SEMİ TEKTAŞ/İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçeceği yönündeki iddialardan Kemeraltı ve Çankaya Otoparkı’ndaki sorunlara, CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü’nün atanma biçiminden kentteki siyasi transferlere kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu. Tugay’ın hangi partide olduğundan çok İzmir’e sunacağı hizmetlere odaklanması gerektiğini vurgulayan Doğan, “Bir belediye başkanının önceliği partisi değil, şehridir” dedi. Kemeraltı’nın ayağa kaldırılması için iktidar ve belediyeye sorumluluk çağrısı yapan Doğan, Gümrükçü ile görüşmeme kararının kişisel değil, hukuki ve demokratik gerekçelere dayandığını söyledi.

“Tugay’ın beyanı esastır”

İzBB Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçeceği iddiaları hakkında konuşan Doğan,

“Cemil Bey'le ilgili uzun zamandır AK Parti'ye geçeceğine dair iddialar gündeme geliyor. Bu iddialar her ortaya atıldığında Tugay'ın konuyla ilgili açıklamaları oldu ve kendisi bunları kesin bir dille yalanladı. Dolayısıyla ben de tüm İzmir gibi bu süreci takip ediyorum. Bana göre kişilerin kendi beyanı esastır. Kendisiyle ilgili bir konuda, kendi iradesiyle ilgili bir açıklama yapıyorsa buna itibar etmek gerekir. Tugay, AK Parti'ye geçmeyeceğine dair açıklamalarını sürdürdüğü sürece ben de bu beyanları kabul ederim. Ancak bugüne kadar kesin bir dille yalanladığı bu iddiayı, eğer bir gün attığı adımla doğrularsa o zaman bizim için de bunu değerlendirme ve konuşma zamanı gelecektir. Ama şu an için kendisi geçmeyeceğini söylüyor” diye konuştu.

“Önceliği partisi değil, şehridir”

Tugay’ın hangi partide olmasından ziyade kente hizmet etmesi gerektiğinin altını çizen Doğan

İzmir’de yeni hafta çok sıcak geçecek: 42 derece alarmı
İzmir’de yeni hafta çok sıcak geçecek: 42 derece alarmı
İçeriği Görüntüle

“Şu anda bağımsız bir belediye başkanı. Bağımsız bir belediye başkanının siyasi hayatına nasıl devam edeceğinden ziyade bence asıl önemli olan, hizmetlerine nasıl devam edeceğidir. Çünkü bir belediye başkanının önceliği partisi değil, şehridir. Hangi partiye mensup olursa olsun ya da bağımsız olarak görev yapsın, benim beklentim Tugay'ın İzmir'deki belediye hizmetlerini, yetersizlikleri de ortadayken, İzmir halkını mutlu edecek ve memnun edecek bir şekilde yürütmesidir. Bugüne kadar seçim öncesinde verdiği vaatleri gerçekleştirmesini ve sonuç itibarıyla İzmir'in daha müreffeh bir kent olması için çalışmasını bekliyorum. Elbette bir belediye başkanının partimize katılmasından onur ve gurur duyarız. Bu konuda herhangi bir soru işaretimiz yok. Ancak dediğim gibi benim için ve bütün İzmir için Tugay'ın hangi partide olduğundan ziyade ortaya koyduğu hizmetler önemlidir” değerlendirmesinde bulundu.

Ortak akıl çağrısı

İktidar partisi ile yerel yönetimlerin kentin sorunların çözümü noktasında aynı masada toplanılması gerektiğini ifade eden Doğan, “İktidar mensubu milletvekillerinin görevi, İzmir'in sorunlarını Meclis'te dile getirmek ve çözüm üretmektir. Görevleri sadece belediye başkanının şikâyetlerini basın yoluyla paylaşmak değildir. Gerektiğinde belediye başkanıyla bir araya gelerek sorunları konuşmaları ve çözüm için adım atmaları gerekir. Eğer bir gün bu iddialar doğrulanır ve Sayın Tugay AK Parti'ye geçerse, ardından bugüne kadar yapılmayan hizmetler bir anda yapılmaya başlanırsa İzmir halkının bunu görmeyeceğini düşünüyorlarsa yanılıyorlar. İzmir'i, kendi partinizden olmadığı için cezalandırmak; hak ettiği yatırımları vermemek, sorunlarını çözmemek ve ancak belediye başkanı partinize geçtikten sonra destek olmaya çalışmak doğru değildir. Bu durum, iktidarın gücünü kötüye kullanmak anlamına gelir” diye konuştu.

