Tülay Cengiz- 2016 yılında Türkiye’nin yoğun bir çatışma sürecinden geçtiği dönemde yayımlanan “barış bildirisi”ne imza atan akademisyenlere yönelik başlatılan soruşturmalar, 2017’de çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile geniş çaplı ihraçlara dönüştü. Toplam 1128 akademisyenin imzaladığı metin sonrası 406 akademisyen kamu görevinden çıkarılırken, haklarında çeşitli idari ve adli yaptırımlar uygulandı. İhraç edilen akademisyenlerin kamu hizmetinden men edilmesi, yurt dışına çıkışlarının engellenmesi ve uzun süre yargı yolunun kapalı tutulması sürecin en tartışmalı başlıkları arasında yer aldı.
Aradan geçen 9 yılın ardından, ihraç edilen isimlerden biri olan Dokuz Eylül Üniversitesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. İzge Günal, yargı kararları doğrultusunda görevine geri dönüyor. Günal, 4 Mayıs itibarıyla yıllarını verdiği üniversitesinde yeniden kürsüye çıkacak.
“YARGI KARARINA UYMAK ZORUNDASINIZ”
Süreci değerlendiren Prof. Dr. Günal, Kasım 2025’te Bölge İdare Mahkemesi’nin göreve iade kararı verdiğini ancak Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü’nün bu kararı uygulamadığını belirtti. Bunun üzerine İzmir 2. İdare Mahkemesi’ne başvurduklarını aktaran Günal, “Mahkeme ‘yargı kararına uymak zorundasınız’ dedi. Rektörlük istinafa gitti ancak istinaf mahkemesi de aynı yönde karar verdi. Böylece 4 Mayıs günü, 9 yıl sonra akademiye dönüyorum” dedi.
“İMZA ATMAK SUÇ DEĞİLDİR”
Sürecin başından itibaren hukuki ve vicdani açıdan sorunlu olduğunu vurgulayan Günal, Anayasa Mahkemesi’nin de bildiriye imza atmanın suç olmadığı yönünde karar verdiğini hatırlattı. Günal, “Eğer imza atmak suç ise neden aynı metni imzalayan 1128 kişiden sadece 406’sının ihraç edildiğini açıklamak mümkün değil. Yargı kararlarına uymamanın ise zaten bir izahı yok” ifadelerini kullandı.
İhraç edilen akademisyenlerin yaşadığı zorluklara da dikkat çeken Günal, birçok meslektaşının geçimini sağlamak için kendi uzmanlık alanlarının dışında işlerde çalışmak zorunda kaldığını söyledi.
“MÜCADELE DEVAM ETMELİ”
Görevine dönmenin sevincini yaşadığını ancak sürecin henüz tamamlanmadığını belirten Günal, çok sayıda akademisyenin hâlâ haklarını alamadığını ifade etti. Günal, “Evet ben dönüyorum ama hâlâ çok sayıda arkadaşımız dışarıda. Umarım bu karar onların da yolunu açar. Mücadeleye devam etmek şart. Yargının haklının yanında duracağına inanıyorum” dedi.
9 yıl boyunca mesleğinden, öğrencilerinden ve akademik üretiminden uzak kalan Prof. Dr. İzge Günal’ın dönüşü, benzer durumda olan yüzlerce akademisyen için emsal niteliğinde bir gelişme olarak değerlendiriliyor.





