Türkiye siyaseti, adliye saraylarının gölgesinde ana muhalefet partisinin kurumsal geleceğini tartışırken, başkent koridorlarında adeta bir lojistik deha örneği tartışılıyor. Mahkemelerin tüzük süreçlerine yönelik müdahaleleri ve genel merkezin Anadolu genelinde başlattığı görevden alma operasyonları, muhalif kanadı savunma pozisyonundan çok hamleli bir saldırı stratejisine yöneltti. Siyasi yasaklar, delege fesihi ve anayasal engellemelerle ana muhalefetin sesini kısmayı hedefleyen hamlelere karşı en net çıkış, örgütlerin ezici çoğunluğunun desteğini arkasına alan CHP Grup Başkanı Özgür Özel tarafından yapıldı. Katıldığı bir canlı yayında gündeme bomba gibi düşen yasal formülleri birer birer anlatan Özel, muhalif seçmenin iradesini hiçbir şart altında sandıksız ve seçeneksiz bırakmayacaklarının taahhüdünü verdi.

Özel’in kamuoyuna sunduğu en radikal senaryo, sıfırdan bir siyasi organizasyon kurmanın getireceği bürokratik hantallığı ve zaman kaybını tamamen ortadan kaldıracak cinsten. İktidar blokunun Yüksek Seçim Kurulu (YSK) veya Yargıtay eliyle çıkarabileceği olası engelleri aşmak adına hayalet bir yapı kurduklarını ima eden deneyimli siyasetçi, yeni bir siyasi parti kurmanın dışında olası bir baskın seçim durumunda mevcut bir parti ile konuşarak logosunu, yönetimini, tüzüğünü değiştirerek girebileceklerini söyledi. Bu strateji, kağıt üzerinde seçime katılma hakkı tescillenmiş ancak aktif siyaset sahnesinde bulunmayan yedek bir gücün, tek bir gecede ana muhalefetin tüm kadrolarını, amblemini ve vizyonunu devralması anlamına geliyor. Türk siyasi tarihinde eşine az rastlanan bu kurumsal transfer modeli, iktidarın muhalefeti seçimsiz bir rejime mahkum etme planlarını henüz tarladayken çökertecek bir yasal altyapıya sahip.

Güç’ten MYK çıkışı: İl başkanını görevden alma yetkisi yok
Güç’ten MYK çıkışı: İl başkanını görevden alma yetkisi yok
İçeriği Görüntüle

Zurnanın zırt dediği yer için kurulan dinamik emniyet subabı

Genel merkez binalarındaki yönetimsel krizlerin ve delege iradesinin gasp edilmesi girişimlerinin, asırlık çınarın tabanında derin bir hayal kırıklığı yaratmaması için yoğun bir mesai harcanıyor. Meclis grubunun ve il başkanlarının anayasal sınırları zorlayarak ürettiği bu yeni kurtarma planı, siyaset mühendisliği açısından tam bir emniyet subabı niteliğinde. Hukuk kurullarının yaptığı makro analizlere dayanan bu hamle, partinin kurumsal mirasını fiziki binalara veya tüzük kitapçıklarına sıkıştırmayı reddeden modern bir anlayışı temsil ediyor. Canlı yayında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özel, idari önceliklerini net çizgilerle belirterek, "A planımız burada kalmak. Ama zurnanın ‘zırt’ dediği yere gelince B planına ihtiyacımız var" dedi.

Bu sözler, muhalif kanadın asıl amacının baba ocağını terk etmek veya kurumsal mirası devretmek olmadığını, ancak devlet aygıtının anayasal ablukayı derinleştirdiği o kırılma anında halkın iradesini taşıyacak hazır bir gemiyi limanda beklettiklerini gösteriyor. Olası bir kapatma, seçime sokmama veya kurultay iptali senaryolarında bu yedek organizasyonun anında devreye gireceğini belirten Grup Başkanı, teknik hazırlıkların boyutunu şu sözlerle detaylandırdı: "Tüm yönleriyle yeni bir siyasi parti kurmak ya da var olan partilerle konuşarak logosunu, yönetimini, tüzüğünü değiştirmek suretiyle olabilir. Bizim yasal olarak en az 41 ilde hızlıca örgütlenmemiz gerekiyor. Baskın seçim ihtimaline karşı bir partinin her anlamda lojistik olarak hazır olması lazım. Her olasılığa ve her türlü yargısal tuzağa karşı hazırlıklı olmamız şart."

Sonbaharda sandık kurulması ihtimaline karşı teknik tahkimat

Ankara kulislerinde en çok konuşulan ve ekonomi yönetiminin daralma programları ile yan yana getirilen en büyük iddia, iktidarın sonbahar aylarında yapmayı planladığı ani bir erken seçim hamlesi. Muhalefeti kendi iç kavgalarıyla meşgulken yakalamak ve dağınık bir yapı halinde sandığa götürmek isteyen Saray stratejilerine karşı, Özel ve ekibi zaman bariyerini ortadan kaldıracak dinamik bir takvim işletiyor. Sürecin zamana yayılamayacak kadar acil olduğunu vurgulayan Özel, temmuz ayına kadar önemli ve geri dönülemez kararlar alabileceklerini işaret ederek örgütlere teyakkuz talimatı verdi.

Sokaktaki vatandaşın, ev kadınlarının ve umudunu kaybetme noktasına gelen gençlerin her gün kendisini arayarak kurumsal gelecek hakkında sorular sorduğunu anlatan muhalefet lideri, omuzlarındaki tarihsel sorumluluğun farkında olduğunu belirtti. Seçmenin sandığa olan inancını korumak adına geceli gündüzlü çalıştıklarını ifade eden Özel, konuşmasını şu çarpıcı verilerle tamamladı: "Ekim ayına erken seçimi koydular. Ne yapacağız? Ona da kurumsal olarak hazır olmamız lazım. Milletin umutlarını bu faşizan süreçte kıramam ben. Kimse şunu asla unutmasın; biz her şeye hazırlıklıyız. Teyzeler sokakta çevirip ‘ağladım sabaha kadar’ diyor. Gençler, ‘ne yapacağız Özgür abi’ diyor. Ben de bir yöntem ve yasal çıkış yolu belirleyemezsem ne olacak? Bu sene ekim ayında baskın seçim yapacaklarsa ona da teknik olarak hazırlıklıyız. Gece gündüz demeden çalışıyoruz, elimizden geleni fazlasıyla yapacağız."

Kaynak: HABER MERKEZİ