Sağlık kavramının sadece hastane koridorlarında, doktor muayenehanelerinde veya reçetelerde sınırlı kalmadığı, toplumun kalbinde yeşeren dayanışma ruhuyla asıl anlamına kavuştuğu İzmir sokaklarında bir kez daha kanıtlandı. Kentin sosyal dokusunu güçlendiren ve nesilleri birbirine bağlayan bu anlamlı hareket, 14 Mart Tıp Bayramı kutlamalarına bambaşka bir boyut kazandırdı. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından büyük bir hassasiyetle sürdürülen ve hem sağlıklı ebeveynler hem de mutlu çocuklar yetiştirmeyi merkeze alan İzmir 95 Erken Çocukluk Programı, bu özel günde kentin asırlık çınarlarından, ileri yaşlı yurttaşlardan gelen sıcacık bir destekle taçlandı. Şehrin tecrübeli elleri, henüz hayata gözlerini yeni açmış bebekler için bir araya gelerek iyiliğin yaş tanımadığını tüm Türkiye'ye gösterdi.

Kuşaklararası sevgi köprüsü geri dönüşümle kuruldu

Toplumsal yardımlaşmanın en somut hali olarak nitelendirilen bu buluşma, İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Sağlıklı Yaş Alma Merkezi koridorlarında yankılanan tatlı bir telaşla hayat buldu. Uzman ekiplerin yürüttüğü İzmir 95 Erken Çocukluk Programı, temelde anne adaylarının gebelik sürecinin yedinci ayından başlayarak bebeklerin bir yaşına gelene kadar olan gelişim dönemlerini ev ziyaretleriyle desteklemeyi kapsıyor. Toplamda sıfır ile üç yaş arasındaki çocuklara dokunan bu devasa sağlık ve eğitim hamlesine katkı sunmak isteyen merkez üyeleri, tamamen geri dönüşüm malzemelerini kullanarak birbirinden renkli bez toplar ve neşeli çıngıraklar üretmeye başladı. Kullanılmayan kumaş parçalarının, atıl durumdaki iplerin ve doğal materyallerin ustalıkla işlendiği atölyelerde, ortaya çıkan her bir oyuncak, minik yüreklere gönderilecek birer sevgi mektubu gibi özenle hazırlandı.

Emekliye ÖTV'siz araç fiyatları ne kadar?
Emekliye ÖTV'siz araç fiyatları ne kadar?
İçeriği Görüntüle

14.03.2026 989Cd686 C7De 4Bdc Ab94 Bbf0Fa10B97D

Geleceğin mimarı miniklere usta ellerden armağan

Atölyedeki hummalı çalışmanın koordinasyonunu üstlenen, takı tasarım ve el sanatları eğitmeni Ayda Demiral, ortaya çıkan bu muazzam sinerjiyi anlatırken gözlerindeki gururu gizleyemiyordu. Elli kişiyi aşkın dev bir gönüllü ordusuyla çalıştıklarını belirten Demiral, "Belediyemizin bizlere sunduğu geniş imkânlar sayesinde, atıl durumdaki ürünlere yeniden hayat veriyor ve bu geri dönüştürülebilir materyallerden 0-3 yaş grubundaki miniklerimiz için sağlıklı oyuncaklar imal ediyoruz. Burada ter döken, emek veren üyelerimizin tamamı 65 yaş ve üzerinde. Onların bu üretkenliği, böylesine ulvi bir amaca hizmet etmeleri, ruhlarına da şifa oluyor. Bir bebeğin kalbine dokunabildiğimizi bilmek paha biçilemez bir duygu" ifadelerini kullandı. Bu iyilik hareketinin en hevesli üyelerinden biri olan 68 yaşındaki Müzeyyen Dere ise, atölyenin kendisine yeniden hayata tutunma amacı verdiğini vurguladı. "Hocalarımızın da yönlendirmesiyle, el becerilerimizi konuşturarak çocuklarımız için birbirinden güzel oyuncaklar yapıyoruz. Bu yaştan sonra işe yaradığımı hissetmek, yeni doğan nesle ufacık da olsa bir katkı sunmak bana terapi gibi geliyor" diyen Dere, yüzündeki gülümsemeyle projenin ileri yaştaki bireyler üzerindeki pozitif etkisini özetliyordu.

14.03.2026 09F80099 13Dd 4403 B2C8 2A12A0423526

Emekliliğin sessizliğini çocuk cıvıltılarıyla bozdular

İleri yaş döneminde sıkça karşılaşılan yalnızlık ve can sıkıntısı hissini, toplumsal fayda üreterek yenen bir diğer isim de 68 yaşındaki Pervin Türkcan oldu. Merkezin sunduğu sosyal imkanların kendileri için bulunmaz bir nimet olduğunu dile getiren Türkcan, "Emeklilik günlerinde insanın zamanı bollaşıyor, ancak o zamanı kaliteli değerlendirecek alan bulmak her zaman kolay olmuyor. Can sıkıntısının had safhaya ulaştığı bir dönemde, bu merkez bizim ikinci evimiz oldu. Geleceğimizin teminatı olan çocuklar için bir şeyler üretebilmek, onları mutlu edecek hediyeler hazırlamak göğsümüzü kabartıyor. Bizler gibi ileri yaşlı insanların, daha yolun en başındaki minik bebekleri sevindirmek adına çaba harcaması gerçekten çok kıymetli. Diktiğimiz bebekler, tasarladığımız o minik eşyalar sadece çocuklara değil, aslında bizim kendi ruhumuza da çok iyi geldi" diyerek bu gönüllü mesainin çift taraflı bir şifa kaynağı olduğunu vurguladı.

Gönüllülükte yaş sınırı tanımayan dev kadro

Atölyede sadece kadınların değil, yüreği çocuk sevgisiyle dolu tecrübeli beyefendilerin de yoğun bir mesaisi vardı. Yetmiş üç yaşındaki merkez üyesi Meral Doğan, dikiş makinesinin başında geçirdiği saatleri hayatının en anlamlı anları olarak tanımlarken, "Kendi ellerimle bebeklere oyuncak dikmek, benim için büyük bir övünç kaynağı. Çocuklara olan sevgim tarifsiz, onların yüzü gülsün diye her an göreve hazırım. Tek dileğim, kendi ellerimle şekil verdiğim bu oyuncaklar sayesinde onların çok daha aydınlık, neşeli ve güzel günlere uyanmaları" şeklinde duygularını aktardı. Bu renkli üretim bandının neşeli simalarından 75 yaşındaki Yılmaz Yurdaer de sürece dahil olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirenlerden biriydi. İzmir 95 Erken Çocukluk Programı için hazırlanan paketleme ve ayırma işlemlerinde kadın üyelere destek veren Yurdaer, "Yaşımızın elverdiği ölçüde biz de bu taşın altına elimizi koyuyoruz. Ufacık bir çorbada tuzumuz bulunuyorsa ne mutlu bize. O minicik yavrulara dolaylı yoldan da olsa bir yardımımızın dokunması, hayatımızın bu demlerinde bizlere yaşama sevinci aşılıyor" diyerek dayanışmanın cinsiyet ve yaş ötesi bir değer olduğunu kanıtladı.

Kaynak: BÜLTEN