Temmuz zammı ilk aydan eridi: Gerçekler çarşıda, pazarda
Temmuz zammı ilk aydan eridi: Gerçekler çarşıda, pazarda
İçeriği Görüntüle

Türkiye İstatistik Kurumu’nun 3 Ağustos 2026 tarihinde açıkladığı temmuz ayı enflasyon verileri ile ABD Merkez Bankası’nın faiz kararı, finansal piyasalarda yeni bir değerlendirme dönemini başlattı. Temmuz ayında tüketici fiyatları aylık yüzde 1,78 artarken, yıllık enflasyon yüzde 31,75 olarak gerçekleşti. Verilerin ardından piyasalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan finans analisti İslam Memiş, yatırımcıların yüksek oynaklık ve belirsizlik ortamında daha temkinli hareket etmesi gerektiğini söyledi. Memiş, 2026 yılının genelinde yatırımcıların önceliğinin yüksek kazanç elde etmek değil, sahip oldukları varlıkları korumak olması gerektiğini savundu. Kısa vadeli alım-satım işlemlerinden uzak durulması gerektiğini belirten Memiş, sert fiyat hareketlerinin yatırımcılar açısından ciddi risk oluşturabileceğine dikkat çekti.

Para kazanma değil, varlığı koruma yılı

İslam Memiş’in piyasalara ilişkin temel yaklaşımının merkezinde “varlığı koruma” stratejisi yer aldı. 2026’nın finansal piyasalarda kolay para kazanılabilecek bir yıl olmadığını ifade eden Memiş, yatırımcıların mevcut birikimlerini korumaya odaklanması gerektiğini belirtti. Özellikle kısa vadeli fiyat hareketlerinden kazanç sağlamak amacıyla yapılan al-sat işlemlerine karşı uyarıda bulundu. Piyasalarda sert yükseliş ve düşüşlerin yaşanabileceğini kaydeden Memiş, yatırım kararlarının panikle ya da heyecanla verilmemesi gerektiğini vurguladı. Yatırımcılara “bekle-gör” yaklaşımını öneren Memiş, pozisyonların uzun vadeli planlama ve ihtiyaçlar doğrultusunda oluşturulmasını tavsiye etti.

Altın için 6 bin 500 liralık hedef

Jeopolitik riskler ve küresel piyasalardaki belirsizlikler nedeniyle altın ve gümüşün güvenli liman özelliğini koruduğunu belirten Memiş, değerli metallerde takip edilmesi gereken seviyelere de dikkat çekti. Gram altında 6 bin ile 6 bin 250 lira aralığının izlenmesi gerektiğini ifade eden Memiş, orta vadede 6 bin 500 liralık seviyenin hedef olarak gündemde bulunduğunu kaydetti. Ons altın tarafında ise 3 bin 980 dolar seviyesini destek, 4 bin 200 dolar seviyesini direnç noktası olarak gösterdi. Bu seviyeler arasında sert dalgalanmaların yaşanabileceğini belirten Memiş, yatırımcıların kısa vadeli fiyat hareketleri karşısında aceleci davranmaması gerektiğini söyledi. Memiş, altın yatırımcılarının günlük fiyat değişimlerinden çok orta ve uzun vadeli gelişmelere odaklanması gerektiğini savundu.

Gümüş yatırımcılarına dalgalanma uyarısı

Gümüş piyasasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Memiş, yatırımcıların fiyat oynaklığına hazırlıklı olması gerektiğini belirtti. Gümüşte 55 seviyesinin destek, 62 seviyesinin ise direnç olarak takip edilmesini öneren Memiş, değerli metalin uzun vadede pozitif görünümünü koruduğunu ancak kısa vadede sert fiyat hareketleri yaşanabileceğini dile getirdi. Gümüşün hem yatırım aracı hem de sanayi üretiminde kullanılan stratejik bir emtia olduğunu hatırlatan Memiş, yatırımcıların tek seferde işlem yapmak yerine kademeli hareket etmesinin daha sağlıklı olacağını savundu.

