İzmir’in Karabağlar ilçesine bağlı Limontepe semtinde, bir ilkokulun bahçesinden yükselen ritim sesleri, sadece müzikal bir çalışmanın değil, aynı zamanda toplumsal bir dönüşümün habercisi niteliğinde. Seniye Hasan Saray İlkokulu idarecileri ve öğretmenleri, çağın en büyük sorunlarından biri olan teknoloji bağımlılığına karşı, çocukların eline tablet yerine baget vererek örnek bir mücadele başlattı. Okul bünyesinde 3. ve 4. sınıf öğrencilerinin katılımıyla oluşturulan 42 kişilik dev bando takımı, çocukların içe kapanık dünyalarını yıkarak onları hayatın, sporun ve sanatın tam merkezine çekiyor. Proje, dezavantajlı bir bölgede yaşayan çocukların fırsat verildiğinde neleri başarabileceğinin en somut kanıtı olarak göze çarpıyor.

Sanal dünyadan kopup gerçek takıma katıldılar
Teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte çocukların sokaktan ve sosyal hayattan koparak dijital ekranlara hapsolması, eğitimcileri harekete geçiren en büyük etken oldu. Bu gidişata dur demek isteyen Sınıf Öğretmeni İbrahim Akdemir, çocukların bir grubun parçası olma ihtiyacını sanal oyunlarda değil, gerçek bir takımda gidermeleri gerektiğini vurguladı. Akdemir, dijital bağımlılık batağından uzak tutulan öğrencilerin, bando sayesinde disiplini, uyumu ve birlikte hareket etmeyi öğrendiklerini belirtti. Çocukların farklı spor dallarını tanımalarını da sağlayan bu proje, onların fiziksel ve zihinsel gelişimlerine doğrudan katkı sunuyor. Öğretmenlerin rehberliğinde bir araya gelen 42 öğrenci, bireysel başarının değil, kolektif uyumun verdiği hazzı tadıyor.

Tribünlerde miniklerin coşkusu yankılandı
Okul sıralarında başlayan müzik yolculuğu, minik öğrencileri İzmir’in dev spor kulüplerinin sahalarına kadar taşıdı. Proje kapsamında öğrenciler, sadece kendi okullarında değil, profesyonel spor müsabakalarında da görev alarak unutulmaz deneyimler yaşıyor. Son olarak Göztepe Kadın Hentbol Takımı ile Üsküdar Belediyesi Kadın Hentbol Takımı arasındaki kritik mücadelede sahne alan minikler, çaldıkları marşlarla salondaki atmosferi ısıttı. Hem hentbol sporunu yakından tanıma fırsatı bulan hem de tribün kültürünü öğrenen çocuklar, maç heyecanına ritimleriyle ortak oldu. Bando Takımı Organizatörü Yusuf Avcı, amaçlarının çocuklara sadece enstrüman çaldırmak olmadığını, onların eğlenceli vakit geçirerek güzel alışkanlıklar edinmelerini sağlamak olduğunu ifade etti. Avcı, çocukların güvenli bir şekilde transferlerinin sağlandığını ve aylarca süren provaların meyvesini sahadaki alkışlarla aldıklarını dile getirdi.

Akran zorbalığına karşı notalı mücadele
Projenin bir diğer kritik hedefi ise okullarda giderek artan akran zorbalığı sorununun önüne geçmek. Okul Müdürü Ömür Eyüp Kurum, İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi’nin vizyonu doğrultusunda Göztepe Kulübü ile iş birliği yaptıklarını belirterek, bu çalışmanın pedagojik yönüne dikkat çekti. Farklı sınıflardan ve yaş gruplarından öğrencilerin aynı bando takımında omuz omuza vermesi, aralarındaki rekabeti dostluğa dönüştürüyor. Müdür Kurum, çocukların ders dışı zamanlarını dijital mecralarda tüketmek yerine, trampet ve borazan çalarak değerlendirdiklerini, bu sayede paylaşmayı ve birlikte üretmeyi öğrendiklerini vurguladı. Sosyal etkinlik sayesinde bir araya gelen çocuklar, birbirlerine karşı daha anlayışlı ve destekleyici bir tutum sergiliyor.

Küçük yüreklerde büyük heyecan
Bando takımının en önünde, elindeki asasıyla ritmi yöneten 4. sınıf öğrencisi Atalay Çınar Sevim, yaşadığı gururu gizleyemiyor. Takımın majörü olan 9 yaşındaki Atalay, arkadaşlarıyla arasında hiçbir ayrımcılık olmadan büyük bir uyum içinde çalıştıklarını anlatırken gözlerinin içi gülüyor. Takımın diğer üyeleri Gökçe Koç ve Muhammet Emin Yılmaz ise trampet çalmanın kendileri için büyük bir tutkuya dönüştüğünü ifade ediyor. Hem spor müsabakalarını izleyip hem de performans sergilemenin kendilerini çok özel hissettirdiğini belirten minikler, ailelerinin de onları izlemeye gelmesiyle mutluluklarının ikiye katlandığını söylüyor. Aylarca süren hazırlık sürecinin ardından sahneye çıkan çocuklar, Limontepe’den yükselen bu umut dolu hikayenin başkahramanları olarak alkışı hak ediyor.




