CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun serbest bırakılması ve erken seçim talebiyle başlattığı "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 106'ncısı Sakarya'da yapıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sakarya Demokrasi Meydanı'nda düzenlenen "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" eyleminde yaptığı konuşmada, eyleme Manisa'daki Mesir Festivali'nden geldiğini belirtti. Özel, 1989'dan bu yana Sakarya'da belediyeyi kazanamadıklarını kaydederek, "Sakarya'ya küsmedik, kusuru Sakarya'da bilmedik, Sakarya'ya sırtımızı dönmedik, hep sevdik, Sakarya için iyi şeyler söyledik. Sakarya'nın seçtiklerine saygı duyduk" dedi. Özel, şunları kaydetti:

"Sakarya'da iki milletvekiline ulaştık, bundan sonra bir daha bırakmayacağız. Sakarya'nın tercihleriyle bir derdimiz yok. Artık dönem kardeşlik dönemidir, geçim dönemidir, yoksulluktan hep birlikte kurtulma, işsizlikten hep birlikte kurtulma, köylünün, çiftçinin yüzünü güldürme zamanıdır. Sakarya, yorulmuş bir iktidarın, yandaş kayıran vatandaşı unutan bir iktidarın, sorun çözmeyen, öteleyen bir iktidarın, emekliyi 20 bin TL'ye, emekçiyi 28 bin TL'ye mahkum eden bir iktidarın kalesi olamaz. Kale siyaseti bitmiştir. Sakarya bundan sonra milletin kalesidir. Siyaset insan için yapılır, insanla yapılır, insan içinde yapılır. Sizden vaktiyle oy alanlar, artık sokakta varlar mı? Esnaf gezip, ekonominin durumunu konuşabiliyorlar mı? Yoksulluğa, işsizliğe bir çare söyleyebiliyorlar mı? Madem sokakta yoklar, meydandan, insandan, halktan kaçıyorlar, işte artık bu iktidarın miadı dolmuştur, bu iktidar yorulmuştur. Salonların partisi AK Parti değil, meydanların, halkın, milletin partisi iktidara gelmelidir.

"İÇE SİNEN BİR KENTSEL DÖNÜŞÜM YAPMADILAR"
Oyunuzu alıp gidiyorlar, bir daha da buralara uğramıyorlar. 1999 depreminin üzerinden 27 yıl geçti, 27 yıl sonra halen daha depremin acıları, izleri devam ediyor. Kentsel dönüşüm beklentisi var, yıllardır oyalandılar. İçe sinen bir kentsel dönüşüm yapmadılar, verdikleri sözü tutmadılar, öğrenciler riskli okullarda, kalabalık sınıflarda okuyorlar. Üç yılda bile sözlerini tutamadılar, ama iktidarları boyunca halen depremin izlerini silmediler. Sakarya gibi depremin yaralarının sarılması gereken bir kente gelince, insan burada uzanmış devletin şefkatli bir elini arıyor.

Bu şehre pozitif ayrımcılık yapılsın diye bekliyorsunuz. Sakarya geçen yıl 70 milyar TL vergi vermiş, yatırım bütçesinden 12 milyar TL yatırım almış. Ben beklerim ki Sakarya bir vergi versin, üç hizmet alsın. Sakarya yedi vermiş, bir almış. Buradan size söz veriyorum. Bu devran değişecek, bu düzen değişecek, AK Parti'nin kara düzeni gidecek, Sakarya'nın derdini çözecek bir iktidar gelecek.

