İzmir’in kültürel hafızasında derin izler bırakan İzmir Büyükşehir Belediyesi Yeniden Sinematek gösterimleri, baharı ruhun karanlık labirentlerinde bir yolculukla karşılıyor. Sinemanın sadece bir eğlence aracı değil, aynı zamanda insanın en derin korkularını ve toplumsal kırılmalarını yansıtan bir ayna olduğunu kanıtlayan program, mayıs ayında izleyiciyi çıldırmanın eşiği temasıyla sarsmaya hazırlanıyor. Tarihi Elhamra Sahnesi, her pazar saat 19.00’da aklın sınırlarını zorlayan, gerçekle hayalin birbirine girdiği kült yapımlara ev sahipliği yapacak. Bu özel seçki, sadece film izlemekle kalmayıp, gösterim sonrası yapılacak söyleşilerle sinemayı sosyolojik ve psikolojik boyutlarıyla tartışmak isteyenleri de bir araya getiriyor.

Konserin geliri üniversitelilere burs oldu
Konserin geliri üniversitelilere burs oldu
İçeriği Görüntüle

Vietnam’ın gölgesinden New York sokaklarına Travis Bickle

Programın açılışı, sinema tarihinin en etkileyici karakter etütlerinden biriyle yapılıyor. Yönetmenliğini usta isim Martin Scorsese’nin üstlendiği ve Paul Schrader’ın kaleminden dökülen Taksi Şoförü, 3 Mayıs Pazar günü izleyiciyle buluşacak. Vietnam Savaşı’ndan dönen ancak içine düştüğü yozlaşmış dünyaya ayak uyduramayan Travis Bickle’ın, Robert De Niro’nun devleşen oyunculuğuyla hayat bulduğu hikâyesi, çürümenin bireyi nasıl bir "yalnız kurda" dönüştürdüğünü gösteriyor. Altın Palmiye ödüllü bu yapım, kentin karanlığını ve adaletsizliğe karşı duyulan öfkenin nasıl bir cinnete evrilebileceğini sarsıcı bir dille anlatıyor.

Psikolojik manipülasyonun sinematik kökeni Gaz Lambası

10 Mayıs’ta ise sinemanın ötesinde modern psikolojiye bir terim kazandıran Gaz Lambası (Gaslight) perdede olacak. George Cukor imzalı 1944 yapımı film, günümüzün popüler kavramı "gaslighting"in temelini oluşturuyor. Başroldeki Ingrid Bergman’a Oscar kazandıran yapım, bir kadının kocası tarafından adım adım delirdiğine ikna edilme sürecini tekinsiz bir atmosferle sunuyor. Gösterimin ardından Uzman Dr. Arzu Erkan, zihne kurulan bu sinsi tuzakları ve filmin psikolojik derinliğini sinemaseverlerle birlikte irdeleyecek.

Kimliklerin birbirine karıştığı deniz kıyısındaki o ev

İsveçli dahi Ingmar Bergman’ın "iki enstrüman için bir sonat" olarak tanımladığı Persona, 17 Mayıs’ta Elhamra Sahnesi’nin o etkileyici atmosferinde yankılanacak. Konuşmayı reddeden bir aktris ile ona refakat eden bir hemşirenin ruhsal dünyalarının iç içe geçişini anlatan film, sinema dilinde devrim yaratan yakın plan çekimleriyle tanınıyor. Kimliğin bir maskeden mi ibaret olduğu sorusunu soran bu şaheser sonrası, Doç. Dr. Halis Ulaş’ın katılımıyla gerçekleştirilecek söyleşide insan ruhunun parçalanmışlığı masaya yatırılacak.

Murakami’nin gizeminden Kubrick’in koridorlarına uzanan son

Mayıs ayının son haftalarında ise tempoyu muğlaklık ve saf korku belirliyor. Haruki Murakami’nin öyküsünden beyazperdeye uyarlanan Güney Kore yapımı Şüphe, 24 Mayıs’ta izleyiciyi bir gizem bulutunun içine hapsedecek. Modern hayattaki sınıf farklarını ve içten içe büyüyen öfkeyi işleyen film, FIPRESCI ödüllü anlatımıyla dikkat çekiyor. Seçkinin finali ise 31 Mayıs’ta, sinemanın teknik dehası Stanley Kubrick’in Cinnet (The Shining) filmiyle yapılacak. Jack Nicholson’ın unutulmaz "Jack Torrance" performansı, Overlook Oteli’nin klostrofobik koridorları ve aklın karanlık koridorlarında kaybolan bir baba... Dr. Emrah Suat Onat ile yapılacak kapanış söyleşisiyle, sinemanın bu en meşhur "delirme" hikâyesi tüm detaylarıyla analiz edilecek.

Kaynak: BÜLTEN