Rojda DOLGUN/ İzmir’de su probleminin artık dünün değil bugünün problemi olduğu anlatılmak için Ege Bölgesi Sanayi Odası, İzmir Ticaret Borsası, Ege Sanayicileri ve İş insanları Derneği katkılarıyla su konferansı gerçekleştirildi. İzq İnovasyon ve Girişimcilik Merkezi’nde gerçekleştirilen konferansta İzmir’in su problemi ele alındı.

Konferansta açılış konuşmasını gerçekleştiren İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Cemil Tugay “Bugün dünya nüfusunun yaklaşık yarısı, yani yaklaşık 4 milyar insan, yılın en az bir ayında ciddi su kıtlığı yaşıyor. Bu, artık istisnai bir durum değil; küresel ölçekte yaygınlaşan bir gerçeklik. Küresel sıcaklık artışı 2 dereceye ulaştığında 800 milyon ile 3 milyar insanın, 4 derece senaryosunda ise yaklaşık 4 milyar insanın su kıtlığıyla karşı karşıya kalacağı öngörülüyor” dedi.

“Su artık hepimizin meselesi”

Bu toprakların geleceğini korumanın suyun geleceğini korumakla mümkün olduğunu belirten Tugay “Su meselesi artık hepimizin meselesi. Çünkü su, ne sadece evde kullandığımız bir kaynak ne de sadece tarlada ya da fabrikada tüketilen bir girdidir. Bugün evlerimizde harcadığımız her bir damla su, yarının güvenliğiyle doğrudan bağlantılıdır. Suyu sınırlı bir kaynak olarak görmek artık ortak bir sorumluluktur. Sanayide ise su verimliliği, geri kazanım ve yeniden kullanım, çevresel bir hassasiyet olmanın ötesinde, ekonomik sürdürülebilirliğin temel şartıdır. Ve biliyoruz ki artık vahşi sulama ile bu toprakların geleceğini korumak mümkün değil. Damla ve basınçlı sulama gibi yöntemler sadece suyu değil, verimi ve toprağı da korur. Suya göre ürün deseni, iklime göre tarım anlayışı artık kaçınılmazdır” diye konuştu.

1-945

4.7 büyüklüğünde deprem meydana geldi
4.7 büyüklüğünde deprem meydana geldi
İçeriği Görüntüle

Sürdürülebilirliğin çalışmalarının ana merkezinde olduğunun altını çizen ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu “Su, tek bir kurumun görev ve yetki alanına sığmayacak kadar büyük ve çok boyutlu. Bu nedenle merkezi ve yerel yönetimler, iş dünyası, akademi ve sivil toplumun ortak amaç doğrultusunda eş-güdümlü hareket etmesi kritik önemde” dedi.

“Mevcut durum şeffaf şekilde ortaya koyulmalı”

Konferansta açılış konuşması yapan Zorlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“ESİAD olarak su konusunda çalışmaya devam edeceğiz. İzmir ve hinterlandını ele alacağımız kapsamlı bir rapor hazırlığı içindeyiz. Raporda iklim değişikliğinin su kaynaklarına etkilerini; tarımda, sanayide ve kentlerde verimli su yönetiminin yollarını ele alacağız. 2026 yılı içinde kamuoyuyla paylaşmayı hedeflediğimiz raporumuzla, iş dünyasına ve karar alıcılara su yönetimi konusunda destek olmayı amaçlıyoruz.

Mevcut durumu en doğru ve şeffaf şekilde ortaya koymak zorundayız. Geleceğe yönelik stratejik planlama yapabilmenin yolu sağlam verilerden geçiyor. Suyumuzu bütüncül bir bakış açısıyla koruma altına almak ve tarımda, sanayide, kentlerimizde yeni teknolojiler kullanarak geleceğe hazırlanmak zorundayız.
Bu noktada hepimize önemli sorumluluklar düşmektedir. Üretim süreçlerinde su verimliliğinin artırılması, kayıp oranlarının düşürülmesi, döngüsel su kullanımı uygulamalarının yaygınlaştırılması ve alt yapının iyileştirilmesi şart. Teknoloji ve inovasyona yatırımı her noktada ön plana çıkarmalıyız”

“Vahşi sulamadan vazgeçilmeli”

İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bülent Uçak modern ve akıllı sulama sistemlerine geçilmesi gerektiğini aktardı. Vahşi sulamadan vazgeçilmesinin önemli olduğunun altını çizen Uçak, şu değerlendirmelerde bulundu:

“İzmir Ticaret Borsası olarak biz, suyu yalnızca bir çevre başlığı altında değil; tarım-gıda değer zincirinin tamamını ilgilendiren stratejik bir unsur olarak ele alıyor, projelerimizle ve diğer faaliyetlerimizle su kullanımında etkinliği arttırmaya çalışıyoruz.

