Türkiye’yi yasa boğan 30 Ekim 2020 tarihli Ege Denizi depreminde, İzmir’in Bayraklı ilçesinde yıkılan ve enkazı altında 11 vatandaşımızın hayatını kaybettiği Yılmaz Erbek Apartmanı ile ilgili hukuk mücadelesinde beklenmedik bir gelişme yaşandı. 6.6 büyüklüğündeki sarsıntıda B bloku yerle bir olan ve 11 kişinin de yaralanmasına neden olan binaya ilişkin dava dosyası, temyiz incelemesi için gittiği Yargıtay’dan döndü. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin verdiği kararları esastan inceleyerek, dosyanın yeniden görülmesine hükmetti. Bu karar, acılı ailelerin adalet arayışında süreci başa sararken, cezaevinde bulunan son sanığın da tahliyesinin yolunu açtı.

Mahkeme salonlarında hukuk savaşı sil baştan

Depremin ardından başlatılan soruşturma kapsamında, aralarında bina sahibi, fenni mesuller ve mühendislerin de bulunduğu 11 sanık hakkında İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açılmıştı. "Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak" suçlamasıyla yargılanan sanıklar hakkında yerel mahkeme 2023 yılının Haziran ayında kararını açıklamıştı. Mahkeme; arsa sahibi Mustafa Yılmaz’a 15 yıl, inşaat mühendisi Ali Özsoy’a 10 yıl, yapı denetim yetkilileri Binay Bükey, Eşref Perviz Toğulga ve fenni mesul Nurettin Bozdoğan’a ise 7’şer yıl 6’şar ay hapis cezası vermişti. Diğer sanıklar ise beraat etmişti. Ancak Yargıtay, yaptığı incelemede bu kararların bir kısmını hukuka uygun bulurken, önemli bir kısmını ise "eksik kovuşturma" ve "yasal gerekçe yetersizliği" nedenleriyle bozdu. Yüksek mahkeme, beraat eden Ayşe Y., Kadriye K., Zehra Y.S., Aynur B. ve Pınar A. hakkındaki hükümleri onarken, dosyanın geri kalanı için yargılamanın yeniden yapılması gerektiğini belirtti.

ABD–İran görüşmesi saat kaçta, ne zaman? Dünyanın gözü bugün Umman’da
ABD–İran görüşmesi saat kaçta, ne zaman? Dünyanın gözü bugün Umman’da
İçeriği Görüntüle

Market tadilatı ve yumuşak kat bilmecesi çözülecek

Yargıtay’ın bozma kararının temelinde, binanın yıkım nedenlerine dair teknik incelemelerin yetersizliği yatıyor. Özellikle binanın zemin katında bulunan marketler zincirine ait alanda yapılan tadilatların, binanın taşıyıcı sistemine zarar verip vermediği konusu Yargıtay tarafından kritik bulundu. Yüksek mahkeme, zemin kattaki işlemlerin "yumuşak kat" oluşumuna neden olup olmadığının ve yıkımın asıl sebebinin bu müdahalelerden kaynaklanıp kaynaklanmadığının netleştirilmesini istedi. Yerel mahkemenin, bilirkişi heyetinden bu konuları aydınlatacak ek bir rapor almadan hüküm kurmasını "eksik kovuşturma" olarak değerlendiren Daire, Mustafa Yılmaz, Ali Özsoy ve Nurettin Bozdoğan hakkındaki mahkumiyet kararlarını bu gerekçeyle bozdu. Bu durum, binanın yıkılış sebebinin bilimsel verilerle yeniden masaya yatırılacağı anlamına geliyor.

Beraat eden sanığa ceza yolu göründü

Yargıtay’ın kararındaki en dikkat çekici detaylardan biri de yerel mahkemede beraat eden fenni mesul Ergün İlkay ile ilgili oldu. Yüksek mahkeme, İlkay hakkında verilen beraat kararını yerinde bulmadı. Sanığın denetleme ve bildirme yükümlülüklerini yerine getirmediğine dikkat çeken Yargıtay, 1. derece deprem bölgesi olan İzmir’de bu ihmallerin ölümle sonuçlanabileceğinin öngörülmesi gerektiğini vurguladı. Bu nedenle Ergün İlkay’ın beraat etmek yerine cezalandırılması gerektiğine hükmedildi. Ayrıca, yapı denetim şirketi yetkilileri Binay Bükey ve Eşref Perviz Toğulga’ya verilen cezaların da "ceza sorumluluğunun şahsiliği" ilkesi gözetilmeden verildiği belirtilerek bozulması, yargılamanın seyrini değiştirecek bir diğer unsur oldu.

Demir parmaklıklar ardında kimse kalmadı

Hukuki süreçte yaşanan bu köklü değişiklikler, sanıkların tutukluluk durumuna da yansıdı. Yargıtay’ın bozma ilamında, sanıklara verilen hapis cezaları ile kusur durumları arasında çelişkiler bulunduğu ve "bilinçli taksir" nedeniyle yapılan ceza artırımının yeterli yasal gerekçeye dayanmadığı ifade edildi. Ayrıca sanıklara verilen meslekten men cezalarının çalışma hürriyetini kısıtlayıcı nitelikte olduğu ve hukuka aykırı bulunduğu belirtildi. Tüm bu gelişmeler ışığında, davanın tek tutuklu sanığı olan arsa sahibi Mustafa Yılmaz’ın da geçtiğimiz günlerde cezaevinden tahliye edildiği öğrenildi. Dosya şimdi yeniden İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilecek ve yargılama süreci belirlenen eksikliklerin giderilmesiyle kaldığı yerden devam edecek. Seferihisar açıklarında meydana gelen depremin yaraları sarılmaya çalışılırken, adalet arayışında gelinen bu nokta, gözleri yeniden mahkeme salonlarına çevirdi.

Kaynak: DHA