Ünlü oyuncu yoğun bakımda
Ünlü oyuncu yoğun bakımda
İçeriği Görüntüle

Ege'nin kalbi İzmir, kış mevsiminin sonlarına doğru aldığı etkili yağışlarla derin bir nefes aldı. İklim krizinin etkilerini yakından hisseden ve geçtiğimiz dönemlerde ciddi bir su stresi yaşayan kent, peş peşe gelen sağanak yağışların ardından hem yüzey hem de yeraltı su kaynaklarında belirgin bir toparlanma sürecine girdi. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Hidrojeoloji Uzmanı Prof. Dr. Celalettin Şimşek, kentte yaşanan bu meteorolojik hareketliliğin hidrojeolojik yansımalarını değerlendirerek kamuoyunu aydınlatan önemli açıklamalarda bulundu. Kentin içme suyu ihtiyacını karşılayan barajlardaki doluluk oranlarının geçen yılın aynı dönemine göre kayda değer bir artış gösterdiğini belirten Prof. Dr. Şimşek, asıl müjdenin görünmeyen devasa depolardan, yani yer altı suyu rezervlerinden geldiğini vurguladı.

Y E R A L T I S U Y U N D A Y A K L A S I K 120 S A N T I M E T R 1179337 350328

Torbalı ovasında yüz yirmi santimetrelik umut verici artış

Bölgedeki su rejimini yakından takip eden ve düzenli saha ölçümleri gerçekleştiren uzman isim, yağışların niceliği ve niteliği hakkında çarpıcı bir kıyaslama yaptı. Sadece son 45 günlük periyotta, 2025 yılının tamamında düşen yağmur miktarı kadar bir yağış aldıklarını kaydeden Şimşek, bu durumu İzmir için büyük bir kurtuluş olarak nitelendirdi. Yağan bu yağmurları bilimsel terminolojide "etkili yağış" olarak tanımladıklarını ifade eden Şimşek, bu tür yoğun yağışlar olmadığı takdirde barajların yeterince beslenemediğinin altını çizdi. Toprağın suya doygunluk noktasına ulaşmasıyla birlikte yeraltı akiferlerinin de bu duruma hızla olumlu tepki vermeye başladığını belirten Şimşek, "Torbalı'daki ovada en son geçen hafta yaptığımız ölçümde yer altı suyunda yaklaşık 120 santimetre yükselme tespit ettik. Bu iyi bir rakam" sözleriyle sahadaki sevindirici tabloyu özetledi.

Y E R A L T I S U Y U N D A Y A K L A S I K 120 S A N T I M E T R 1179335 350328

Taşkın sularının süzülmesiyle seviye üç metreye ulaşabilir

Yaşanan bu hızlı toparlanmanın henüz bir başlangıç olduğunu ve toprak altındaki süzülme sürecinin aylarca devam edeceğini öngören Prof. Dr. Şimşek, gelecek aylar için oldukça iddialı ancak bilimsel verilere dayanan bir tahminde bulundu. Henüz kış aylarında olmamıza rağmen böylesine ciddi bir yükselmenin kaydedilmesinin, yaz başı için çok daha iyimser bir tablo çizdiğini belirtti. "Daha bugünlerde böyle bir yükselme olduğuna göre muhtemelen haziran, mayıs sonu gibi bu 3 metreyi bulacak gibi görünüyor" diyen uzman, bu durumun yer altı rezervleri için muazzam bir toparlanma anlamına geldiğini ifade etti. Şiddetli yağışların neden olduğu yüzey taşkınlarına da değinen Şimşek, bu devasa su kütlelerinin zamanla yeraltına süzülerek rezervleri beslemeye devam edeceğini ve süzülme işleminin mayıs ayının sonlarına kadar etkisini hissettireceğini dile getirdi.

Taşkın sularını körü körüne yeraltına basmak kirlilik yaratır

Yağışların getirdiği bereketin yanında, doğru yönetilemeyen su kaynaklarının yaratabileceği tehlikelere de dikkat çeken Prof. Dr. Şimşek, özellikle kırsal kesimde uygulanan yanlış yöntemler konusunda ciddi uyarılarda bulundu. Karşılaşılan bereketli yağışların sonsuz bir kaynak yanılgısı yaratmaması gerektiğini savunan uzman, tarım alanlarında veya yüzeyde biriken çamurlu ve bulanık taşkın sularının doğrudan yeraltı su kuyularına yönlendirilmesinin büyük bir kirlilik felaketine yol açabileceğini belirtti. Taşkın sularının çeşitli patojenler ve kimyasal kirleticiler barındırabileceğini hatırlatan Şimşek, "Bazen basında izliyoruz. Bazı çiftçilerimiz, bu suları kuyulara yönlendiriyor. Bunu çok önermiyoruz. Çünkü bu taşkın suları kirletebilir" uyarısında bulundu. Vatandaşların kendi kuyularından çektikleri suda olağandışı bir bulanıklık veya kötü bir koku fark etmeleri halinde son derece temkinli olmaları gerektiği vurgulandı.

Y E R A L T I S U Y U N D A Y A K L A S I K 120 S A N T I M E T R 1179336 350328

Sürdürülebilirlik için damla sulama ve yağmur hasadı şart

Yeraltı sularının korunması ve gelecek nesillere aktarılabilmesi için sadece doğanın cömertliğine güvenilemeyeceğini, akılcı projelerle su yönetiminin şart olduğunu belirten Prof. Dr. Celalettin Şimşek, hem bireylere hem de kurumlara düşen görevleri sıraladı. Barajlardan tahliye edilen fazla suların yeraltı rezervlerini besleyecek şekilde projelendirilmesinin aciliyet taşıdığını belirten uzman, bireysel düzeyde de su tasarrufu tedbirlerinin hayatın merkezine alınması gerektiğini savundu. Fiziksel şartları uygun olan müstakil evlerde, çiftliklerde ve kamu binalarında yağmur suyu hasadı projelerinin ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini ifade eden Şimşek, şebeke suyu üzerindeki ağır baskının ancak bu şekilde hafifletilebileceğini dile getirdi. Tarımsal üretimin kalbi olan Torbalı ve çevresindeki çiftçilere de seslenen uzman, vahşi sulama yöntemlerinin tamamen terk edilerek modern damlama sistemlerine, hatta toprak altı damlama modellerine geçilmesinin sürdürülebilir bir su yönetimi için hayati bir zorunluluk olduğunu sözlerine ekledi.

Kaynak: DHA