Türkiye’nin en verimli havzalarından biri olan Küçük Menderes’in kalbi Ödemiş, tarım ve hayvancılık sektörünün can çekişen tablosuna sahne oldu. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Örgütü tarafından düzenlenen ve bölge çiftçisinin yoğun katılım gösterdiği "Çiftçi Buluşması", üreticilerin yaşadığı darboğazı bir kez daha gözler önüne serdi. Toplantıda söz alan CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, kürsüden yaptığı konuşmada sadece siyasi mesajlar vermedi; tarlada, ahırda ve mandırada yaşanan gerçek hayat mücadelesinin röntgenini çekti. Hükümetin tarım politikalarının masa başında hazırlandığını ve sahadaki gerçeklikle örtüşmediğini savunan Güç, maliyet artışları karşısında savunmasız bırakılan üreticinin çaresizliğini sert sözlerle eleştirdi.
Tarladaki gerçekle masa başındaki hesap tutmuyor
Buluşmanın açılışında yaptığı konuşmada, bölge insanının samimiyetine ve çalışkanlığına vurgu yapan Çağatay Güç, Ödemişli çiftçinin lafı dolandırmadan gerçeği konuştuğunu belirtti. Siyaset yapmak için değil, üreticinin feryadını duyurmak için orada olduklarını ifade eden Güç, sahada en sık karşılaştıkları şikayetin "Çalışıyoruz ama kazanamıyoruz" cümlesi olduğunu söyledi. Çiftçinin gün doğmadan mesaiye başladığını hatırlatan Güç, yaşanan ekonomik çıkmazı şu sözlerle özetledi:
"Sabahın kaçında kalktığınızı biliyoruz. Ahıra girmeden gününüz başlamıyor. Yem torbasını omuza alırken hesabı kafanızda yapıyorsunuz. Mazotu koyarken bir daha düşünüyorsunuz. Ama ay sonu geldiğinde cebiniz dolmuyor. Sorun da tam burada başlıyor"
Süt fiyatı kağıt üzerinde kalıyor üretici batıyor
Konuşmasının en çarpıcı bölümlerini süt krizine ayıran CHP’li başkan, açıklanan resmi rakamlarla piyasa gerçekleri arasındaki uçuruma dikkat çekti. Ulusal Süt Konseyi tarafından belirlenen çiğ süt tavsiye fiyatının 22,22 TL olduğunu hatırlatan Güç, bu rakamın sadece kağıt üzerinde kaldığını belirtti. Sahada sütün 18-19 lira bandında alıcı bulduğunu ve devletin kendi açıkladığı fiyatı bile piyasaya kabul ettiremediğini vurgulayan Güç, girdi maliyetlerindeki artışın ise durdurulamadığını kaydetti.
Fiyat açıklandıktan sonra yeme üç kez zam geldiğini belirten Güç, "Ulusal Süt Konseyi çiğ süt fiyatını 22,22 TL açıkladı. Kağıt üzerinde bir fiyat. Ama sahada ne oluyor? Süt 18 liraya, 19 liraya gidiyor. Devletin açıkladığı fiyat bile uygulanmıyor. Uygulandı varsayalım Yetiyor mu? Yetmiyor. Bu fiyat açıklandıktan sonra yem fiyatları üç defa arttı. Yem artıyor… mazot artıyor… elektrik artıyor… ama süt fiyatı baskılanıyor. Sonra ne oluyor? Üretici borçlanıyor. Hayvanını kesime göndermek zorunda kalıyor. Bu sadece çiftçinin kaybı değil. Bu, Türkiye’nin hayvancılığının, yani geleceğinin kaybıdır" ifadelerini kullandı.
Çözüm üreticinin nasırlı ellerinde
Karamsar tabloya rağmen umudun tükenmediğini belirten Çağatay Güç, kurtuluş reçetesinin yine bu topraklarda olduğunu savundu. Kalkınmanın, çiftçiyi uzaktan izleyenler veya saray odalarında, sırça köşklerde oturup ahkam kesenlerle mümkün olmayacağını dile getiren Güç, çözümün adresini gösterdi. "Umut Küçük Menderes'in bereketli tarlasında, Ödemiş'in ahırında, sizin alın terinizdedir" diyen Güç, CHP olarak benimsedikleri siyaset anlayışını anlattı.
Halktan kopuk, yukarıdan dayatmacı bir anlayışı reddettiklerini belirten Güç, "Akademiyle çalışıyoruz. Uluslararası gelişmeleri takip ediyoruz. Nitelikli kadrolarımızla sürekli çözüm üretiyor ve bu çözümleri sürekli güncelliyoruz. Bizim siyaset anlayışımız; halktan kopuk değil, halkla birlikte. Yukarıdan dayatan değil, aşağıdan dinleyen" diye konuştu.
Kalkınma hamlesi köyden ve tarımdan başlayacak
Konuşmasının finalinde iktidar hedeflerine ve gelecek vizyonuna değinen Güç, CHP iktidarında tarımsal kalkınmanın öncelikli gündem maddesi olacağının altını çizdi. İktidar oldukları gün asıl işin başlayacağını ve daha çok çalışacaklarını belirten Güç, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bu yüzden biliyoruz ki: bu ülkenin umudu üretendedir. Bu ülkenin umudu köydedir. Bu ülkenin umudu Cumhuriyet Halk Partisi’nin halkçı anlayışındadır. Ve şunun da farkındayız: iktidar olduğumuz gün işimiz yeni başlayacak. Daha çok çalışacağız. Daha çok üreteceğiz. Bu ülkenin pırıl pırıl, vatanperver Türk evlatlarının daha mutlu, daha huzurlu yaşaması için sizinle birlikte yol yürüyeceğiz. Çünkü biz şuna inanıyoruz: Bu topraklar üretirse Türkiye kalkınır. Çiftçi kazanırsa memleket kazanır. Ve biz, bu kalkınmayı sizinle birlikte gerçekleştirmeye hazırız"