Ekran Görüntüsü 2026 04 26 183432"İKTİDARA GELDİĞİMİZDE TOKİ YURT YAPACAK, LOJMAN YAPACAK"
Bir yandan Sapanca Gölü'ne adeta eziyet ediyorlar. İktidar bu sorunu çözeceğine, özel projelerle su getirip gölü kurtaracağına, halen daha göle dolgu yapılmasına izin veriyor, kaçak iskeleleri önlemiyorlar. Bir an önce Bağımsız Havza Yönetim Üst Kurulu kurulmalıdır, Sapanca Gölü mutlaka kurtarılmalıdır. Sakarya'da Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yoğun bakım, kardiyoloji ve yan branşlarda yetersizlik var, 500 kişiye bir hekim düşüyor. Şehir hastanesi dokuz yıldır bitmedi. Sağlık planlamasına ihtiyaç var. Çok uzun süredir bu sorunlar çözülmüyor. Sakarya'da dört yılda kiralar yüzde 970 artmış, ev fiyatları yüzde 700 artmış. Kira ortalaması 25 bin TL'ye dayanmış. Büyük bir barınma krizi var, bu yüzden göç var, bu yüzden bu şehre kimse öğretmen olarak da doktor olarak da gelmek istemiyor. Bu iktidar ilk geldiğinde bütün lojmanları satışa çıkarmıştı, şimdi onun acısını doktor eksiğiyle hemşire eksiğiyle çekiyoruz. Bunun için iktidara geldiğimizde TOKİ öyle zenginlere villalar yapmakla, pahalı konutlar yapmakla değil, öğrenciye yurt yapmakla, devlet memuruna lojman yapmakla meşgul olacak. Bu barınma krizini kökünden çözeceğiz.

Ekran Görüntüsü 2026 04 26 183406

"DEVLET, STRATEJİK ALANLARDAN ASLA GERİ ÇEKİLMEMELİDİR"
Gelir adaletsizliğine, vergi adaletsizliğine, sosyal hayattaki adaletsizliklere, mahkemedeki adaletsizliklere hep birlikte isyan ediyoruz. Samanı dahi ithal eden, çiftçisini, üreticisini, hayvancılıkla uğraşanı perişan eden bir ülke haline geldik. Sakarya'da bunun çok somut bir örneği var, o da Et ve Süt Kurumu'nun kombinasının kapatılması, çalışanlarının çevre illere gönderilmesi, yenisini yapacağız denilmesi ama yapılmaması. Sakarya'daki yüksek et fiyatlarını buna bağlıyor Sakaryalılar. Bir şeker fabrikası gerçeğimiz var. 2013 yılında Sakarya'nın şeker fabrikasını özelleştirdiler, o günlerde CHP bu işe karşı çıktı, kimseyi dinlemediler. 600 bin ton şekerpancarı üretilirken 60 bin tona düştü, özel şirket üretimi durdurdu, 500 işçi, işsiz kalma tehlikesiyle karşı karşıya. Devlet, stratejik alanlardan asla geri çekilmemelidir. Dünya büyük bir gıda krizi yaşarken, Türkiye gıda enflasyonunda dünya üçüncüsü haline gelmişken, et kombinaları kapatılamaz, Et ve Süt Kurumu kapatılamaz. Şeker gibi stratejik bir ürünün fabrikaları özelleştirilemez. Türk Telekom gibi kurumlar satılamaz, memleketin tersaneleri, rafinerileri özelleştirilip Türkiye güvencesiz bir hale getirilemez.

Ekran Görüntüsü 2026 04 26 183346

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu tüm işletmeleri yok pahasına satıp, hem bu işsizliği, hem bu enflasyonu yaratanlar, bu işin birinci müsebbibidir. Sakarya'ya sözüm olsun, o şeker fabrikası yeniden açılacak, Et ve Süt Kurumu yeniden açılacak. Bu iktidar Sakarya'nın bereketini kaçırdı. Yüzde 12, son 20 yılda tarım alanlarındaki kayıp. Sadece tütün üreten, sadece buğday ekilen bir yerden bahsetmiyoruz, Sakarya'dan bahsediyoruz.

Ekran Görüntüsü 2026 04 26 183246

"GARANTİYİ ÇİFTÇİYE VERECEĞİZ"
Bu sene nasıl suçüstü yakalandılar. Yılın ilk üç ayında faize 876 milyar lira para ödediler, çiftçiye 60 milyar lira destekleme ödediler. Her 100 liranın 20 lirası faize gidiyor, 1,5 lirası çiftçiye gidiyor. Kötü yönetiyorlar, CHP iktidara hazırdır. Biz iktidarımızda planlı üretime geçeceğiz ve çiftçiye alım garantisi vereceğiz. Havaalanı yapıyorlar uçuş garantisi var, otoban yaptırıyorlar araç garantisi var, köprü yaptırıyorlar geçiş garantisi var, hastane yapıyorlar hasta garantisi var. Ama çiftçiye, hayvancıya gelince bir başına bırakıyorlar. CHP iktidarında çiftçi ne ekeceğini, kaça satacağını bilecek. Çiftçide de süt üreticisinde de alım garantisi olacak. Para babalarına, bankerlere, yandaşlara değil, garantiyi size çiftçilere vereceğiz."

