Sağlıklı beslenme dünyasında adeta bir fırtına gibi esen ve yeşil çayın en saf, konsantre hali olarak bilinen matcha çayı, son günlerde faydalarının yanı sıra yol açabileceği potansiyel tehlikelerle de tıp dünyasının ve diyetisyenlerin gündeminden düşmüyor. İçeriğindeki yüksek antioksidan seviyesi ve metabolizmayı canlandıran bileşenleri sayesinde popülerliği her geçen gün artan bu özel çayın, kulaktan dolma bilgilerle ve kontrolsüz bir şekilde tüketilmesinin faydadan çok zarar getirebileceği uyarısında bulunuldu. Uzmanlar, herhangi bir kronik rahatsızlığı bulunmayan sağlıklı yetişkinlerin matcha çayını haftada birkaç kez yerine her gün düzenli olarak tüketebileceklerini, ancak bu tüketimin günde en fazla bir veya iki fincanla sınırlandırılması gerektiğini belirtti. Çayın barındırdığı yüksek kafein ve l-theanine amino asidi nedeniyle güçlü bir enerji verici ve odaklanma artırıcı etkiye sahip olduğuna dikkat çekilirken, bu sebeple tüketim zamanlamasının son derece hayati olduğu vurgulandı. Uyku kalitesinin bozulmaması adına akşam saatlerinde içilmesinden kesinlikle kaçınılması gerektiği ifade edilirken, en ideal tüketim zamanının sabah saatleri veya öğleden sonraki erken vakitler olduğu, ancak mide hassasiyeti olan bireylerin bu çayı tamamen aç karnına içmelerinin şiddetli mide bulantılarına yol açabileceği kaydedildi.

Saldırganın babasının geçmişte yargılandığı ortaya çıktı
Saldırganın babasının geçmişte yargılandığı ortaya çıktı
İçeriği Görüntüle

Zayıflama mucizesi değil, destekleyici

Kamuoyunda ve sosyal medya platformlarında matcha çayına atfedilen en büyük efsanelerden biri olan "göbek eriten mucizevi içecek" algısı da uzmanlar tarafından kesin bir dille yalanlandı. Tıp otoriteleri, hiçbir yiyecek veya içeceğin tek başına bölgesel yağları eritemeyeceği gerçeğinin altını çizerek, matcha çayının sadece içerdiği EGCG (epigallokateşin gallat) adlı güçlü antioksidan sayesinde metabolizma hızını bir miktar artırabildiğini ve düzenli egzersizle birleştiğinde yağ yakım sürecine mütevazı bir destek sağlayabildiğini aktardı. Günlük kalori açığı yaratılmadığı ve hareketli bir yaşam tarzı benimsenmediği sürece sadece bu çayı tüketerek zayıflamanın bilimsel olarak imkansız olduğu ifade edildi. Zayıflatma efsanesinin aksine, çayın vücuttaki ödemi atma konusundaki başarısı ise onaylandı. Doğal ve hafif bir idrar söktürücü etkiye sahip olan matcha çayının, içeriğindeki kafein sayesinde vücutta biriken fazla suyun ve tuzun böbrekler yoluyla atılmasına yardımcı olduğu, ancak bu süreçte böbreklerin yorulmaması ve vücudun susuz kalmaması için gün içerisinde bol miktarda saf su içilmesinin ihmal edilmemesi gerektiği hatırlatıldı.

Yanlış demleme zehre dönüştürebilir

Matcha çayının tüm bu potansiyel şifa kaynaklarından tam anlamıyla faydalanabilmek için hazırlık aşamasında yapılan kritik hataların da önüne geçilmesi gerektiği belirtildi. Geleneksel yeşil çay demleme yöntemlerinin matcha için geçerli olmadığına dikkat çeken uzmanlar, kaynar su kullanımının çayın hassas moleküler yapısını anında bozarak hem besin değerlerini yok ettiğini hem de içimi zor, acı bir tat ortaya çıkardığını kaydetti. Doğru yöntemin, suyu kaynattıktan sonra birkaç dakika dinlendirerek sıcaklığını seksen derece seviyelerine düşürmek olduğu ve ardından geleneksel bambu çırpıcılar kullanılarak su ile tozun pürüzsüz, köpüklü bir kıvam alana dek çırpılması gerektiği anlatıldı. Ayrıca sağlık faydalarının korunması adına çaya kesinlikle şeker veya yapay tatlandırıcı eklenmemesi gerektiği uyarısı yapıldı.

Tüm bu hazırlık aşamalarının ötesinde, matcha tüketiminin gizli tehlikeleri ve kimlerin bu çaydan uzak durması gerektiği konusu da hazırlanan raporlarda geniş yer buldu. Çay yapraklarının demlenip atılmak yerine tamamen öğütülerek yutulduğu bu yöntemde, bitkinin toprakta biriktirdiği kurşun gibi ağır metallerin de doğrudan vücuda alındığı gerçeği en büyük risk faktörü olarak açıklandı. Bu nedenle piyasadaki ucuz ürünler yerine mutlaka güvenilir ve organik sertifikalı çayların tercih edilmesi gerektiği vurgulanırken; yüksek kafein hassasiyeti olanların, kalp ritim bozukluğu yaşayanların, hamilelerin, emziren annelerin, demir eksikliği anemisi bulunanların ve kan sulandırıcı ya da tansiyon ilacı kullanan hastaların matcha çayını tüketmeden önce mutlaka uzman bir hekime danışmalarının hayati önem taşıdığı ifade edildi.

Kaynak: haber merkezi