301 madencinin hayatını kaybettiği Soma faciasında kamu görevlilerine ilişkin yargı süreci zamanaşımıyla kapatıldı. İzmir Barosu, karara ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, sürecin cezasızlık politikalarının bir yansıması olduğunu belirterek, davanın yalnızca bir iş kazası değil, toplumsal etkileri derin bir iş cinayeti olduğuna dikkat çekti. Baro açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“Af” Kabul Edilemez!

301 işçinin hayatını kaybettiği Soma maden katliamında istinaf mahkemesinin sanık kamu görevlileri hakkında zamanaşımı nedeniyle düşme kararı vermesi, cezasızlık politikalarındaki ısrarın sonucudur.

Soma davası, başından sonuna dek sınıfsal çelişkilerin ve hukukun egemen sınıflar elinde ezilenlere karşı yargının araçsallaştırılmasının en canlı örneklerinden birisi olmuştur.

Ağrı'dan bir şehit haberi daha
Ağrı'dan bir şehit haberi daha
İçeriği Görüntüle

Yaşamını yitiren 301 madenciyi, 301 işçinin ailelerini, bütün bir Soma şehrini ve Türkiye işçi sınıfını derinden etkileyen bu iş cinayetinde hiçbir koşulda acıyı sona erdirmese bile en azından katlanılabilir hale gelmesini sağlayacak tek hususun adalet olduğu düşünüldüğünde verilen düşme kararının kabul edilmez olduğu açıktır.

İşçiler, adına "iş kazası" denilen katliamların fıtrat veya kader olmadığı, güvenlikli ve insan onuruna yakışır şekilde çalışıp yaşamayı herkes kadar hak ettikleri bir ülkede yaşamak için verdikleri mücadelede İzmir Barosunu daima yanlarında bulacaklardır.”

Ne olmuştu?

Manisa’nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014’te meydana gelen ve 301 madencinin hayatını kaybettiği facia, Türkiye’nin en büyük iş cinayetlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Olayın ardından açılan davalarda kamu görevlilerinin sorumluluğu ve denetim mekanizmaları uzun yıllar tartışma konusu oldu.

Son olarak istinaf mahkemesi, yerel mahkemenin 29 Nisan 2025 tarihli beraat kararlarını hukuken yerinde bulmayarak kaldırdı. Ancak sanıkların cezalandırılması yönünde bir karar verilmedi. Mahkeme, “görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla yargılanan kamu görevlileri hakkında 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek davaların düşmesine hükmetti.

Karar kapsamında Abdurrahman Başkaya, Ali Sağır, Ayhan Yüksel, Aysel Ertürk, Ercemal Atasoy, Hasan Yücel, Kasım Özer, Mehmet Arslantaş, Mehmet Göl, Veli Doğan, Emin Gümüş, Ersin Bulut, Ertan Gül, Gürol Alaca, Mehmet Tekelioğlu ve Mukadder Kavcar hakkındaki kamu davaları sona erdi. Öte yandan istinaf mahkemesi, hayatını kaybeden işçilerin yakınlarının “suçtan doğrudan zarar görmediği” gerekçesiyle başvurularını reddetti.

Kaynak: BÜLTEN