“FAİZE 20 LİRA, ÇİFTÇİYE 1,5 LİRA GİDİYOR”
“Devlet stratejik alanlardan asla geri çekilmemelidir; et kombinaları, Et ve Süt Kurumu kapatılamaz, şeker fabrikaları özelleştirilemez. Türk Telekom gibi kurumlar satılamaz. Özelleştirmeler ülkeyi güvencesiz hale getirdi. Sakarya’da tarım alanlarında son 20 yılda yüzde 12 kayıp var. Çiftçi gübre, ilaç ve mazot fiyatları altında eziliyor, hak ettiği desteği alamıyor. Tarım Kanunu yüzde 1 destek öngörürken çok daha azı veriliyor. Yılın ilk üç ayında faize 876 milyar lira ödenirken çiftçiye 60 milyar lira destek verildi. Yani her 100 liranın 20 lirası faize, sadece 1,5 lirası çiftçiye gidiyor.”

Ekran Görüntüsü 2026 04 26 183325

“CUMHURİYET HALK PARTİSİ, İKTİDARA HAZIRDIR”
“Buradan Sakarya’ya sesleniyorum. Kötü yönetiyorlar, Cumhuriyet Halk Partisi iktidara hazırdır ve en iyisini hazırlayıp Sakarya’nın hizmetine, çiftçilerin hizmetine sunmaya hazırdır. Biz iktidarımızda planlı üretime geçeceğiz ve çiftçiye alım garantisi vereceğiz. Buradan açıkça söylüyorum. Havaalanı yapıyorlar, uçuş garantisi var. Otoban yaptırıyorlar, araç garantisi var. Köprü yaptırıyorlar, geçiş garantisi var. Hastane açıyorlar, tahlil garantisi, röntgen garantisi, hasta garantisi var. Ama çiftçiye gelince, hayvancıya gelince bir başına bırakıyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında çiftçi ne ekeceğini bilecek, kaça satacağını bilecek ve çiftçide süt üreticisinde alım garantisi olacak. Para babalarına, bankerlere, yandaşlara değil; garantiyi size, çiftçilere vereceğiz.”

“YÜZDE 66 DAHA ÇOK VERGİ, YÜZDE 32 DAHA AZ YATIRIM…”
“Emekli, asgari ücretli ve çiftçi geçinemiyor; maaşlar açlık sınırının altında kaldı. Yılın ilk üç ayında yüzde 66 daha fazla vergi toplanırken, yüzde 32 daha az yatırım yapıldı. Vergi sisteminde büyük adaletsizlik var; toplanan vergilerin yüzde 66’sı dolaylı vergilerden, büyük kısmı ise maaşlı kesimden alınıyor, kazanan ve büyük şirketler çok daha az vergi ödüyor. Bu düzenin değişmesi gerektiğini savunuyoruz; vergiyi kazanana yükleyip refahı tabana yayacağız ve halkın geçim sıkıntısına çözüm için seçim istiyoruz.” Biliyorsunuz Tayyip Bey, çok yakından takip ediyorum mitingleri. Duymuştur ama duymadıysa söyleyeyim. Sakarya meydanı, hani bir zamanlar yüzde 65 aldığınız, bir zamanlar ‘kalemiz’ dediğiniz Sakarya meydanı, istifa diye inliyor, istifa diye. Tayyip Bey’den isteyebileceğiniz tek şey bu, istifa. Çok iyi yapıyorsunuz. Biz artık eskiden şunu söylüyorduk; ‘Zam yap’ diyorduk, ‘Şunu yap, şu tedbiri al’ diyorduk.

