İzmir’in kıyı ilçelerinden Seferihisar, deniz kaynaklı afetlere karşı kapsamlı bir güvenlik modelinin uygulanacağı pilot bölge olarak öne çıktı. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü koordinasyonunda başlatılan UNESCO Coast WAVE 2.0 projesi kapsamında, bölgeye tsunami erken uyarı sistemi kurulacak ve vatandaşların afetlere karşı bilinç düzeyi artırılacak.

Projenin tanıtım toplantısında konuşan Proje Koordinatörü Prof. Dr. Nurcan Meral, depremle birlikte tsunami riskinin de göz ardı edilemeyeceğini vurgulayarak, dirençli bir toplum oluşturmanın bilimsel altyapı ve güçlü iş birlikleriyle mümkün olacağını söyledi.

Proje Koordinatörü Prof. Dr. Nurcan Meral
TEHLİKEYE BİLİMSEL HAZIRLIK
Prof. Dr. Meral, Boğaziçi Üniversitesi ve Marmara Üniversitesi’nin uzun yıllardır tsunami servis sağlayıcısı olarak görev yaptığını hatırlatarak, kıyılarda meydana gelen depremlerin oluşturabileceği dalga risklerinin sürekli analiz edildiğini belirtti. Gerekli durumlarda toplumun hızla bilgilendirildiğini aktaran Meral, UNESCO koordinasyonunda yürütülen çalışmaların özellikle kıyı yerleşimlerinde yaşayanlar için hayati önem taşıdığını ifade etti.
Seferihisar’ın pilot bölge olarak seçilmesinde, deniz seviyesi değişimlerinin ölçülebilmesi ve detaylı gözlem yapılabilmesinin etkili olduğu belirtildi. Ayrıca 30 Ekim 2020’de yaşanan İzmir depremi sonrasında oluşan tsunami dalgalarının bölgede somut hasar bırakması, bu tercihi güçlendiren faktörler arasında yer aldı.
SİRENLİ LEVHALI ÖNLEM
Proje kapsamında yalnızca teknik altyapı değil, toplumsal farkındalık da ön planda tutuluyor. Meral, sahil hattına uyarı tabelaları yerleştirileceğini, siren sistemlerinin kurulacağını ve olası bir tehlike anında vatandaşlara hızlı mesaj iletileceğini açıkladı. İzleme teknolojilerinin geliştirilmesiyle birlikte erken uyarı süresinin kısaltılması hedefleniyor.
Türkiye’nin yoğun kıyı yerleşimlerine sahip bir ülke olduğuna dikkat çeken Meral, depremle tetiklenebilecek tsunami riskine karşı hazırlıklı olmanın artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu dile getirdi.
BİLİMSEL YÖNTEMLİ PROJE
Kandilli Rasathanesi Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Gülüm Tanırcan ise kurumun 150 yılı aşan geçmişiyle yer bilimleri alanında stratejik bir rol üstlendiğini belirtti. Enstitünün deprem izleme, erken uyarı, tsunami gözlem ve risk azaltma çalışmalarını hem bilimsel hem operasyonel düzeyde sürdürdüğünü ifade eden Tanırcan, Doğu Akdeniz başta olmak üzere çevre denizlerde aktif bir hizmet sağladıklarını söyledi.

Kandilli Rasathanesi Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Gülüm Tanırcan
Tanırcan, 1999 yılında hazırlanan İzmir Deprem Master Planı’nın da bütüncül bir risk yönetimi anlayışıyla oluşturulduğunu hatırlatarak, bugün yürütülen çalışmaların bu birikimin devamı olduğunu vurguladı.
DİRENÇLİ KENT HEDEFİ
Toplantıda konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanı Eylem Ulutaş Ayatar, kentin jeolojik yapısı, uzun kıyı şeridi ve yoğun nüfusu nedeniyle çoklu afet tehdidi altında olduğunu belirtti. Deprem, deniz taşkınları, sel ve orman yangınları gibi risklerin bütüncül bir yaklaşımla ele alındığını söyleyen Ayatar, belediyenin bilimsel veriye dayalı çalışmalar yürüttüğünü ifade etti. Aktif fayların incelenmesi, mikro bölgeleme projeleri ve yapı envanteri gibi çalışmaların sürdüğünü aktaran Ayatar, Coast WAVE 2.0 projesinin özellikle deniz kaynaklı afetler açısından kritik bir tamamlayıcı olduğunu dile getirdi. Seferihisar’da uygulanacak modelin ilerleyen süreçte İzmir’in tüm kıyı ilçelerine rehberlik etmesi bekleniyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanı Eylem Ulutaş Ayatar
AFAD’DAN RİSK AZALTMA VURGUSU
İzmir İl Afet ve Acil Durum Müdürü Nazif Ekinci, modern afet yönetiminin yalnızca müdahaleden ibaret olmadığını, riskleri önceden azaltmaya odaklanmanın daha büyük kayıpların önüne geçtiğini söyledi. Türkiye’de 1999 depremlerinin ardından afet yönetim anlayışının köklü biçimde değiştiğini hatırlatan Ekinci, toplumun her ferdinin afet bilincine sahip olması gerektiğini ifade etti.

İzmir İl Afet ve Acil Durum Müdürü Nazif Ekinci
Ekinci’ye göre afet gerçekleşmeden önce harcanan her kaynak, sonrasında oluşabilecek çok daha büyük ekonomik ve insani zararları engelliyor. Bu nedenle erken uyarı sistemleri ve hazırlık çalışmalarının stratejik değer taşıdığına dikkat çekti.
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ UYARISI
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İzmir İl Afet Koordinasyon Şube Müdürü Özgür Bildirici ise iklim değişikliği ve kıyı yapılaşmasının afet riskleriyle doğrudan ilişkili olduğuna işaret etti. İzmir’in Türkiye’de en uzun kıyı şeritlerinden birine sahip olduğunu belirten Bildirici, mevzuata uygun yapılaşmanın hayati önem taşıdığını söyledi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İzmir İl Afet Koordinasyon Şube Müdürü Özgür
Sera gazı emisyonlarının izlenmesi, kıyı kenar çizgilerinin belirlenmesi ve uzun vadeli çevresel planlamaların afet zararlarını azaltmada etkili olacağını vurgulayan Bildirici, toplumun bilinçlendirilmesine yönelik eğitimlerin de süreceğini aktardı.
İŞ BİRLİKLİ YAPI
Toplantının ardından Kandilli Rasathanesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Seferihisar Belediyesi tarafından proje detaylarına ilişkin teknik sunumlar gerçekleştirildi. Çok paydaşlı yapısıyla dikkat çeken UNESCO Coast WAVE 2.0, erken uyarı teknolojilerini toplumsal hazırlıkla birleştirerek İzmir kıyılarında daha güvenli bir yaşam alanı oluşturmayı amaçlıyor.