Üreticilerimizin vahşi sulamadan vazgeçerek, modern ve akıllı sulama sistemlerine geçişini hızlandırmak için yeni kurduğumuz İzmir Tarım Teknoloji Merkezi bünyesinde pamuk yetiştiriciliğinde her bir bitkinin ihtiyacı kadar su verme, yani değişken oranlı sulama prensibini konu alan Dijital Sulama Yönetimi Projesini gerçekleştiriyoruz.

Çalışmanın ön sonuçlarından gördüğümüz üzere bu yöntemle önemli miktarda su tasarrufu sağlamak mümkün. Ülkemiz tarımının tamamında akıllı sulama yöntemlerine geçilmesi halinde su tasarrufu potansiyelimizin oldukça yüksek olduğunu görebiliyoruz”

2-418

“Su geleceğin altını”

Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Hakan Ürün “Suyun, geleceğin bitcoini, geleceğin altını olması bekleniyor. Öyle ki, uluslararası arenada su için ‘mavi altın’, ‘mavi petrol’ ifadeleri kullanılıyor. Azalan su kaynaklarımızın tamamen kuruması, var olanlarda kirliliğin artması, Tüketeceğimiz her damla suyu 2 kere düşüneceğimiz günlere yaklaşılması v e bugün yaşadığımız ticaret savaşlarının bir benzerinin su savaşları için de olması bekleniyor” dedi.

“Su hakkını korumak ortak bir sorumluluk”

Bir an evvel su problemine ilişkin harekete geçilmesi gerektiğini belirten Ürün konuşmasını şöyle sürdürdü:

“İşte böyle bir ortamda, su stresini derinden yaşayan İzmir’imizde, yaşamın temel unsuru olan suyu, su kaynaklarımızı verimli kullanmayı, yeni su kaynakları üretmeyi ve daha birçok başlığı konuşuyor olmamızı çok önemsiyorum.
Özellikle de suyun denizden arıtılması gibi detayları sunulacak alternatif önerileri çok kıymetli buluyorum. Birleşmiş Milletler’in 2025 Su Raporu’na göre; yaklaşık 4 milyar insan, yani dünya nüfusunun yarısı, yılın en az bir bölümünde ciddi su kıtlığı yaşıyor. İşte bu nedenle, bugünlerin yarınlarını da düşünmek zorundayız.

Yine Birleşmiş Milletler verilerine göre; Dünya genelinde toplam su çekimlerinde tarım sektörü %72 ile ilk sırada yer alıyor. Bunu sanayi (%15) ve evsel (veya belediye) kullanım (%13) takip ederken, Türkiye özelinde de benzer bir dağılım söz konusu. Bu da aslında nereden başlanması gerektiğini açıkça ortaya koyuyor.

Temiz suya erişimin sağlık, ekonomik fırsatlar ve siyasi istikrarı belirleyeceği bir sürece girdiğimiz aşikar. O nedenle, her ne yapacaksak bir an evvel harekete geçmemiz gerekiyor. Unutmayalım ki, gelecek nesillerin su hakkını korumak bir tercih değil, ortak bir sorumluluktur.

Bu farkındalık ve sorumlulukla, Ege Bölgesi Sanayi Odası olarak; her yıl düzenlediğimiz Çevre Ödül Yarışması kapsamında üretimde suyu daha verimli kullanan, yağmur suyu hasadı uygulamalarıyla suyu yeniden değerlendiren, daha az kaynak tüketen ve atık sularını uygun projelerle geri kazanan üyelerimizi ödüllendiriyoruz”

Muhabir: Rojda Dolgun