artırmaya devam ettiğini belirten Memiş, Çin, Rusya ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin altın alımlarının uzun vadeli talebi desteklediğini söyledi. Fiziki altına yönelik yatırımcı ilgisinin de güçlü kaldığını aktaran Memiş, küresel ekonomik ve siyasi belirsizliklerin altına olan talebi canlı tuttuğunu ifade etti.

Gözler 29 Temmuz’daki Fed kararında

Altın piyasasının kısa vadeli yönü açısından en önemli gelişmenin 29 Temmuz’da açıklanacak ABD Merkez Bankası faiz kararı olduğunu belirten Memiş, toplantının ardından piyasalarda yeni bir fiyatlama sürecinin başlayabileceğini söyledi. Fed’in faiz politikasına ilişkin vereceği mesajların dolar, tahvil faizleri ve değerli metaller üzerinde doğrudan etkili olacağını kaydeden Memiş, özellikle karar metni ve Fed yetkililerinin açıklamalarının dikkatle izleneceğini belirtti. Faiz indirimi beklentilerinin güçlenmesi durumunda altının destek bulabileceğini ifade eden Memiş, sıkı para politikasının devam edeceğine yönelik mesajların ise kısa vadeli satış baskısını artırabileceğini söyledi.

Jeopolitik riskler oynaklığı artırıyor

İslam Memiş, savaş riski ve siyasi açıklamaların finans piyasalarındaki belirsizliği artırmaya devam ettiğini belirtti. Orta Doğu’daki gerilim, İran kaynaklı gelişmeler ve ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamalarının altın fiyatlarında sert hareketlere neden olabileceğini ifade eden Memiş, jeopolitik riskler sürdükçe piyasalardaki oynaklığın da devam edeceğini söyledi. Yatırımcıların yalnızca fiyat seviyelerine odaklanmaması gerektiğini belirten Memiş, küresel haber akışının da yakından takip edilmesi gerektiğini kaydetti.

“2026 bir dönüşüm yılı olacak”

2026 yılına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Memiş, bu dönemin kolay şekilde “paradan para kazanılan” bir yıl olmayacağını savundu. 2026’yı bir dönüşüm yılı olarak nitelendiren Memiş, buna rağmen merkez bankalarının ve yatırımcıların altın talebinin devam ettiğine dikkat çekti. Piyasada satış eğiliminden çok alım yönlü bir yaklaşımın öne çıktığını ifade eden Memiş, gram altının daha yüksek seviyelere ulaşması halinde konut veya otomobil almak isteyen yatırımcıların satış yapabileceğini söyledi. Memiş, kısa vadeli dalgalanmaların yatırımcıları yanıltabileceğini belirterek, kararların kişisel ihtiyaçlar ve uzun vadeli hedefler doğrultusunda verilmesi gerektiğini ifade etti.

Kaynak: AJANSLAR