Ev ve araç alacaklara “harekete geçin” çağrısı

İslam Memiş, birikimini fiziki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla değerlendirmek isteyen vatandaşlara da dikkat çeken bir çağrıda bulundu. Ev veya otomobil almayı planlayanların yalnızca altın ve döviz fiyatlarındaki yükselişe odaklanmaması gerektiğini belirten Memiş, gerçek ihtiyaçların ertelenmemesi gerektiğini ifade etti. “Büyük altın hayalleri kurmak yerine fiziki ihtiyaçlara yönelmek daha mantıklı olabilir” değerlendirmesinde bulunan Memiş, konut ya da araç almak isteyenlerin mevcut dönemi fırsat olarak değerlendirebileceğini savundu. Muhtemel faiz indirimlerinin gayrimenkul ve otomobil fiyatlarında yeni bir hareketlilik oluşturabileceğini öne süren Memiş, nakitte bekleyenlerin ihtiyaçları bulunuyorsa bu dönemde pozisyon alabileceğini belirtti.

Dolar için 48-50 lira tahmini

Dolar/TL kuruna ilişkin beklentilerini de paylaşan İslam Memiş, temmuz enflasyonunun ardından kurda agresif bir sıçrama beklemediğini söyledi. Doların kontrollü ve kademeli şekilde yükselişini sürdürebileceğini belirten Memiş, 2026 yılı sonu için 48-50 lira bandının masada kalmaya devam ettiğini ifade etti. Bununla birlikte doların tek başına bir yatırım ya da birikim aracı olarak görülmemesi gerektiğini savunan Memiş, dövizin uluslararası piyasalarda başka varlıkları satın almak amacıyla kullanılan bir “parite aracı” olduğunu belirtti. Memiş’e göre dolar; altın, gümüş veya avro gibi varlıkların uluslararası piyasalarda düşük fiyatlandığı dönemlerde pozisyon almak amacıyla kullanılmalı. Uzun vadeli yatırım planının yalnızca dolar biriktirmek üzerine kurulmasının doğru olmayacağını ifade etti.

Faiz artırım döneminin sona erdiğini düşünüyor

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın faiz politikasına ilişkin tahminlerde de bulunan Memiş, mevcut sıkılaşma sürecinde faizlerin tavan seviyeye ulaştığını düşündüğünü söyledi. Temmuz ayında yıllık enflasyonun baz etkisiyle gerilemeye devam etmesini değerlendiren Memiş, faiz artırım döneminin kapanmış olabileceğini savundu. Enflasyondaki düşüşün kalıcı hale gelmesi durumunda Merkez Bankası’nın 2026 yılının son çeyreğinde sembolik de olsa faiz indirimlerine başlayabileceğini öngördü. Memiş, faiz indirimi sürecinin sonbahar veya kış aylarında başlamasının ihtimaller arasında bulunduğunu belirtti. Ancak bu sürecin enflasyon verileri, döviz kuru, rezervler ve küresel finansal koşullar tarafından şekilleneceğini ifade etti.

Faiz indirimi borsa ve konutu hareketlendirebilir

Muhtemel faiz indirimlerinin piyasalardaki etkilerine de değinen Memiş, kredi maliyetlerinin düşmeye başlaması halinde borsa ve gayrimenkul piyasasında hareketlilik görülebileceğini savundu. Faizlerin yüksek olduğu dönemde yatırımcıların önemli bir bölümünün mevduat ve nakitte beklediğini belirten Memiş, indirim sürecinin başlamasıyla bu paranın alternatif yatırım araçlarına yönelebileceğini söyledi. Özellikle borsa ve gayrimenkul piyasasının faiz indirimi beklentisinden olumlu etkilenebileceğini öne süren Memiş, nakitte bekleyen yatırımcıların fiyatlar hareketlenmeden önce kademeli olarak pozisyon oluşturabileceğini ifade etti.

Borsa İstanbul’da kademeli alım seviyeleri

Borsa İstanbul’a ilişkin teknik değerlendirmelerde bulunan İslam Memiş, BIST 100 endeksinde yaşanabilecek geri çekilmelerin kademeli alım fırsatı oluşturabileceğini söyledi. Endeksin temmuz sonu itibarıyla 14 bin 300 puan civarında seyrettiği döneme işaret eden Memiş, aşağı yönlü hareketlerde 13 bin 800 ile 14 bin 200 puan aralığının takip edilmesini önerdi. Kısa vadeli düzeltmelerin tamamlanmasının ardından 14 bin 600 puanın önemli bir teknik eşik olacağını savunan Memiş, bu seviyenin aşılması halinde yükseliş eğiliminin güçlenebileceğini belirtti. 2026 ve 2027 yıllarını genel olarak “borsa yılı” şeklinde değerlendiren Memiş, BIST 100 endeksinin yıl sonuna doğru 20 bin puan seviyesini test etmesinin şaşırtıcı olmayacağını öne sürdü.