“Kemeraltı can çekişiyor”

Kemaraltı sorunlarının görmezden gelindiğini ifade eden Doğan, “Kemeraltı, bir defa İzmir'in can damarlarından bir tanesi. Açıkçası Türkiye'nin farklı kentlerinde Kemeraltı'na benzer tarihi bölgeler var ve bunların tamamı turizmin merkezi haline gelmiş durumda. Nereye giderseniz gidin mutlaka böyle tarihi bir çarşıyla karşılaşıyorsunuz ve bu alanların tamamı Kemeraltı'ndan çok daha iyi durumda. Kemeraltı ise şu anda adeta can çekişiyor. İzmir'in tarihi açıdan en değerli dokularından birine sahip, en canlı olması ve şehrin merkezi konumunda bulunması gereken bir yerin bugün yok sayılması, görmezden gelinmesi ve bu hale gelmesi kabul edilebilir bir durum değil. İzmir'i seviyorsak, İzmir için çalışmak istiyorsak Kemeraltı'nın sorunlarını görmezden gelerek bunu başaramayız” şeklinde konuştu.

“Taraflar birbirini suçluyor”

Çankaya Katlı Otopark’ın kapatılmasını değerlendiren Doğan, “Taraflar birbirini suçlamaktan öteye geçemiyor. Çankaya Otoparkı, Kemeraltı esnafı açısından en önemli hassasiyetlerden biri. Çünkü hem vatandaş aracını oraya bırakıyor hem de Kemeraltı'na gelerek alışverişini yapabiliyor. Vatandaşın Kemeraltı'na ulaşmakta zorlandığı bir gerçek. AVM'lerde otopark imkânlarının bulunması nedeniyle Kemeraltı'na gelen ziyaretçi sayısı her geçen gün biraz daha azalıyor. Çankaya Otoparkı konusunda ise esnafın dile getirdiği bir nokta var. Oranın depreme dayanıklı olduğuna ilişkin bazı raporların bulunduğunu söylüyorlar. Biz de şu anda bu konuyu araştırıyoruz. Özellikle devletin resmî kurumlarında yapılan incelemelerde, en azından karot testlerinin olumsuz olmadığına dair bilgiler mevcut. Ancak buna rağmen bir tahliye kararı çıktı. Belediye de bu tahliye kararına dayanarak alanı tahliye etti. Burada özellikle altını çizmek gerekiyor; belediye başkanlığı kendi inisiyatifiyle değil, alınan tahliye kararına dayanarak bu işlemi gerçekleştirdi” dedi.

“AVM'lerle yarışabilecek bir noktaya taşımalıyız”

Doğan, “Kemeraltı'nın tek sorunu bu değil. Bir diğer önemli sorun da Kestane Pazarı Camii'nin tadilat süreci. Yaklaşık iki yıldır tadilatla ilgili bir süreç devam ediyor. Demirler, inşaat görüntüsü ve devam eden çalışmalar nedeniyle vatandaş o bölgeye geldiğinde geri dönüyor. Bölgedeki esnaf da bu durumdan ciddi şekilde şikâyetçi. Bir tadilat sürecinin bu kadar uzun sürmemesi gerekiyor. Eğer yolu kapatıyorsanız, böyle bir inşaat görüntüsü oluşturuyorsanız, amacınızın orayı en kısa sürede tamamlayarak yeniden kullanıma açmak olması gerekir. Bu sorunun da bir an önce çözülmesi gerekiyor. Yeni sorunlar ortaya çıktığı için eski sorunları konuşamıyoruz; bu sorunların çözüldüğü anlamına gelmiyor. Biz Kemeraltı konusunda her zaman oradaki esnafımızla iş birliği içerisinde, onların sorunlarını dile getiren bir noktada duruyoruz. Yaşanan problemleri yetkili mercilere iletiyor, çözüm önerilerimizi de paylaşıyoruz. Kemeraltı'nı İzmir'in tarihi dokusuna uygun şekilde yeniden ayağa kaldırmamız gerekiyor. Bu tarihi çarşımızı bir turizm merkezi, bir cazibe merkezi haline getirmeli ve AVM'lerle yarışabilecek bir noktaya taşımalıyız” ifadelerini kullandı.

“Çeşme Projesi’nde çevreciler dinlenmeli”

Çeşme Projesi’nde yurttaşların fikirlerinin ön planda tutulması gerektiğini ifade eden Doğan, “İzmir'in menfaatine olan her şeyi destekleyeceğimiz muhakkaktır. Ancak bu bir proje olacaksa, hele hele Çeşme Projesi gibi çok büyük ölçekli bir çalışma hayata geçirilecekse burada bütün tarafların görüşlerinin alınması, ortak bir zeminin hazırlanması ve sürecin uzmanlarla birlikte yürütülmesi gerektiğini düşünüyorum. Her konuda olduğu gibi bu konuda da ortak akılla hareket edilmesi gerekiyor. Şu anda Çeşme Projesi'nde iktidar olaya sadece turizm geliri açısından bakıyor. Belediye de geçmişte bazı çekinceler dile getirmiş olsa da bugün gelinen noktada büyük ölçüde benzer bir yaklaşım içerisinde görünüyor. Bir İzmirli olarak İzmir'in bir turizm kenti olmasını elbette desteklerim. Çünkü hâlâ yatak kapasitemiz çok düşük. İzmir'e baktığımızda, "İzmir ne kenti?" diye sorduğumuzda net bir cevap veremiyoruz. Turizm kenti desek tam anlamıyla değiliz. Tarım kenti desek değiliz. Fuarcılık kenti desek yine değiliz. Her alandan biraz bulunan ancak net bir kimlik oluşturamamış, vizyon eksikliğiyle mücadele eden bir kent durumundayız. Dolayısıyla İzmir'in turizm kenti olarak öne çıkmasını sağlayacak projeleri destekleriz. Ancak bu, çevrecilerin ve bölge halkının uyarılarını dikkate almamak anlamına gelmez. Önemli olan burada bir uzlaşı zemini oluşturabilmektir. Çevrecilerin ve bölge halkının ne düşündüğünü sormadan, onların görüşlerini almadan ve onları sürecin dışında bırakarak bir projeyi hayata geçiremezsiniz” açıklamasında bulundu.