Ekran Görüntüsü 2026 04 26 183156

Gördük ki kendi menfaatlerine olmayan hiçbir şeyi yapmıyorlar. Onun için biz artık ne Tayyip Bey’den ne AK Parti’den bir şey istiyoruz. Bir tek şey istiyoruz, seçim sandığını istiyoruz. Biz artık ne yapacağımızı söylüyoruz. Buradan bütün emeklilere söylüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında, hemen en başında en düşük emekli maaşı bir asgari ücret olacak. Kimse bunu zor, imkansız gibi düşünmesin. 3 Kasım 2002. Adalet ve Kalkınma Partisi geldiği gün, en düşük emekli maaşı bir buçuk asgari ücretli. Yani bugünkü hesapla 42 bin lira. Ama 20 bin lira veriyor. Kaldı ki asgari ücreti de 28 bin lira gibi kabul edilemez, düşük bir yerde tutuyor. Cumhuriyet Halk Partisi bugün iktidar olsa asgari ücret 39 bin lira, en düşük emekli maaşı 39 bin lira.

“BİR DEVRİ KAPATMAYA, BİR DEVRİ AÇMAYA GELİYORUZ”
“Buradan sonra artık azla yetinmek, bir kredi kartından çekip öbürünü kapatmak, kira ödeyince kasaba, bakkala, manava borçlu kalmak, alışveriş yapınca kirayı ödeyememek yok. Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarında artık yoksullar için bütün dünyada olduğu gibi ucuz kiralık konut var. Herkesin gelirine göre vergi, herkesin gelirine göre kira var. Cumhuriyet Halk Partisi iktidara geldiğinde kiralık sosyal konut olacak. Herkesin gelirine göre kira olacak. İspanya’da Pedro Sanchez ve dünyada, Avrupa’da siyasi akrabalarımız ne yaptıysa hepsi olacak ve yoksulun, emeklinin, emekçinin ve halkın yüzü gülecek. Bir dönem kapanacak, bir dönem açılacak. Bir devri kapatmaya, bir devri açmaya hazır mısınız? Size söz veriyorum. Bu meydanda o enerjiyi görüyorum. Bir devir kapanıyor, yeni bir devir açılıyor. Bakan evlatlarının devri bitiyor, vatan evlatlarının devri geliyor. İşte bunun için, Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesi diye kimseyi arkada bırakmamaya, kimseyi yalnız bırakmamaya kararlıyız. Temel vatandaşlık geliri de olacak.”

“BİRİLERİNİN GİDİŞİ BU MEYDANLARDAN BELLİ”
“İktidarın gidişi meydanlardan belli, sandık çağrısı yapıyoruz ve seçimden kaçıldığını söylüyoruz. Sandık geldiğinde kimse geride kalmayacak; çocuklara eşit beslenme, okullarda ücretsiz yemek ve temiz su sağlanacak. Üniversite öğrencileri için yurt sorunu çözülecek, her mahalleye kreş açılacak, kadınlara sigorta ve emeklilik hakkı verilecek. Okullara öğretmen ve sağlık personeli atanarak güvenlik, temizlik ve eşitlik sorunları ortadan kaldırılacak. Bu söylediklerimin hiçbiri lütuf değil, zor değil. Hele hele imkansız hiç değil. Her şeyden Özel Tüketim Vergisi alıp, yüzde 65 vergiyi sizden alıp, pırlantadan vergi almayan, alınmış ve kanuna konmuş şeyden bile saraydan gelen telefonla cayanlar var. Bu memlekette 20 bin lira emekli maaşı veriliyor. Erdoğan veto etmiyor, onaylıyor. Basıyor mührü ki gitsin. ‘20 bin lira yeter’ diyor. 28 bin lira asgari ücreti onaylıyor. Fındık ya fındık, 360 liradan 160 liraya düşmüş. Buna itiraz etmiyor, müdahale etmiyor. ‘Efendim Ankara’da Akyurt Mahallesi’nde Melih Gökçek ve arkadaşı zenginlerin hobi bahçesi gibi görünen villaları var. İş buraya gelince veto ediyor. Melih’in villalarını kurtarıyor. Yazıklar olsun.”