Tek hisse yerine en az dört-beş şirket

Borsada tek bir hisse senedine bağlı kalmanın büyük risk oluşturduğunu belirten Memiş, yatırımcıların portföylerini çeşitlendirmesi gerektiğini söyledi. 2026’nın aynı zamanda manipülatif hareketlerin görülebileceği bir yıl olabileceğini savunan Memiş, yatırımcıların bütçelerini en az dört veya beş farklı hisse senedine bölmesini önerdi. Hisse senetlerinin kısa vadeli fiyat hareketlerine göre değil, en az altı aylık bir perspektifle değerlendirilmesi gerektiğini belirten Memiş, sabırlı yatırımcıların daha avantajlı olabileceğini ifade etti. Şirket seçilirken bilanço, borçluluk, kârlılık, ihracat kapasitesi, yönetim kalitesi ve sektörel görünüm gibi temel göstergelerin dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Gıda, bilişim, su ve enerji sektörlerine dikkat çekti

İslam Memiş, 2026 yılında öne çıkmasını beklediği sektörlere ilişkin değerlendirmelerini de paylaştı. Küresel tedarik zincirindeki sorunlar ve enflasyonist süreç nedeniyle gıda sanayisini savunmacı sektörlerin başında gösteren Memiş, insanların temel tüketim ihtiyaçlarının ekonomik koşullardan bağımsız olarak devam ettiğine dikkat çekti. Bilişim ve yapay zekâ alanında faaliyet gösteren şirketlerin teknolojik dönüşümden olumlu etkilenebileceğini savunan Memiş, yenilikçi sanayi ve teknoloji şirketlerinin de yatırımcıların radarında bulunması gerektiğini söyledi. Su ve enerji sektörlerini geleceğin stratejik alanları arasında gösteren Memiş, su yönetimi, yenilenebilir enerji ve sürdürülebilirlik alanlarında faaliyet gösteren şirketlerin uzun vadeli yatırım sepetlerinde değerlendirilebileceğini belirtti.

Bankacılık hisselerine mesafeli yaklaşıyor

Memiş, 2026 yılı genelinde bankacılık sektörü hisselerine ilişkin olumlu bir beklenti taşımadığını ifade etti. Yüksek faiz ortamı, kredi büyümesindeki sınırlamalar, regülasyonlar ve sektör üzerindeki baskılar nedeniyle bankacılık hisselerine mesafeli yaklaştığını belirten Memiş, yatırımcıların bu alanda daha seçici davranması gerektiğini söyledi. Bununla birlikte hisse senedi yatırımlarında genel değerlendirmeler yerine şirket bazlı analiz yapılmasının önemine dikkat çekti.

Yatırımcıya sabır ve disiplin mesajı

İslam Memiş’in temmuz enflasyonu ve Fed kararı sonrasında yaptığı değerlendirmelerin merkezinde sabır, portföy çeşitlendirmesi ve varlıkları koruma yaklaşımı yer aldı. Altın, gümüş, döviz, borsa ve gayrimenkul piyasalarında sert fiyat hareketlerinin devam edebileceğini belirten Memiş, yatırımcıların panikle karar vermemesi gerektiğini vurguladı. 2026’nın kısa vadeli işlemlerle hızlı kazanç elde etme dönemi olmadığını savunan Memiş, yatırım planlarının orta ve uzun vadeli hedeflere göre hazırlanmasını önerdi. Yatırımcıların tüm birikimlerini tek bir varlığa yönlendirmemesi, ihtiyaçlarını ve risk durumlarını dikkate alarak dengeli bir portföy oluşturması gerektiğini ifade etti. Haberde yer alan oran, seviye ve beklentiler İslam Memiş’in piyasa değerlendirmelerinden oluşurken, söz konusu açıklamalar kesin getiri garantisi taşımıyor ve kişiye özel yatırım tavsiyesi niteliği bulunmuyor.

Kaynak: AJANSLAR