İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ve kentin siyasi atmosferinde deprem etkisi yaratan kooperatif soruşturmasında kritik bir viraja girildi. İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi ekseninde şekillenen ve zimmet iddialarını barındıran dosya kapsamında, mali hareketliliği mercek altına alan Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporu soruşturma dosyasına girdi. Kamuoyunun yakından takip ettiği, aralarında eski belediye başkanları ve parti yöneticilerinin de bulunduğu şüphelilere yönelik ikinci dalga operasyonun ardından hazırlanan bu mali analiz, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek detaylar barındırıyor. Gözaltına alınan 11 ismin mali geçmişini didik didik eden raporda, özellikle tutuklu bulunan üst düzey isimler hakkındaki tespitler dikkat çekici bir tablo ortaya koydu.
İzmir gündemine bomba gibi düşen zimmet operasyonu
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kooperatif modeliyle yürütülen kentsel dönüşüm projelerinde usulsüzlük ve zimmet şüpheleri üzerine başlattığı soruşturma ile hız kazandı. Sorumlulukları bulunduğu iddia edilen 11 şüpheli hakkında verilen gözaltı kararı, İzmir’de eşine az rastlanır bir hukuki süreci başlattı. Operasyonun siyasi ayağında Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) İzmir'deki önemli figürleri yer alıyordu. Gözaltı listesindeki isimler arasında eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, bir önceki dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini yürüten Tunç Soyer ve kentin en büyük iştiraklerinden İZBETON’un eski Genel Müdürü Heval Savaş Kaya’nın bulunması, iddiaların ciddiyetini ve operasyonun büyüklüğünü gözler önüne serdi. Soruşturma birimlerinin titizlikle yürüttüğü süreçte, kooperatif yöneticileri ile yüklenici firma yetkilileri de şüpheli sıfatıyla emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Adli mercilere sevk edilen şüpheliler için mahkeme süreci oldukça sancılı geçti. Hakim karşısına çıkan isimlerden eski Başkan Tunç Soyer, eski İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve İZBETON’un eski patronu Heval Savaş Kaya hakkında tutuklama kararı verildi. Siyasetin bu üç önemli isminin yanı sıra, S.S. İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi Başkanvekili Burak Bakır ile City Construction Yapı Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin ortaklarından Yıldırım Kuruoğulları da tutuklanarak cezaevine gönderildi. Mahkeme heyeti, dosyadaki diğer şüpheliler için ise daha farklı bir tasarrufta bulundu. Kooperatifin denetim kurulu üyeleri Anıl Demirci, Yılmaz Eroğlu, Kemal Moroğlu, kurucu üye Mustafa Balcı, Başkan Yardımcısı Dilek Coşkun ve yüklenici firmanın ilk sahibi Erdal Şaroğlu, adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Tutuklamalar kent gündeminde şok etkisi yaratırken, savunma makamları mali delillerin yetersizliği üzerinde duruyordu.
Mali suçları araştırma kurulu’nun 81 sayfalık incelemesi
Gündeme Bakış'ta yer alan habere göre, Savcılık makamının talebi üzerine devreye giren Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), 2020 ile 2024 yılları arasını kapsayan dört yıllık geniş bir projeksiyonla hesap hareketlerini inceledi. Mali Suçlarla Mücadele Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve soruşturma dosyasına eklenen 81 sayfalık ön rapor, şüpheliler, kooperatif tüzel kişiliği ve İZBETON şirketi arasındaki para trafiğini en ince ayrıntısına kadar haritalandırdı. Bankacılık verileri, EFT/Havale kayıtları ve ticari defterlerin incelenmesiyle oluşturulan bu rapor, zimmet suçlamasının maddi delillerini oluşturması bakımından hayati önem taşıyordu. Raporun sonuç bölümü, özellikle tutuklu bulunan bürokrat ve siyasetçiler açısından beklenmedik bir sonucu işaret etti.
Eski başkan ve genel müdür için para transferi izine rastlanmadı
Müfettişlerin binlerce işlem üzerinde yaptığı inceleme neticesinde, soruşturmanın en kilit isimleri olarak görülen eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya’nın hesaplarında suçlamaları doğrulayacak nitelikte bir para akışına rastlanmadı. Zimmet iddiasının temelini oluşturan "haksız menfaat sağlama" veya "para kaçırma" tezini destekleyecek şekilde, kooperatif hesaplarından veya yüklenici firmalardan bu iki isme yönelik doğrudan veya dolaylı bir para transferi, MASAK uzmanlarınca tespit edilemedi. Bu durum, tutukluluk gerekçeleri ile mali rapor arasındaki çelişkiyi gündeme taşırken, soruşturmanın hukuki seyrinde yeni bir tartışma başlattı.
Ticari ilişkilerin niteliği için uzman bilirkişi işaret edildi
MASAK raporu, Soyer ve Kaya haricindeki diğer şüpheliler ve firmalar arasındaki para trafiğini ise doğruladı ancak bu işlemlerin suç teşkil edip etmediği konusunda nihai kararı yargıya bıraktı. Raporda, bankacılık sistemi üzerinden gerçekleşen transferlerin, şüpheliler veya firmalar arasındaki olağan ticari ilişkilerden mi kaynaklandığı, yoksa kentsel dönüşüm projeleri maskesi altında yapılan usulsüzlükler mi olduğu konusunun netleşmediği vurgulandı. MASAK uzmanları, 81 sayfalık raporun sonuç kısmında, "Bankacılık transferlerine konu olan işlemlerin hukuki veya ticari bir ilişkiye bağlı olup olmadığının, ayrıca şüpheliler ve firmalar arasındaki irtibatın niteliğinin anlaşılabilmesi için uzman bilirkişi heyetince detaylı inceleme yapılması gerekmektedir" notunu düştü. Bu değerlendirme, soruşturmanın selameti açısından teknik bir incelemeye daha ihtiyaç duyulduğunu ortaya koydu.




