Türkiye otomotiv sektöründe uzun süredir devam eden rekor ivmesi, yerini temmuz ayı itibarıyla belirgin bir durgunluğa ve pazar daralmasına bıraktı. Yüksek faiz ortamı, kredi erişiminde yaşanan zorluklar ve matrah güncellemelerine yönelik beklentilerin etkisiyle tüketicilerin ertelediği alım kararları, satış rakamlarında belirgin bir gerilemeyi beraberinde getirdi. Sektör temsilcilerinin yakından takip ettiği veriler, hem binek hem de hafif ticari araç gruplarında çift haneli düşüşlerin yaşandığını gösteriyor.

Asgari ücret 5 bin 576 lira eridi
Asgari ücret 5 bin 576 lira eridi
İçeriği Görüntüle

Sektörün çatı kuruluşu Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) tarafından açıklanan ocak-temmuz dönemi verileri, pazarın genelinde hakim olan ivme kaybını net biçimde ortaya koydu. Yılın ilk 7 ayında toplam pazar gerilerken, otomobil bazlı alımlarda vergi oranları düşük olan araçlara yönelim dikkat çekici boyutlara ulaştı.

Yılın ilk 7 ayında pazar daralması çift haneye ulaştı

ODMD tarafından paylaşılan resmi rakamlara göre, Türkiye otomobil ve hafif ticari araç pazarı ocak-temmuz döneminde yıllık bazda yüzde 10,72 oranında daralarak toplam 638 bin 965 adet seviyesinde gerçekleşti. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla binek araç kategorisinde daha keskin bir düşüş gözlemlendi. Bu dönemde otomobil satışları yüzde 12,14 oranında azalarak 502 bin 712 adede gerilerken, ticari kanattaki hafif ticari araç satışları da yüzde 5,05 düşüş göstererek 136 bin 253 adet olarak kayıtlara geçti.

Yaz döneminin ortasına denk gelen temmuz ayı ise pazarın en sert fren yaptığı ay oldu. Sadece temmuz ayı verileri incelendiğinde, toplam pazardaki küçülme yüzde 25 seviyesini buldu. Aylık bazda binek araç satışları yüzde 25,79 daralırken, hafif ticari araç segmentinde yaşanan kayıp yüzde 22,17 olarak belirlendi. Sezonluk canlılığa rağmen temmuz ayında yaşanan bu gerileme, yılın ikinci yarısına dair sektör beklentilerini de yeniden şekillendirdi.

Sürücüler vergi avantajı sunan binek modelleri tercih etti

Pazarın segment bazındaki dağılımı incelendiğinde, yüksek enflasyonist ortamda tüketicilerin daha ekonomik ve vergi avantajlı araçlara yöneldiği görüldü. Toplam otomobil pazarının yüzde 84,4'lük ezici bir bölümünü, Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) oranları nispeten daha düşük olan A, B ve C segmentlerindeki araçlar oluşturdu.

Tüketicilerin ilk tercihi her dönem olduğu gibi yine kompakt sınıftaki araçlar oldu. C segmenti otomobiller 276 bin 976 adetlik satış rakamına ulaşarak pazarın yüzde 55,1'ini tek başına domine etti. B segmentindeki şehir içi odaklı modeller ise 145 bin 788 adetlik satışla yüzde 29'luk bir paya sahip oldu.

Gövde tiplerine göre yapılan sıralamada ise Türkiye’deki SUV hakimiyeti pekişmeye devam etti. Kullanıcıların yüksek sürüş pozisyonu ve geniş iç hacim talebi, SUV modeller lehine tabloyu güçlendirdi. Yüzde 65,5'lik pazar payına ulaşan SUV araçlar, 329 bin 443 adetlik satışla açık ara liderliğini korudu. Türkiye'nin geleneksel kasa tipi olan sedan modeller yüzde 20,3 pay ve 102 bin 253 adetlik satışla ikinci sırada kalırken, hatchback (H/B) otomobiller ise yüzde 13,8 pay ve 69 bin 137 adetle üçüncü sıraya yerleşti.

Yakıt türlerinde elektrikli araçların yükselişi sürdü

Motor ve yakıt teknolojilerine göre dağılımda geleneksel benzinli araçlar pazarın ilk sırasındaki yerini muhafaza etse de çevreci motor teknolojilerinin payı hızla artış gösterdi. Ocak-temmuz döneminde benzinli otomobiller 208 bin 46 adetlik satışla pazarın yüzde 41,4'ünü kapsadı. Benzinli araçların ardından 165 bin 924 adet ve yüzde 33'lük payla hibrit motorlu araçlar ikinci sıraya oturdu.

Yeni nesil ulaşım teknolojilerinin odağında yer alan elektrikli otomobiller ise 94 bin 46 adetlik satış rakamına ulaşarak pazardan yüzde 18,7 gibi stratejik bir pay almayı başardı. Dizel motorlu otomobillerin satışları 30 bin 790 adetle yüzde 6,1 seviyesine gerilerken, otogazlı araçlar 3 bin 906 adetlik satışla yüzde 0,8 pay aldı.

Elektrikli araçların kendi içindeki kırılımında ise uygulanan vergi politikalarının etkisi doğrudan hissedildi. Motor gücü 160 kilovatın altında kalan düşük ÖTV dilimindeki elektrikli otomobil satışları yüzde 5,3 artarak pazar payını yüzde 16,7'ye çıkardı. Buna karşılık, üst vergi diliminde yer alan 160 kilovat üzerindeki yüksek güçlü elektrikli otomobillerin satışları yüzde 57,8 gibi yüksek bir oranda gerileyerek pazar payını yüzde 2 seviyesine düşürdü.

Motor silindir hacmine göre yapılan değerlendirmelerde de benzer bir tablo ortaya çıktı. 1400 cc altındaki küçük motorlu araç satışları yüzde 26,9 azalarak pazarın yüzde 26,7'sini oluştururken, 1400-1600 cc aralığındaki araçlar yüzde 13,5 düşüşle yüzde 20,8 paya geriledi. Türkiye pazarındaki sürüş alışkanlıklarında dikkat çeken bir diğer unsur ise vites tercihi oldu. Satılan araçların yüzde 96,9'unu oluşturan 487 bin 175 adedi otomatik şanzımanlı modellerden meydana gelirken, manuel şanzımanlı araçların payı 15 bin 537 adetle yüzde 3,1'de kaldı.

Hafif ticari araç pazarında ise van gövde tipli araçlar 103 bin 632 adetlik satış ve yüzde 76,1'lik pazar payıyla ticari kulvarın en güçlü segmenti olmayı sürdürdü. Kamyonet gövde tipindeki araçlar ise 12 bin 700 adetlik satış ve yüzde 9,3'lük payla ikinci sıradaki yerini aldı.

Kaynak: HABER MERKEZİ