“Bazı talepler ve görüşmeler var”

YENİ Parti’nin kurulmasıyla CHP’den istifa eden Meclis Üyeleri ile kendilerinin bir temasının olmadığını ifade eden Doğan, “Biz özellikle bu konuda herhangi bir görüşme yapmıyoruz. Siyasi parti transferlerine nasıl baktığımız konusunda zaten Genel Başkanımız Müsavat Dervişoğlu'nun açıklamaları ortada. İlk milletvekili transferleri, yani milletvekillerinin başka partilere geçmesiyle ilgili süreç başladığında, hatırlarsanız bu girişimler İYİ Parti üzerinden gündeme gelmişti. O dönemde Genel Başkanımız, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel'e de bu konuda bir çağrıda bulunmuştu. “Bu kapıyı açmayın, bu yolu açmayın” demişti. Ben hem bir muhalefet partisinden başka bir muhalefet partisine geçişin doğru olmadığını düşünüyorum. Bunun dışında, bir muhalefet partisinden iktidar partisine geçişi ise hiç kabul edilebilir bulmuyorum. Çünkü bu durum, seçmenin ortaya koyduğu tercihe büyük bir saygısızlık anlamına gelir. Ancak ben geçtiğimiz yerel seçim sürecinde, partimizin mensubu olmakla birlikte daha sonra CHP'den aday olarak seçime giren ve seçilen meclis üyelerimiz olduğunu da hatırlatmak isterim. Bu kişilerle ilgili de bize ulaşan bazı talepler ve görüşmeler var. Fakat açıkçası ben bu sürecin siyasi transferlerle yürütülmesini doğru bulmuyorum. Çünkü meclis üyeleri halk tarafından belirli bir görev için seçildi. Asıl olan, seçildikleri ilçeye ve büyükşehir düzeyinde de kente hizmet etmeleridir. Önceliklerinin siyasi hesaplardan ziyade, kendilerini seçen vatandaşların sorunlarına çözüm üretmek olması gerektiğini düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.

“Gümrükçü ile görüşmeyi doğru bulmuyorum”

CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü ile görüşmeyi doğru bulmadığını ifade eden Gümrükçü “Utku Bey'le görüşmedim. Ancak burada şahsi bir mesele olmadığının özellikle altını çizmek isterim. Hep belirttiğim gibi, Utku Bey'in şahsiyetinden bağımsız bir konudan bahsediyoruz. Çünkü Utku Bey, 2019 yerel seçimlerinde Çiğli'de ittifak yaptığımız dönemde seçilmiş bir belediye başkanıdır. O dönemde Çiğli'ye faydalı hizmetlerde de bulunmuştur. Dolayısıyla “görüşmedim” ifadesinin altında Utku Bey'e yönelik şahsi bir protesto ya da tepki söz konusu değildir. Ancak genel başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu'nun bu konuyla ilgili ilk açıklama yapan genel başkandı. Kendisi, “Gücünü milletten almayan hiçbir makamla görüşmeyiz” demişti. Burada kastettiği isim Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'ydu. Benim değerlendirmem de bu çerçevededir. Sayın Kılıçdaroğlu, o göreve yeniden seçilerek gelmedi. İptal edilen süreç, genel merkez kongresiyle ilgiliydi. İl kongreleri ise iptal edilmemişti. Dolayısıyla Çağatay Bey, ilk kongresinde yasal olarak gerçekleştirilen ve mahkeme kararıyla iptal edilmeyen bir il kongresinde seçilmiş bir il başkanıydı. Ben, seçilmiş bir il başkanının görevden alınmasının ardından yerine yine atama yoluyla getirilen bir genel başkanın atadığı bir makamla görüşmeyi doğru bulmuyorum. Buradaki temel yaklaşımım kesinlikle Utku Bey'in şahsıyla ilgili değildir. Ancak atanma şekli, o makama geliş biçimi hukuki ve demokratik açıdan tartışmalıdır. Biz her zaman demokrasiden yana olduğumuzu ifade ediyoruz. Dolayısıyla böyle bir süreci desteklediğimiz yönünde bir algı oluşturacak herhangi bir davranış içerisinde bulunmam” diyerek sözlerini tamamladı.

Muhabir: Semi Tektas