Ege'nin metropolü İzmir'de, geride bıraktığımız mayıs ayının son haftasına ait trafik verileri emniyet birimleri tarafından kamuoyuyla paylaşıldı. Kent genelindeki ana arterler, çevre yolları ve merkezi kavşaklarda meydana gelen asayiş ile trafik olaylarının röntgenini çeken bu veriler, sürücülerin kurallara uyma konusundaki zafiyetini net bir şekilde ortaya koyuyor. Özellikle havaların ısınmasıyla birlikte cadde ve sokaklarda hareketliliği artan iki tekerlekli araçların karıştığı olaylar, kentin kronikleşen bir güvenlik sorununu yeniden masaya yatırdı. Trafik denetleme şubesi tarafından hazırlanan İzmir'in haftalık trafik raporu, sadece sayısal verileri sunmakla kalmıyor, aynı zamanda kazaların anatomisine dair önemli ipuçları barındırıyor.
Güneşli günler trafikte rehavete neden oluyor
Kentte bir hafta boyunca yaşanan üzücü olayların zaman dilimleri incelendiğinde, sürücülerin zifiri karanlıkta ya da görüş mesafesinin azaldığı anlarda daha dikkatli hareket ettiği, buna karşın aydınlık saatlerde rehavete kapıldığı gözleniyor. Rapora yansıyan yaralanmalı kaza oranları detaylarına bakıldığında, olayların yüzde 30'u gece meydana gelirken, ezici bir çoğunluğu oluşturan yüzde 70'i gündüz saatlerinde gerçekleşti. Uzmanlar, gün ışığında artan araç sirkülasyonunun ve işe yetişme telaşının bu oranda büyük payı olduğunu belirtiyor. Sabah ve akşam iş çıkış saatlerinde yoğunlaşan koridorlar, sürücülerin sabırsız ve aceleci tavırlarıyla birleştiğinde can yakıcı sonuçlar doğurmaya devam ediyor.
Sürücülerin dikkatsizliği şerit ihlallerini beraberinde getiriyor
Trafikte seyir halindeyken anlık dikkat dağınıklığı, cep telefonu kullanımı ve hatalı manevralar, kazaların tipolojik olarak belirli kalıplara sıkışmasına yol açıyor. Raporda yer alan ihlâl şekillerine göre yapılan tasnif, akan trafikte yan yana seyreden araçların birbirlerini kollamadığını ispatlar nitelikte. Buna göre haftalık kazaların yüzde 36'sı yandan çarpma şeklinde kayıtlara geçti. Bunu, kurallara uymama konusundaki genel disiplinsizliği yansıtan yüzde 35'i diğer ihlâllerden kaynaklanan kazalar takip etti. Özellikle büyük bulvarlarda ve geçiş üstünlüğü karmaşasının yaşandığı noktalarda meydana gelen yüzde 16'sı kavşak ihlâli verisi ise sinyalizasyon sistemlerine rağmen kuralların hiçe sayıldığını gösteriyor. Takip mesafesini korumama alışkanlığı yüzde 10'u arkadan çarpma ile sonuçlanırken, can kaybı riskini en çok barındıran yüzde 3'ü kırmızı ışık ihlâli ise listenin son sırasında yer almasına rağmen tehlikenin boyutunu koruyor.
İki tekerlekli araçların yollardaki güvencesizliği artıyor
Raporda yer alan en çarpıcı ve yetkililerin üzerinde en çok durması gereken başlık ise şüphesiz ki kazaya karışan taşıtların türleri ve mağdur profilleri oldu. Oluş şekillerine göre yapılan analizlerde, İzmir trafiğinin kanayan yarası bir kez daha tescillendi. Kent genelindeki yaralanmalı olayların tam yüzde 65'i motosiklet kazası olarak kayıtlara geçti. Kurye sektörünün büyümesi ve bireysel ulaşımda pratik bir alternatif olması nedeniyle sayıları yüz binleri bulan motosikletliler, hem kendi hataları hem de otomobil sürücülerinin kör nokta dikkatsizlikleri nedeniyle asfaltla buluşuyor. Diğer araçların dahil olduğu olaylar yüzde 19'u diğer kazalar başlığı altında toplanırken, yaya güvenliğinin de tam anlamıyla sağlanamadığı yüzde 16'sı yaya kazası istatistiği ile somutlaştı. Bu durum, sadece sürücülerin değil, yayaların da kentsel hareketlilik esnasında daha dikkatli olması gerektiğini gösteriyor.




