İzmir Kültürpark'ta 2 bin metrekarelik devasa bir alanda açılacak olan serginin küratörlüğünü Melih Güneş üstleniyor. Serginin adı, Nâzım Hikmet’in otobiyografik romanı "Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim" eserine ilk koymak istediği isim olan "ROMANTİKA"dan ilham alıyor.
Serginin fikir babalığını şair Ünal Ersözlü yürütürken, tüm yapımcılığını ise Folkart üstleniyor. Yaklaşık 25 farklı arşiv ve koleksiyondan parçaların bir araya getirildiği organizasyonda 20’den fazla sanatçının resim, fotoğraf ve video çalışmaları da yer alıyor.
Moskova ve Paris’ten gelen özel tereke ilk kez sergileniyor
Sergi, usta şairin hayatını yalnızca kronolojik bir biyografi olarak sunmak yerine, ölümünden sonra da devam eden kültür mirasını vurgulamayı amaçlıyor. Nâzım Hikmet’in oğlu Mehmet Hikmet’in Fransa’daki evinden ve Moskova’da yaşadığı daireden getirilen çok sayıda özel eşya ilk kez bu sergiyle kamuoyuna açılıyor.
Sergide yer alacak öne çıkan obje ve arşiv belgeleri şu şekilde sıralanıyor:
-
Kişisel Eşyalar: Nâzım Hikmet’in kullandığı daktilolar, aksesuarlar, mektup açacakları, kalemlikler ve yerel heykelcikler.
-
İlk Kez Yayınlanacak Görseller: Moskova’daki yaşamından kesitler sunan ve ilk kez gün yüzüne çıkacak renkli bir film kaydı.
-
Ara Güler Arşivi: Usta fotoğrafçı Ara Güler’in 1961 yılında İtalya’da basılan "Şu 1941 Yılında" kitabında İsmi yazılmadan yayımlanan Nâzım Hikmet fotoğrafları ve Ara Güler Arşivi'nden özel kareler.
-
Özel Aile Belgeleri: Münevver Hanım’ın hukuk diploması, Nâzım’ın oğluna gönderdiği kartpostallar ve Moskova’daki evden özel resimler.
"Türkiye'de bir Nâzım Hikmet Müzesi kurulmalı"
Serginin küratörü Melih Güneş, Moskova'da Vera Tulyakova ile başlayan ve yıllar süren titiz araştırmalarının ürünü olan bu serginin önemine dikkat çekti. Güneş, sergide bir araya getirilen belgelerin ve terekenin Türkiye’de kalıcı bir Nâzım Hikmet Müzesi kurulması gerekliliğini bir kez daha gözler önüne sereceğini ifade etti.