“HALKIN İKTİDARINI KURACAĞIZ”
“O yüzden, ev kadınına sosyal güvence… Vallahi dünyada bütün sol iktidarlar yapıyor bunu. En düşük emekli maaşı, asgari ücretin üstünde. Bunu yapmayanın vicdanı olmaz. Öğrenciye okulda yemek, su. Bunların hiçbirisi lüks değil, lütuf değil. Bunların hepsini söke söke alacağız. Lüks içinde yaşayanlara değil; bu meydana yağdıracağız. Şimdi buradan soruyorum, emeklilerle birlikte miyiz? Emekçilerle birlikte miyiz? Her yaştan gençler burada mı? Hep beraber mücadele edecek miyiz? Herkes şunu bilsin, emekli kurtulmadan esnaf kurtulmaz. Çiftçi kurtulmadan esnaf kurtulmaz. Memurlar rahat etmeden kimsenin vicdanı rahat etmez. Bu ülkede kimse, kimsenin rakibi değil. Omuz omuza vereceğiz, bu iktidarı değiştireceğiz, halkın iktidarını kuracağız. Kurtuluş yok tek başına. Ya hep beraber ya hiçbirimiz.”

683685825 1393078549519808 6420826219603347591 N

“YÜZDE 82 YARGIYA GÜVENMİYOR”
Türkiye’de yargıya güvenin yüzde 82 oranında olmadığı belirtilirken, ülkede ekonomi, demokrasi ve adalet alanlarında ciddi bir kriz yaşandığı ifade ediliyor. İktidarın bu tabloya rağmen halkın tepkisini görmezden gelerek siyasi rakiplerine yargı üzerinden baskı kurduğu, seçilmiş belediye başkanları ve muhalif isimler hakkında operasyonlar yürütüldüğü savunuluyor. Geçmişte benzer süreçlerde farklı uygulamalar yapılırken bugün çifte standart oluştuğu, yargı süreçlerinin siyasallaştığı ve kararların güvenilirliğinin tartışmalı hale geldiği dile getiriliyor. Ayrıca ortaya atılan birçok iddianın zamanla çürüdüğü, kamuoyuna yansıyan suçlamaların hukuki zeminden çok siyasi bir mücadeleye dönüştüğü ifade ediliyor. Bu durumun toplumda büyük bir güvensizlik yarattığı, adalet duygusunu zedelediği ve yargıya olan inancı daha da zayıflattığı belirtiliyor. Yaşanan sürecin sadece siyasi aktörler arasında değil, toplumun genelinde derin bir rahatsızlık oluşturduğu ve bu gidişatın sürdürülemez olduğu vurgulanıyor.

678706545 1404286855066174 8104151477372588609 N

“EVLERİNDEN AYAKKABI KUTULARI ÇIKTI, BİZDEN KÖR KURUŞ ÇIKMADI”
“Biz o iddianameyi istedik, bir ayda değil sekiz ayda çıktı. Dedik ki ‘İddianame çıksın, yargılama canlı yayında yapılsın. Biz arkadaşlarımıza güveniyoruz.’ Önce canlı yayını kabul ettiler, şimdi canlı yayından vazgeçtiler. Çünkü o ilk günden beri atılan hiçbir yalanı ispatlamıyorlar. Sakarya‘ya şunu hatırlatırım. O TRT, A Haber, o TGRT her akşam televizyonda çeşitli yalanları söylüyorlardı. ‘560 milyar’ dediler, 560 kuruş bile yok. Tamamı yalan çıktı, bir tane kanıt bulamadılar, kör kuruş bulamadılar. Kendi evlerinden ayakkabı kutularıyla paralar çıkmıştı. Bizden kör kuruş çıkmadı. Ama ilk başta ‘Bulduk’ dediler. ‘Hani görüntü?’ dedik. ‘Yanlış duymuşuz’ dediler. ‘Bin 200 cep telefonu dağıtıldı’ dediler, birisi bile yok. Hepsi yalan çıktı. ‘Parkelerin altında para görüntüsü’ dediler. ‘Başkasından duymuştum, beni de kandırdılar’ diyen gazeteciler çıktı. Her söylediklerinin içi boş, ‘İçinde para’ dedikleri valizin içinden jammer çıktı. Hiçbirisi iddianamede yok.

