İzmir'in Hurşidiye Mahallesi'nde geçtiğimiz 9 Mart gecesi meydana gelen ve kamuoyunda büyük infial yaratan taksici cinayetinin adli süreci hızlandı. Evli ve bir çocuk babası olan elli iki yaşındaki taksici Deniz Örer'in kullandığı ticari araca müşteri olarak binen yirmi dört yaşındaki Doğuş Meşe'nin, sürücüyü tabancayla vurarak öldürdüğü, cesedi yola atıp araçla kaçtığı olayın ardından polis ekiplerinin titiz çalışması sonucu suç aletiyle birlikte yakalanarak cezaevine gönderildiği hatırlatıldı. Olayın ardından hayatını kaybeden talihsiz sürücünün, meslektaşlarının yoğun katılım gösterdiği hüzünlü bir cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlandığı aktarıldı.
Cinayet anı ve sonrasındaki kan donduran detaylar kamerada
Soruşturma dosyasına giren ve cinayetin tüm ayrıntılarını aydınlatan araç içi kamera kayıtlarının dehşet verici detayları ortaya çıkardığı kaydedildi. Görüntülerin incelenmesi sonucunda; şüphelinin araca bindikten sonra eski iş yeri olan tekstil atölyesine uğrayıp valizini aldığı, ardından Karşıyaka istikametine gitmek üzere sürücüye tahmini yol ücretini sorduğu tespit edildi. Sürücünün meblağın yaklaşık yedi yüz lira tutabileceğini belirtmesi üzerine şüphelinin tutarın bin lirayı geçip geçmeyeceğini teyit ettiği, bu diyaloğun hemen ardından sürücüye sessizce yaklaşarak tek el ateş ettiği ve maktulü araçtan dışarı attığı anların saniye saniye kaydedildiği ifade edildi. Cinayetin ardından gasbettiği taksiyle olay yerinden uzaklaşan zanlının, yolda bir kadın arkadaşını araca aldığı, maktule ait çantadaki paraları çalarak bir kısmını yanındaki kadına verdiği anların da kamera kayıtlarıyla sabitlendiği bildirildi.
'Küfür' iddiasına savcılıktan ceza indirimi vetosu
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen kapsamlı soruşturmanın tamamlanmasının ardından hazırlanan iddianamenin, İzmir Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesi heyeti tarafından incelenerek resmen kabul edildiği açıklandı. İddianamede tutuklu sanık Doğuş Meşe hakkında kasten adam öldürme suçundan müebbet hapis cezası istenirken; gece vakti silahlı yağma ile ruhsatsız silah ve mermi bulundurma suçlarından da toplamda on dokuz yıla kadar ek hapis cezası talep edildiği aktarıldı.
Öte yandan, zanlının cinayeti maktulün kendisine küfretmesi üzerine işlediğini öne sürmesinin, savcılık makamı tarafından alınacak cezayı hafifletmeye yönelik asılsız bir savunma taktiği olarak değerlendirildiği ve kamera kayıtlarında sürücünün küfretmesini gerektirecek hiçbir eylem veya söylemin bulunmadığının iddianamede özellikle vurgulandığı öğrenildi. Ağır cezalarla yargılanacak olan tutuklu sanığın, 23 Haziran tarihinde ilk kez hakim karşısına çıkarak hesap vereceği belirtildi.





