Narin Güran'ın ikinci ölüm yıldönümünde Tavşantepe köyündeki anma törenine katılan Faruk Bildirici, cinayetin ardından tüm köy halkının adeta kollektif bir cezalandırmaya maruz kaldığına dikkat çekti. Medyadaki toptancı yaklaşımın köyde derin sosyal yaralar açtığını belirten Bildirici, çocukların okulu bıraktığını ve köylülerin şehir merkezinde tepkilerle karşılaştığını vurguladı.
Baba Arif Güran'ın mezar başındaki "Bizleri diri diri gömdüler" sözlerini hatırlatan Bildirici, durumun ciddiyetini şu sözlerle ifade etti:
"Narin’in ikinci ölüm yıldönümünde Tavşantepe köyüne gittim. O cinayetle sadece Narin öldürülmemiş, bütün köy cezalandırılmış. İşten çıkarılan olmuş, köydeki bazı çocuklar da okulu bırakmış. Orada yara halen kanıyor. Çevre köylerdeki bazı komşuları onlarla irtibatı kesmiş; Diyarbakır’a gittiklerinde hoş olmayan bakışlar ve ağır sözlerle karşılaşmışlar."
"Keşif yapılmadan karar verilmesine hayret ettim"
Köyde Narin'in yürüdüğü patikayı, Kuran kursunu, evlerin konumunu ve derenin mesafesini bizzat yerinde inceleyen Bildirici, mahkeme heyetinin olay yerinde keşif yapmadan karar açıklamasını eleştirdi.
Coğrafi koşulların dosyadaki zaman çizelgesiyle uyuşmadığını belirten Bildirici, incelemelerini şu ifadelerle aktardı:
"Narin’in son kez göründüğü o patikanın o kadar dik bir yamaçta olduğunu anlamamışım; 90 saniyede tırmanabildim. Narin’in söylendiği gibi 52 saniyede çıkabilmesi mümkün değil. Oraları gördükten sonra mahkemenin, olay yerinde keşif yapmadan karar verebilmesine bir kez daha hayret ettim. Mahkemenin gerekçeli kararı cinayetin nedenine ve nasılına dair temel soruları açıklıkla yanıtlamıyor" dedi.
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi Başkanı’nın muhalefet şerhine de atıfta bulunan Bildirici, kararın "soyut varsayıma dayalı niyet okuması" ile verildiği yönündeki eleştirilerin toplumdaki adalet duygusunu zedelediğini şeklinde ifade etti.
Gazetecilere çağrı: "O köye gidin"
Davanın yeniden ele alınması ve adil yargılama algısının tesis edilmesi gerektiğini savunan gazeteci Faruk Bildirici, meslektaşlarına şu çağrıda bulundu:
"Narin’in mezarı başında gördüklerim, toplumdaki algının değişmeye başladığını gösteriyor. Bu dava yeniden görülüp, cinayete dair bütün sorular kanıtlarla aydınlatılmadığı sürece köydeki travma geçmeyecek. Bütün meslektaşlarıma çağrıda bulunuyorum; lütfen o köye gidin. Yaratılmasında medyanın da katkısı olan o enkazın kaldırılmasına yardımcı olun" dedi.