“LULA DEVLET BAŞKANI, EKREM BAŞKAN DA CUMHURBAŞKANI OLACAK”
“Dünyanın bütün otokratları, bütün demokratlarına bu zulmü yapmaya çalışıyorlar ya da niyetleniyorlar. Biliyorsunuz Brezilya’da Lula vardı. Lula bizim kardeş partimizde, geçen hafta bugün beraberdik Barselona’da. Lula’ya Bolsonaro iftira attı. Lula’yı aldı hapse attı. Yetmedi, oğlunu hapse attı. Yetmedi, avukatını hapse attı. Aynı Ekrem Başkan gibi. Onlara hapse atan Yargıç Moro’yu tuttu Adalet Bakanı yaptı Bolsonaro. Aynısı. Aynısının tıpkısı. ‘Hık’ demiş, önüne düşmüş. Rakibini içeri koyuyor, ailesine saldırıyor, avukatlara saldırıyor ve bu işleri ve bu pis işleri yaptırdığı yargıcı, savcıyı Adalet Bakanı yapıyor. Ne oldu biliyor musunuz? Ne oldu? Brezilya aslanlar gibi, sizin gibi içerdeki mağdurun arkasında durdu. Meydanlar doldu, meydanlar taştı. Lula adaylaştı. Seçimlerde iki kişiden birinin oyunu aldı, şimdi Brezilya Devlet Başkanı. Eninde sonunda arkadaşlarımız çıkacak, Ekrem Başkan çıkacak, o sandık gelecek. Ekrem İmamoğlu Cumhurbaşkanı olacak.

678706545 1404286855066174 8104151477372588609 N

“CHP’YE DÜŞMAN HUKUKU UYGULAYAN KİMSEYLE OTURUP KONUŞMAM”
“Cumhurbaşkanının ana muhalefetle görüşmeye açık olduğunu söylemesine karşılık, düşman hukuku uygulayanlarla diyalog kurulamayacağı ifade ediliyor. CHP’ye ve seçilmiş isimlere yönelik haksız yargı süreçleri sürdüğü sürece kimseyle oturulmayacağı, önce bu yaklaşımın terk edilmesi gerektiği belirtiliyor. Ülkenin ekonomik ve siyasi sorunlarla zor bir dönemden geçtiği, ancak adaletsizlikler devam ederken uzlaşmanın mümkün olmadığı vurgulanıyor. İktidarın eleştirilerek tek adamlık anlayışıyla hareket ettiği, millet iradesine saygı gösterilmediği ve demokrasinin zedelendiği savunuluyor. CHP’nin baskılara rağmen meydanlarda halkla birlikte mücadele ettiği, seçimlere kadar kararlı şekilde devam edileceği ifade ediliyor. Seçimin en geç iki yıl içinde yapılacağı ve halkın iradesiyle iktidarın değişeceği yönünde güçlü bir inanç dile getiriliyor.”

Korkutan orman yangını
Korkutan orman yangını
İçeriği Görüntüle

“İSTEDİKLERİ KADAR KAÇSINLAR, SEÇİM EN GEÇ İKİ YILA”
“CHP olarak ülkeyi düzlüğe çıkarmak için çalışacaklarını, ancak baskıya boyun eğmeyeceklerini ifade ediyor. 19 Mart süreci sonrası mitinglerle halkın iradesine sahip çıkıldığını, yaz-kış demeden meydanların boş bırakılmadığını belirtiyor. Seçime kadar kararlılıkla mücadele edileceği ve halkla birlikte her koşulda sahada olunacağı vurgulanıyor. Seçimin en geç iki yıl içinde yapılacağı, hatta daha erken gelebileceği ifade edilerek iktidarın değişeceğine dair inanç dile getiriliyor. Sandığın milletin iradesi olduğu, kimsenin bunu engelleyemeyeceği ve hedefin iktidarı seçimle değiştirmek olduğu belirtiliyor.”

Kaynak: AJANSLAR