İzmir Körfezi, son günlerde kıyı şeridini istila eden yeşil bir örtüyle mücadele ediyor. Özellikle İnciraltı, Bostanlı ve Mavişehir hattında yoğunlaşan deniz marulu oluşumu, hem görsel kirliliğe hem de koku sorununa yol açıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi ile İZDENİZ ekipleri, kepçeler ve deniz süpürgeleriyle tonlarca marulu kıyıdan uzaklaştırsa da uzmanlar, bu müdahalenin sadece "vitrini temizlemek" olduğunu belirtiyor. Yapılan saha incelemeleri, Mavişehir ile Foça arasındaki 4 milyon metrekarelik devasa bir alanın deniz marullarıyla kaplandığını ortaya koydu. Bilim dünyası ise sorunun çözüm anahtarı olarak tek bir noktayı işaret ediyor: Gediz Havzası.

Gediz Nehri dört ilin kirliliğini Körfez’e taşıyor
Gediz Nehri’nin Körfez üzerindeki etkisini değerlendiren İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu, nehrin katettiği güzergahın kirlilik yükünü artırdığını ifade etti. Murat Dağı’ndan doğan nehrin Kütahya, Uşak, Manisa ve İzmir’den geçtiğini hatırlatan Kurucu, “Bu süreçte oluşan her türlü sanayi, tarım ve evsel atık Gediz’e ulaşıyor. Gediz Nehri, Körfez’i kirleten 33 dereden biri ancak en büyük yükü o taşıyor” dedi. Kurucu ayrıca, 1886 yılında yatağı değiştirilen nehrin eski yatağının (Ağıldere hattı) halen aktif olduğunu ve kirliliği doğrudan iç Körfez’e boşaltmaya devam ettiğini vurguladı.
Ötrofikasyon ve oksijensizlik tehlikesi
Körfez Ekoloji Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ergün Taşkın, deniz marulu patlamasının arkasındaki biyolojik süreci açıkladı. Tarımsal ve endüstriyel atıklarla gelen besin yükünün ötrofikasyon (aşırı bitki ve alg çoğalması) yarattığını belirten Taşkın, bu durumun deniz ekosistemini nefessiz bıraktığını söyledi. Taşkın, “Deniz marulu kısa ömürlüdür; öldüğünde bakteriler tarafından parçalanırken ortamdaki oksijeni tüketir. Bu durum 'hipoksi' dediğimiz oksijensizliğe yol açar. Sonuçta deniz canlıları ya ölür ya da bölgeyi terk eder. Oksijen bitince başlayan çürüme ise o meşhur kötü kokunun asıl kaynağıdır” uyarısında bulundu.
Temizlik çalışmaları kalıcı değil geçici çözüm
Büyükşehir ekiplerinin kıyıda yürüttüğü toplama faaliyetlerinin koku ve çamurlaşmayı azaltmak adına değerli olduğunu söyleyen uzmanlar, bunun "semptomatik" bir tedavi olduğunun altını çiziyor. Prof. Dr. Ergün Taşkın, Gediz Havzası kontrol altına alınmadan atılan her adımın geçici kalacağını vurguladı. Havzadan gelen şehirsel, endüstriyel ve liman kaynaklı kirlilik kesilmediği sürece deniz marulu istilasının her yıl tekrarlanacağı öngörülüyor. Kalıcı çözüm için dört ili kapsayan havza bazlı bir temizlik seferberliği ve atık su tesislerinin tam kapasiteyle çalıştırılması şart koşuluyor.
Sulama suyunda çoraklaşma riski
Kirliliğin sadece denizi değil, tarımı da vurduğu belirtiliyor. Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Gediz’in suyu ile yapılan sulamaların tarım topraklarında çoraklaşmaya neden olduğunu ifade etti. Kurucu, "Kirliliğin çarpan etkisi var. Hem denizimizi hem toprağımızı kaybediyoruz. Bunu engellemek için sadece belediyelerin değil, tüm kurumların elini taşın altına koyması gerekiyor" diyerek toplumsal ve idari iş birliği çağrısında bulundu. Körfez'deki deniz marulu toplama işlemleri devam ederken, İzmir halkı artık koku ve kirliliğin kökten çözülmesini bekliyor.





