İzmir sınırları içerisinde yer alan ve köklü tarihiyle bilinen Bornova Anadolu Lisesi, bu kez akademik başarılarıyla değil, yürekleri ısıtan bir dayanışma öyküsüyle gündeme geldi. Yaklaşık üç buçuk yıl süren zorlu bir tedavi sürecinin ardından meme kanseri hastalığını yenmeyi başaran edebiyat öğretmeni Yelda Yiğit, kendi yaşadığı acılardan yola çıkarak devasa bir iyilik kıvılcımı yaktı. Kırk yedi yaşındaki eğitimci, öğrencileri ve duyarlı velilerin de büyük desteğini arkasına alarak, lösemi ve diğer onkolojik rahatsızlıklarla savaşan minik bedenler için harekete geçti. Birlik ve beraberliğin en yoğun hissedildiği Ramazan ayı vesilesiyle başlatılan kampanya kapsamında, hastalıkla boğuşan ailelerin yüzünü güldürecek onlarca yardım paketi hazırlandı.

Y E L D A O G R E T M E N V E O G R E N C I L E R I N D E N I Y I L I K 1186517 352531

Dijital esaretten uzaklaşıp karşılıksız iyiliğe koştular

Öğrencilerin teknoloji bağımlılığından sıyrılarak gerçek hayattaki sorunlara odaklanmasını amaçlayan bu anlamlı projede, kısa sürede büyük bir ivme yakalandı. Gençler ve veliler el ele vererek; pirinçten sıvı yağa, kuru fasulyeden nohut ve mercimeğe kadar protein ve karbonhidrat değeri yüksek ürünleri titizlikle seçti. Hastaların beslenme hassasiyetleri göz önünde bulundurularak hazırlanan kırk iki adet özel erzak paketi, okulun bahçesinde imece usulüyle paketlendi. Etkinliğin en duygusal anlarından biri ise, halihazırda kemik kanseri tedavisi gören on ikinci sınıf öğrencisi Uygar Özkaya için gökyüzüne salınan balonlar oldu. Hastalığın ne demek olduğunu çok iyi bildiğini ifade eden Yiğit, gençlerin ellerindeki telefonları bir kenara bırakıp, hiçbir karşılık beklemeden başkalarının derdiyle dertlenmesinin toplumun en büyük ihtiyacı olduğunu vurguladı.

Uşak’ta 27 Şubat Cuma Günü Elektrik Kesintisi!
Uşak’ta 27 Şubat Cuma Günü Elektrik Kesintisi!
İçeriği Görüntüle

Y E L D A O G R E T M E N V E O G R E N C I L E R I N D E N I Y I L I K 1186518 352531

Hastalığın acısını bilerek uzatılan şefkat eli

Kendi bedeniyle verdiği yaşam savaşını zaferle taçlandırdıktan sonra mesleğine dört elle sarılan idealist öğretmen, kanserle mücadele eden bireylere yaklaşım biçimine dair de önemli mesajlar verdi. Altı yıl önce tanıştığı bu zorlu süreçten sonra hayatı bambaşka bir pencereden okumaya başladığını belirten deneyimli eğitimci, yardımları sadece bir görev olarak değil, o derin acıyı bizzat tanıyarak organize ettiğini dile getirdi. Yaptıkları çalışmanın ardından hissettiği huzuru kelimelere döken Yiğit, ölümcül bir hastalıkla boğuşan insanlara sürekli akıl vermek yerine, onların omuzlarına dokunup yalnız olmadıklarını hissettirmenin iyileşme sürecindeki en güçlü ilaç olduğunu ifade etti. Hazırlanan gıda kolileri, sadece birer erzak paketi değil, aynı zamanda kader ortaklığının somut birer simgesi haline dönüştü.

Y E L D A O G R E T M E N V E O G R E N C I L E R I N D E N I Y I L I K 1186520 352531

Genç yüreklerden yükselen umut dolu dayanışma sözleri

Gönüllülük esasına dayanan bu organizasyonda ter döken lise öğrencileri, yardımlaşmanın verdiği manevi hazzı kendi pencerelerinden aktardı. Yurtta kalmasına rağmen babasının desteğiyle malzemeleri okula taşıyan onuncu sınıf öğrencisi Doruk Bilgin, insanların aynı amaç uğruna tek bir çatı altında kenetlenmesinden duyduğu mutluluğu dile getirdi. Lösemili çocukların beslenme diyetlerine uygun, özel listeler hazırladıklarını belirten Eylül Mat ise, hayattaki herkesin bir gün bu hastalıkla yüzleşebileceği gerçeğine dikkat çekerek, tedavi gören kardeşlerine ufak da olsa bir nefes olabilmenin gururunu yaşadığını söyledi. Kampanyanın mutfağında yer alan Umay Diler Dündar ve Yiğit Tuna Tombak da, okul genelinde oluşan devasa katılımın beklentilerini çok aştığını ve yardımların hız kesmeden devam edeceğinin müjdesini verdiler.

Y E L D A O G R E T M E N V E O G R E N C I L E R I N D E N I Y I L I K 1186521 352531

Hekim bir annenin gözünden sosyal sorumluluğun önemi

Kampanyanın dalga dalga büyümesi, sadece öğrencileri değil, velileri de derinden etkiledi. Okulun dokuzuncu sınıf öğrencilerinden Deniz Ayyıldız'ın annesi olan ve aynı zamanda hekimlik mesleğini icra eden Zeynep Arıkan, projenin onkoloji hastaları üzerindeki psikolojik etkisine profesyonel bir bakış açısı getirdi. Meslek hayatı boyunca sayısız kanser hastasıyla yan yana yürüdüğünü belirten Dr. Arıkan, bu zorlu hastalıkla savaşta en kritik cephanenin moral ve sosyal destek olduğunun altını çizdi. Minik hastaların unutulmadıklarını hissetmelerinin tedaviye doğrudan olumlu yansıdığını ifade eden Arıkan, yeni neslin henüz lise sıralarındayken böylesine ağır ve anlamlı bir sosyal sorumluluk projesinin mutfağında pişmesinin, geleceğin merhametli toplumunu inşa etmek adına atılmış paha biçilemez bir adım olduğunu sözlerine ekledi.

Kaynak: DHA